20 ve 21 Mart 2026 itibarıyla Hürmüz Boğazı’nda durum hâlâ ciddi biçimde kısıtlı; boğaz fiilen “açık ama normal çalışmıyor” seviyesinde, ticari trafik çok düşük ve risk yüksek görünüyor. 1–19 Mart arasında emtia taşıyan gemiler sadece 114 geçiş yaptı; bu, savaş öncesine göre yaklaşık %95 düşüşe işaret ediyor.
Son durum
16–17 Mart haberlerinde boğazdan son 3 günde yalnızca 15 geminin geçtiği, bunun da çoğunlukla kuru yük ve tankerlerden oluştuğu bildirildi. 20 Mart tarihli haberlerde ise ABD’nin boğazı yeniden açmak için operasyonları artırdığı ve Kanada ile bazı müttefiklerin destek vermeye hazır oldukları aktarıldı. Buna rağmen 20–21 Mart’a kadar ulaşan açık kaynaklarda normal seyrüsefere dönüşü gösteren bir kanıt yok; aksine trafik hâlâ “damla damla” akıyor.

Deniz trafiği ne durumda
Denizcilik verilerine dayanan haberler, mart başından beri geçişlerin kriz öncesinin %10’unun altına indiğini ve bazı günler boğazın neredeyse durma noktasına geldiğini söylüyor. Aynı dönemde yüzlerce tanker boğazın iki yakasında beklemiş, şirketler de seferleri Ümit Burnu gibi alternatif rotalara kaydırmış durumda. Ayrıca çatışma süresince en az 21 geminin vurulduğu, hedef alındığı ya da saldırıya uğradığı bildirildiği için sigorta ve güvenlik riski çok yüksek kalıyor.
Enerji ve güvenlik etkisi
Hürmüz Boğazı küresel petrol akışının çok kritik bir bölümünü taşıdığı için bu daralma petrol ve navlun piyasalarında sert baskı yaratıyor. Uluslararası Enerji Ajansı, geçişler hızla toparlanmazsa bu ay Körfez’de yaklaşık 7,9 milyon varil ham petrol ve toplam 9,9 milyon varil sıvı yakıt üretiminin devre dışı kalabileceğini öngördü. Yani 21 Mart sabahı itibarıyla tablo, “kapanma”dan çok yüksek riskli, yarı-kilitli ve askeri baskı altında bir boğaz görünümünde.
NOT : yapay zeka ile çok fazla yurtdışı kaynak derlenerek hazırlanmıştır.

