Ali Yalçın: Okul güvenliği geçici değil sürekli istihdamla sağlanmalı

Kimler başvurabilir? Memur (657 4/A) kadrosu
Başvuru, ilanın resmi kaynağındaki yönergeye göre e-Devlet / ilgili kurum üzerinden yapılır.
Manisa Turgutlu'daki silahlı saldırı sonrası yaralı öğrenci ve eğitimcileri ziyaret eden Eğitim-Bir-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın, okullarda rehberlik kapasitesinin artırılmasını ve her okula rehber öğretmen normu verilmesini istedi. Okul güvenliğinin geçici tedbirlerle sağlanamayacağını vurgulayan Yalçın, TYP kapsamındaki güvenlik istihdamının kalıcı hale getirilmesi ve 12 yıllık zorunlu eğitimin son 4 yılının yeniden düzenlenmesi gerektiğini belirtti.
Memur-Sen ve Eğitim-Bir-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın, “Öğrencilere sunulan
rehberlik ve psikolojik danışmanlık hizmetleri her zamankinden daha fazla önem
taşımaktadır. Rehberlik hizmetlerinin kapasitesi artırılmalı, her okula rehber
öğretmen normu verilmeli, öğrenci sayısına göre normlar artırılmalıdır.”
ifadelerini kullandı.
Eğitim-Bir-Sen’den yapılan yazılı açıklamaya göre, Yalçın, Manisa’nın Turgutlu
ilçesindeki İnci Üzmez Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi yakınındaki silahlı
saldırının ardından ilçeye giderek, okul yöneticileri, eğitim çalışanları, yaralanan
öğrenciler ve aileleriyle görüştü.
Yalçın, Manisa Valisi Vahdettin Özkan ve İl Milli Eğitim Müdürü Mehmet Uğurelli
ve Turgutlu İlçe Milli Eğitim Müdürü Serdar Dincer ile bir araya gelerek istişarelerde
bulundu.
Açıklamada değerlendirmelerine yer verilen Yalçın, Milli Eğitim Bakanlığının
hızlı hareket ederek psikoterapi çalışmalarını başlatmasının yerinde bir uygulama
olduğunu belirtti.
Yalçın, “Bakanlık adına olayı tüm boyutlarıyla incelemek üzere görevlendirilen
Bakanlık müfettişleri ve profesyonel ekiplere denk gelmek, acil müdahalede her
geçen gün daha iyiye gidişe şahit olmak demektir. Memur-Sen ve Eğitim-Bir-Sen
olarak eğitim çalışanlarının ve kamu görevlilerinin yanında durmayı, sürecin
takipçisi olmayı ve gerekli katkıyı sunmayı sürdüreceğiz.” ifadelerini
kullandı.
Şanlıurfa, Kahramanmaraş ve Manisa’da yaşanan olayların dikkatle incelenmesi
gerektiğini vurgulayan Yalçın, dijital risklerin yanında aile içi iletişimde
yaşanan kopuklukların ve ebeveynlik sorumluluğunun zayıflamasının da çocukların
davranışlarındaki tehlikelerin zamanında fark edilmesini güçleştirdiğini kaydetti.
Saldırılarda kullanılan silahlara aile veya yakın çevreden ulaşılabilmesinin,
meselenin yalnızca okul kapısında başlayıp bitmediğini bir kez daha gösterdiğine
işaret eden Yalçın, eğitim kurumlarında öğretmenlerin otoritesini ve mesleki
hareket alanını güçlendirecek düzenlemeler yapılması gerektiğinin altını çizdi.
Okulların güvenliğinin güçlendirilmesi amacıyla düzenlenen Toplum Yararına
Program kapsamında personel istihdam edilmesinin önemli bir adım olduğunu belirten
Yalçın, “Ancak okul güvenliği geçici çözümlerle değil, okulu, öğrenciyi
ve eğitim ortamını tanıyan, süreklilik arz eden bir istihdam modeliyle sağlanmalıdır.
Personelin ücret ve özlük hakları iyileştirilmeli, okul güvenliği, öğrenciyle
iletişim ve eğitim ortamının gerektirdiği diğer alanlarda sürekli eğitimlerle
yeterlilikleri artırılmalıdır. Mevcut model dönemsel olmaktan çıkarılarak kalıcı
ve sürdürülebilir bir yapıya kavuşturulmalıdır.” ifadelerini kullandı.
Değişen toplum yapısının, sosyal medyanın ve kirli dijital içeriklerin, dizi,
film ve benzeri yapımlardaki özensizliklerin çocuklar ve gençler açısından yeni
risk alanları oluşturduğunu aktaran Yalçın, “Öğrencilere sunulan rehberlik
ve psikolojik danışmanlık hizmetleri her zamankinden daha fazla önem taşımaktadır.
Rehberlik hizmetlerinin kapasitesi artırılmalı, her okula rehber öğretmen normu
verilmeli, öğrenci sayısına göre normlar artırılmalıdır. 12 yıllık zorunlu eğitim,
özellikle son 4 yıl yeniden masaya yatırılmalı gelişen, değişen şartlar göz
önüne alınarak gerekli düzenlemeler yapılmalıdır.” değerlendirmesini yaptı.
