Ana içeriğe atla
EĞITIM

LGS birincilerinin ortak başarı şartı: Telefondan uzak durmak

Personelilan.com.tr • • 4 dk okuma
Paylaş

Liselere Geçiş Sistemi (LGS) kapsamındaki merkezi sınavın Türkiye birincilerinden
Zeynep Çabuk, Mustafa İlhan ve Muhammed Yusuf Soysal, kendilerini kısıtlamadan
"telefondan uzak kalarak" sınava hazırlandıklarını söyledi.

Milli Eğitim Bakanlığınca (MEB) bugün açıklanan LGS kapsamındaki merkezi sınavda
500 tam puan alan Tevfik İleri İmam Hatip Ortaokulu öğrencileri Çabuk, İlhan
ve Soysal, sınava hazırlık sürecini ve geleceğe yönelik hedeflerini AA muhabirine
anlattı.

Zeynep Çabuk, sınava hazırlık sürecinde dershaneye gitmediğini, yalnızca okulun
açtığı kurslara katıldığını belirtti.

Günlük ders çalışma süresinin değişiklik gösterdiğini ifade eden Çabuk, bazı
günler 2-3 saat çalışırken bazı günler ise hiç ders çalışmadığını anlattı.

Sınavın ardından birincilik beklemediğini dile getiren Çabuk, sınavın zor geçtiğini,
bazı sorularda tereddüt yaşadığını belirterek, cevap anahtarı açıklandıktan
sonra ise bu sonucu beklemeye başladığını söyledi.

Çabuk, sınav kaygısını yıl boyunca yoğun şekilde hissetmediğini belirterek,
düzenli hazırlandığı için günlük rutinini sürdürdüğünü ve büyük bir baskı yaşamadığını,
sınava son bir hafta kala ise stresinin arttığını ve bu süreçte daha yoğun çalıştığını
ifade etti.

Arkadaşlarıyla ilişkilerinin bu süreçte olumlu şekilde devam ettiğini belirten
Çabuk, kendisine ait bir telefonunun olmadığını, ihtiyaç duyduğunda anne ve
babasının telefonunu kullandığını söyledi.

Öğretmenlerinin sınava hazırlık sürecinde kendisine her zaman destek olduklarını
ifade eden Çabuk, ailesinin de bu süreçte yanında olduğunu ancak sınava yönelik
özel çalışma programı yürütmediklerini dile getirdi.

Ankara Fen Lisesini tercih edebileceğini dile getiren Çabuk, üniversitede okuyacağı
bölüm konusunda ise kararsız olduğunu, psikiyatri alanını da değerlendirdiğini
söyledi.

Sınava hazırlanan öğrencilere tavsiyelerde bulunan Çabuk, kendilerini gereğinden
fazla strese sokmamaları gerektiğini belirterek, “Sınavda çok normal konuları
halledip birkaç da soru çözüp kendilerini çok strese sokmasınlar yani. ‘O kadar,
şu kadar kitap bitireyim.’ falan, ona gerek yok bence. Hani temel kitapları
bitirirsiniz. Sonra yani yeterli olması lazım bence. Aşırı değil. Tabii ki çok
az da değil.” dedi.

Çabuk’un babası Hasan Çabuk da sonucun kendilerini mutlu ettiğini ve gururlandıklarını
söyleyerek, “Tabii sadece dersle uğraşmıyordu. Sporla, müzikle de uğraşıyor,
kitap çok fazla okuyor. Kitap okumasının çok fazla katkısının olduğunu düşünüyorum.
Üzerine düşen sorumluluğu da yerine getiriyordu. Dışarıda herhangi bir kurs
veya özel dersimiz falan bizim olmadı. Tamamen okul kurslarıyla hazırlandık.
Öğretmenlerin emeği çok büyük.” dedi.

Mustafa İlhan, sonucu ilk gördüğünde büyük sevinç yaşadığını belirterek, hissettiklerini
“garip bir duygu” olarak nitelendirdi.

Sosyal hayatına, arkadaşlarına vakit ayırmaya devam ettiğini ve kendisini fazla
kısıtlamadığını söyleyen İlhan, “Ders çalışmam gereken zamanda işte daha
çok çalışmaya önem verdim.” dedi.

Sınava hazırlık sürecinde Türkçe dersinde zorlandığını dile getiren İlhan,
“Günlük düzenim yoktu. Daha çok böyle kötü olduğum konularda konuyu anlayana
kadar çalıştım. Bir stres vardı, sonra o da kendi kendine düzeliyor.” ifadelerini
kullandı.

Akıllı telefon kullanımını da sınırlandırdığını anlatan İlhan, “Çok telefona
bakmadım. Zaten bana da genellikle fazla mesaj gelmiyor bakmadığım için. Bu
yüzden telefonla çok işim olmadı.” diye konuştu.

Sınava hazırlanan öğrencilere tavsiyelerde bulunan İlhan, deneme sınavlarında
yaptıkları yanlışları dikkatle analiz etmeleri gerektiğini belirterek, “Yanlışlarına
önem versinler ve aynı hatayı bir daha yapmamaya çalışsınlar. İyi oldukları
konulardan sürekli soru çözmek yerine eksik oldukları konulara ağırlık verip
kendilerini geliştirmeye çalışsınlar.” dedi.

Meslek seçimi konusunda henüz kesin bir karar vermediğini belirten İlhan, lise
tercihini Tevfik İleri Anadolu İmam Hatip Lisesi’nden yana kullanmayı düşündüğünü
söyledi.

Mustafa’nın babası Sami İlhan da sonucu öğrendiklerinde gurur duyduklarını
ve çok sevindiklerini söyleyerek, “Mustafa, zaten ilkokuldan beri derslerini
takip eden, sorumluluk sahibi bir çocuktur. Ödevlerini vaktinde yapar, sosyal
hayatını da devam ettirirdi. Kendini tamamen derse vermez ama sorumluluklarını
takip eder. Okulda da öğretmenleri ve hocalarımız çok yardımcı oldular, sağ
olsunlar. Bu süreçte hem psikolojik hem derslerde olsun destek oldular.”
ifadelerini kullandı.

Muhammed Yusuf Soysal da sınava hazırlık sürecinde her gün çalıştığını, Türkçe
dersinde zorlandığını söyledi.

Sınav kaygısını kendisini rahat tutmaya çalışarak giderdiğini anlatan Soysal,
“Sınavı çok kafamda büyütmedim. Bu sayede de stres yapmadan çalıştım. Sosyal
hayatım gayet normal bir şekilde devam etti.” diye konuştu.

Soysal, sınava hazırlık sürecinde dijital cihaz kullanımını büyük ölçüde sınırlandırdığını
belirterek, “Sadece haftada bir kısa süre bilgisayara bakıyordum. Onun
dışında dijitalden uzak durmaya çalıştım.” ifadesini kullandı.

Lise tercihi konusunda süreç boyunca kendisine belirli bir hedef koymadığını
belirten Soysal, bu dönemde önceliğinin sınavdan tam puan almak olduğunu ve
bunu başardığını söyledi.

Henüz lise tercihini netleştirmediğini ifade eden Soysal, üniversitede yazılım
alanında eğitim almayı düşündüğünü dile getirdi.

Sınava hazırlanan öğrencilere tavsiyelerde bulunan Soysal, en önemli konunun
stres yönetimi olduğunu belirterek, “Çünkü stres yapan arkadaşlarımın hepsi
sınavda denemelerde yaptıklarından çok daha kötü yaptılar. O yüzden en önemlisinin
stres yönetimi olduğunu düşünüyorum. Sınavı fazla büyütmemek ama yine de ölçülü
çalışmak gerekiyor bence.” dedi.

Yazar Personelilan.com.tr
İLGİLİ HABERLER