Emeklilerin Gözü AYM’de: Seyyanen Zam Davasında Kritik Dönemeç

Türkiye’de milyonlarca emeklinin merakla beklediği seyyanen zam davası, Anayasa Mahkemesi (AYM) gündemine taşındı ve esastan görüşülmeye başlandı. Eski Yargıtay Üyesi Seyfettin Çilesiz ve Avukat Ali Erdem Gündoğan tarafından açılan bu dava, özellikle 2023 Temmuz ayında memurlara yapılan ancak emeklilere yansıtılmayan 8 bin 77 Türk Lirası tutarındaki seyyanen artışın akıbetini belirleyecek.
Memur Emeklileriyle Başlayan Süreç
Dava her ne kadar yasal olarak memur emeklileri adına açılmış olsa da, uzmanlar bu kararın tüm emekli gruplarını etkileyebileceğine dikkat çekiyor. Zira 2023 yılında çalışan memurlara verilen seyyanen artışın, kanun gereği emeklilere de yansıtılması gerektiği savunuluyor. Bu durum, memur emeklileri başta olmak üzere, SSK ve Bağ-Kur emeklileri arasında da büyük bir beklenti oluşturmuş durumda. Uzmanlar, enflasyonun tüm kesimleri etkilediğini ve yasal öncelik memur emeklilerinde olsa da, aynı şartlarda yaşayan diğer emeklilerin de bu artıştan faydalanması gerektiğini vurguluyor.
Emekli Grupları Arasındaki Uçurum Endişesi
Yapılan düzenlemenin tüm emeklileri kapsamaması durumunda, emekli grupları arasında ciddi bir gelir farkı oluşabileceği belirtiliyor. Bu potansiyel eşitsizlik, SSK ve Bağ-Kur emeklilerini de harekete geçirmiş durumda. Bu gruplar, imza kampanyaları düzenleyerek AYM’deki davaya kitlesel destek veriyor ve haklarının teslim edilmesini talep ediyorlar.
Geriye Dönük Hak Kayıpları ve Hesaplamalar
Davanın 2023 yılından itibaren geriye dönük hakları kapsayacak şekilde açılması, sürecin önemini daha da artırıyor. Uzmanlar, geçen yaklaşık 37-38 aylık süreçte memur emeklilerinin cebine girmeyen hak kayıplarının ciddi boyutlara ulaştığını ifade ediyor. Resmi verilerle güncellenen hesaplamalara göre, her bir memur emeklisinin geriye dönük toplam alacağının yaklaşık 580 bin Türk Lirası seviyesinde olduğu belirtiliyor. Ayrıca, 2023’te verilen 8 bin 77 liranın TÜİK enflasyonuyla güncellenmiş bugünkü karşılığının tam 23 bin 412 lira olduğu dile getiriliyor.
AYM’nin vereceği karara kadar bu hesaplamaların devam edeceği ve kararın verildiği tarihe kadar birikmiş farkın 25 bin hatta 30 bin lira seviyesine çıkabileceği öngörülüyor. Bu kritik dava, milyonlarca emeklinin ekonomik refahı ve emekli grupları arasındaki adalet beklentisi açısından büyük önem taşıyor.
