Ana içeriğe atla
GÜNDEM

Türkiye İçin Yeni Anayasa Zamanı Geldi!

Personelilan.com.tr 4 dk okuma
Paylaş

Cumhurbaşkanı Başdanışmanı ve Cumhurbaşkanlığı Hukuk Politikaları Kurulu Başkanvekili Mehmet Uçum, AA Analiz için yazdığı makalede Türkiye’nin yeni bir anayasaya duyduğu ihtiyacı, hukuki altyapısını ve izlenmesi gereken süreci ele aldı. Uçum, Türkiye Yüzyılı vizyonunun temel hedeflerinden birinin sivil ve kapsayıcı bir anayasa oluşturmak olduğunu ifade etti.

Uçum’un analizi şu şekilde özetleniyor:

Türkiye, 2.200 yıllık köklü devlet geleneği ile benzersiz bir mirasa sahiptir. Medeniyetimizin sunduğu bilgeliği kullanarak attığımız tarihi adımlarla gücümüzü artırarak Cumhuriyet’in ikinci yüzyılında kararlı bir şekilde ilerliyoruz.

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ne geçiş ve Terörsüz Türkiye süreci, bu kararlılığın en önemli adımlarından biridir. Gelinen noktada, yeni bir anayasa Türkiye Cumhuriyeti için artık zorunludur.

Bu bağlamda, ülkemizin lideri Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın vizyonuyla hayata geçirilen Türkiye Yüzyılı hedeflerinden biri, yeni bir anayasayı ülkemize kazandırmaktır. Dönem artık Türkiye Yüzyılı’dır, bu süreçte yeni anayasa çalışmaları da önem kazanmaktadır. Cumhur İttifakı’nın liderliğiyle bu hedefe ulaşmak mümkün olacaktır.

Yeni anayasa, Türkiye’nin gündeminde her zaman güncel bir mesele olarak kalmalıdır. Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin (TBMM) 28. döneminde yeni bir anayasanın oluşturulması ihtimali Meclis’in değerlendireceği bir konudur. Bu ihtimal göz ardı edilemez. Ancak zaman yönetimi ve yeni anayasa ile ilgili üzerinde düşünülmesi gereken konular, TBMM’nin 29. döneminde bu süreci daha somut hale getirmektedir. Nihai karar her zaman demokratik siyasi liderlik ve Meclis’e aittir.

– 1982 Anayasası: Yamalı Bohça

Türkiye’nin anayasa yapma ve değiştirme süreçleri köklü bir birikime sahiptir. Ancak, darbe ürünü olan 1982 Anayasası, tüm değişikliklere rağmen sivil, demokratik, özgürlükçü ve kapsayıcı bir anayasa olma amacına hâlâ ulaşamamıştır.

1982 Anayasası’nda 154 madde bulunmaktadır. Bunların 103’ü değişiklik yapılmadan kalmıştır; 45’inde ise sınırlı değişiklikler yapılmıştır. Yani mevcut anayasanın yaklaşık üçte ikisi, 44 yıl sonra hâlâ darbe ürünü olma özelliğini taşımaktadır. İlk dört maddenin esasları korunarak, geriye kalan 97 maddenin gözden geçirilmesi, bazı maddelerde köklü değişikliklerin yapılması, bazılarının güncellenmesi ve bir kısmının ise kaldırılması ihtiyacı acil bir gereksinimdir. Değişiklik yapılan 51 maddenin de geliştirilmesi ve yenilenmesi gerekmektedir.

Bu durum göz önüne alındığında, “ilk dört madde hariç 1982 Anayasası’nın neredeyse tüm maddeleri tamamen değişti, yeni anayasa hedefi gereksizdir” şeklindeki görüş, kesinlikle yanıltıcı bir ifadeden ibarettir.

1982 Anayasası’nın ortaya çıkardığı vesayetçi yapılarla sürekli mücadele eden ve Terörsüz Türkiye sürecinde barışı, kardeşliği benimseyen bu kahraman milletimize, mevcut anayasa asla yakışmamaktadır. Yeniden belirtmekte fayda var ki, yeni bir anayasa yalnızca bir ihtiyaç değil, aynı zamanda bir zorunluluktur.

– Yeni Anayasa Milli Bir Görevdir

Cumhuriyetimizi yeni ve sivil bir anayasa ile taçlandırmak, hepimizin ortak görevidir. Bu mesele kişisel bir mesele değil, ulusal bir konudur.

Son çeyrek yüzyılda atılan adımlarla daha sivil ve demokratik bir yapıya kavuşan, kurumsal kapasitesini artıran ve yerli savunma sanayi hamleleriyle küresel güç haline gelen bir Türkiye gerçeği vardır.

Bugün halkımızın barış ve kardeşlik iklimini koruma çabaları sürerken, yeni anayasanın temellerinin atılması gerekmektedir.

2023 ruhuna sahip ve 2053 ile 2071 vizyonlarına uygun bir şekilde hazırlanacak yeni anayasanın temel unsurları arasında Türk milleti, Türk vatandaşlığı, resmi dil ve tek zorunlu eğitim dili olarak Türkçe, cumhuriyet, üniter yapı, laiklik ve demokratik hukuk devleti gibi kırmızı çizgiler yer alacaktır. Bu konularda istismar siyasetine, sürece zarar vermek amacıyla yapılan bilinçli çarpıtmalar asla kabul edilmemelidir.

Ayrıca, demokrasinin birikimleri ve Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi de korunması gereken değerlere dahildir. Halkın iradesini güçlendiren oy hakkı ve yüzde 50+1 kuralı asla değiştirilemez. Halk, iradesini zayıflatacak bu tür girişimlere karşı duracaktır.

Anayasa yalnızca icrai sonuçlar doğuran bir düzenleme değil, aynı zamanda bir güvence sistemidir. Ülkemizin geleceği olan çocuklarımıza ve gençlerimize bu güvenceleri sunmak, bizim sorumluluğumuzdur. Çağın gereklerine uygun hak ve özgürlükler sunduğumuz, temel değerleri koruyan, neoliberal saldırılara karşı tedbir alan, milli perspektife sahip bir anayasa, milletimizin en büyük ihtiyacıdır.

Yeni anayasa ile birlikte TBMM İçtüzüğü, Siyasi Partiler Kanunu ve seçim kanunlarının yenilenmesi gerekliliği de ortadadır. Hukuk Politikaları Kurulu olarak bu konularda öncü rol oynamaya devam edeceğimizi belirtmek isterim.

Toplumsal birliğimizin en güçlü şekilde ifade edildiği bu günlerde yürütülen çalışmaların önemi büyüktür. Türkiye’nin her bireyinin kendisini bu kapsayıcı anayasada bir parça olarak görmesi, hukuk politikası oluşturma çalışmalarına katkı sunma hakkı ve aynı zamanda milli bir sorumluluktur.

– Türkiye’nin Büyük Yürüyüşü

Dünya genelinde kuralların ve kurumların neredeyse yok olduğu bir dönemde, güç ve kaos egemen olmuştur. Bu koşullarda yeni anayasa ile geliştirilecek olan güçlü ve daha kapsayıcı bir hukuk sistemi, Türkiye’ye hukuk içinde ve destekle yükselme fırsatları sunacaktır. Bu kapsamda Türkiye büyük bir yürüyüşe çıkıyor. Yeni anayasa, bu büyük yürüyüşün itici gücü olacaktır.

Görünene göre, Türk milletinin tüm unsurları ve Türkiye halkının farklı kesimleri, yeni anayasa yapma hakkını kullanarak hedefe ulaşacaklardır. Ayrıca, temsili kurucu irade olan TBMM, en geç 29. dönemde yeni anayasayı yapacak ve bu süreç sonrasında gerçekleştirilecek halk oylamasında yüksek bir oranla kabul edilecektir.

Yazar Personelilan.com.tr
İLGİLİ HABERLER