LGS’de tercih maratonu başlıyor: Uzmanlardan ‘popüler okul’ uyarısı

MEB'in sonuç ilanının ardından 13-24 Temmuz tarihlerinde başlayacak LGS tercih süreci öncesi uzmanlar uyardı: Okul seçiminde sadece başarı sıralamasına değil; çocuğun sosyal, duygusal ve kariyer gelişimine de odaklanın.
Yaklaşık 1 milyon öğrencinin katıldığı Liselere Geçiş Sistemi (LGS) kapsamındaki
merkezi sınavın sonuçları yarın açıklanacak. Öğrenciler sonuçları Milli Eğitim
Bakanlığının resmi internet sitesi üzerinden öğrenebilecek.
Sonuçların ilan edilmesinin ardından lise tercih süreci başlayacak. LGS tercihleri
13-24 Temmuz tarihleri arasında yapılacak. LGS sonuçlarıyla birlikte milyonlarca
aile için kritik bir dönem de başlayacak.
Türkiye Gazetesi’nden Mahmut Özay’ın haberine göre; veliler çocukları için
en iyi okulu bulma arayışına girerken uzmanlar, okul seçiminde yalnızca puan
ve başarı sıralamalarına odaklanılmaması gerektiği uyarısında bulunuyor. Eğitimci
Dr. Elgiz Henden, okul seçiminde yapılan en büyük hatalardan birinin “en iyi
okul” kavramına tek bir ölçüt üzerinden yaklaşmak olduğunu belirtti. Türkiye’de
eğitim sisteminin LGS ve YKS gibi merkezi sınavlarla şekillendiğini ifade eden
Henden, yalnızca akademik başarı tablolarının çocukların gelişimini değerlendirmek
için yeterli olmadığını söyledi.
Ortaokul döneminin hem ergenliğe geçiş hem de sınav hazırlığı açısından kritik
bir süreç olduğuna dikkat çeken Henden, öğrencinin sosyal ve duygusal gelişiminin
de akademik başarı kadar önem taşıdığını vurguladı. Başarılı okulların öğrencileri
sadece sınava hazırlamadığını belirten Henden, sanat, spor, bilim ve sosyal
faaliyetlerle desteklenen eğitim ortamlarının çocukların gelişiminde önemli
rol oynadığını ifade etti.
Okulların rehberlik hizmetlerinin de tercih sürecinde mutlaka incelenmesi gerektiğini
kaydeden Henden “Akademik başarı yanında psikolojik dayanıklılık da geleceğin
en önemli becerileri arasında yer alıyor. İyi bir okul, sınav hazırlığını psikolojik
destekle birlikte yürütür” dedi. Lise döneminin yalnızca üniversiteye hazırlık
süreci olmadığını, aynı zamanda öğrencilerin kariyer yönelimlerinin şekillendiği
bir dönem olduğunu belirten Henden, geleceğin dünyasında bilgi ezberleten değil,
düşünme becerisi kazandıran okulların öne çıkacağını söyledi.
Yapay zeka, dijital dönüşüm ve hızla değişen iş dünyasının yeni yetkinlikler
gerektirdiğini belirten Henden; analitik düşünme, problem çözme ve esnekliğin
öğrencilerin geleceği açısından kritik beceriler olduğunu ifade etti.
Henden “Bugünün öğrencileri yalnızca üniversite sınavına değil, henüz var olmayan
mesleklere hazırlanıyor. Bu nedenle okul seçerken sadece bugünü değil, geleceğini
de düşünmek gerekiyor. Sınav başarısı uğruna çocuğun özgüvenini, merakını ve
ruh sağlığını kaybetmesine izin verilmemeli” değerlendirmesinde bulundu. Velilerin
önemli bir bölümünün okul tercihini okulun reklamları, sosyal medya görünürlüğü
veya sınav dereceleri üzerinden yaptığını belirten Henden, her çocuğun farklı
yetenek ve gelişim özelliklerine sahip olduğunu söyledi.
