Derece beklerken 2,25 net kaybetti: ÖSYM’ye dava açan aday konuştu

AYT Matematik'teki türev sorusuna dava açan 18 yaşındaki Doruk Kerem Atam, iki yıllık emeğinin şık değişikliğiyle gölgelendiğini belirterek, akademisyenlerin bile netleşemediği bir sorunun kısıtlı sınav süresinde doğru çözülmesinin beklenemeyeceğini söyledi. ÖSYM'nin cevap anahtarını değiştirmesiyle derece beklerken ciddi bir gerileme yaşayan eşit ağırlık adayı Atam, kendi hak kayıplarının peşine düşmeleri için tüm adaylara hukuki yollara ve CİMER'e başvurmaları yönünde çağrıda bulundu.
Sakarya’da, 2026 Yükseköğretim Kurumları Sınavı’nda (YKS) Alan Yeterlilik Testi
(AYT) Matematik bölümündeki bir sorunun cevabının sonradan değiştirilmesi üzerine
ÖSYM’ye dava açan öğrenci başlattığı hukuki süreci anlattı.
İki yıllık zorlu çalışma sürecinin ardından böylesi bir durumla karşılaşmanın
yıpratıcı olduğunu vurgulayan genç, “Eşit ağırlıkçıyım, derece beklentisinde
olan bir öğrenciyim. Bu yüzden bu cevap anahtarının değişmesi benim için çok
ciddi bir hayal kırıklığı oldu” dedi.
ÖSYM, geçtiğimiz günlerde yaptığı resmi duyuruyla 2026 YKS Türk Dili ve Edebiyatı-Sosyal
Bilimler-1 testindeki 20 numaralı soruyu iptal ettiğini, AYT Matematik testindeki
23 numaralı türev sorusunun ise cevabını “C” yerine “A”
olarak güncellediğini ilan etmişti. Bu güncelleme, sınavda derece hedefleyen
18 yaşındaki eşit ağırlık öğrencisi Doruk Kerem Atam’ı harekete geçirdi.
YKS’deki şık değişikliği yargıya taşındı: ÖSYM’ye ‘soruyu iptal et’ davası
Yaşadığı hak kaybı nedeniyle sorunun tamamen iptali için hukuki mücadele başlatan
ve mahkemeye başvuran Atam, yaşadığı hayal kırıklığını ve açtığı iptal davasının
gerekçelerini paylaştı.
Süreçte yaşadığı hayal kırıklığını dile getiren 18 yaşındaki Doruk Kerem Atam,
“Cevap anahtarının değiştirilmesi 1 Temmuz tarihinde ÖSYM’nin kendi resmi
sitesinde açıklandı. Ben de o şekilde öğrendim. Eşit ağırlık öğrencisi olarak,
hem edebiyat alanında bir soru iptal edildi hem de matematik sorusunun cevabı
değiştirildi. Bu durum beni yaklaşık 2,25 net gibi ciddi şekilde geriye düşürdü.
Olumsuz şekilde etkiledi” dedi.
İki yıllık zorlu bir çalışma sürecinin ardından böylesi bir durumla karşılaşmanın
yıpratıcı olduğunu vurgulayan Atam, “Sınav süreci benim için oldukça zorlayıcıydı.
Yaklaşık 2 sene gibi uzun bir süre sınava hazırlandım. Psikolojik olarak oldukça
yıpratıcıydı ve yorucuydu, katlandım. TYT sınavında 100 net, AYT sınavında 73
net yapmıştım. Eşit ağırlıkçıyım, derece beklentisinde olan bir öğrenciyim.
Bu yüzden bu cevap anahtarının değişmesi benim için çok ciddi bir hayal kırıklığı
oldu. Arasında ciddi bir net farkı var. Bu soruyu A olarak işaretleyen kişiler
doğru yapmış oldu. Soruyu yanlış yapan kişiler, yeni açıklanan cevap anahtarına
göre doğru yapmış oldu. Ben C işaretledim, soruyu doğru yapmışken, yeni cevap
anahtarına göre yanlış yapmış oldum. Bizim aramızda 2.5 netlik bir makas oluşmuş
oldu. Bu ciddi bir net. ÖSYM tarafından hazırlanan, aylarca izole edilen, toplum
içine çıkması engellenen hocalarımız, akademisyenler tarafından hazırlanan sorular.
Ciddi emekler harcanıyor. Bu soruları 3-5 kişi değil, yüzlerce, binlerce kişi
muhatap oluyor. Bu şekilde bir komisyon aylarca üzerinde uğraştıkları sorunun
cevabını C olarak açıklıyorken ben sınav esnasında 3 saatlik 80 soru için kısıtlı
bir zamanım varken bu soruyu nasıl doğru şekilde cevaplayabilirim? Bu soru öğrencileri
birden fazla şıkka sevk edecek şekilde olmamalı” diye konuştu.
Hukuki mücadeleyi kendi kararıyla başlattığını ve kendisi gibi mağdurlarında
hak kayıplarının üzerine gitmesi gerektiğini aktaran Atam, “Dava süreci
benim kendi fikrimdi. Bu şekilde bir hak kaybına uğramak istemedim. Bu konuda
kendi girişimimde bulunmak istedim. Davamı açtım, hukuki sürece başvurdum. Umarım
bu süreç benim lehime şekilde işler. Kendi hak kayıplarının üzerine düşmelerini
tavsiye ederim. Gerek dava açmaları, gerek CİMER’e başvurmalarını tavsiye ediyorum.
Bu ciddi bir hak kaybı ve ben kendim gibi sınava yönelik ciddi hazırlık yapan
hiçbir arkadaşımın hak kaybına uğramasını istemem” şeklinde konuştu.
İtirazının ardından sosyal medyada aldığı tepkilere ve ÖSYM’nin soru iptali
sistemine değinen Doruk Kerem Atam, “Sosyal medya üzerinden olumsuz tepkiler
aldım. Cevap anahtarında cevap C şıkkı iken, A şıkkı olarak değiştirilmesine
itiraz ediyordum. A işaretleyen sınav arkadaşlarım bana sosyal medya üzerinden
eleştiride bulundular. Bu konuda ÖSYM’nin şöyle bir uygulaması var; artık iptal
edilen sorular için herkese artı 1 net eklemiyor, iptal edilen sorunun katsayısı
geri kalan sorulara dağıtılıyor. Yani matematik kısmı 40 soru değil 39 soruymuş
gibi değerlendiriliyor. Bu yüzden cevabı A işaretleyen arkadaşlarım da sorunun
iptalinde herhangi bir hak kaybına uğramayacaklar” ifadelerini kullandı.
