Ana içeriğe atla
EĞITIM

Almanca Eğitiminde Acil Değişim İsteniyor!

Personelilan.com.tr • • 2 dk okuma
Paylaş

Türkiye genelinde birçok Almanca öğretmeni, ikinci yabancı dil eğitimini güçlendirmek amacıyla hazırladıkları raporu Türkiye Büyük Millet Meclisi ve Milli Eğitim Bakanlığı’na teslim etti.

Bu raporda, liselerde Almanca dersinin yeniden ortak ders statüsüne alınması, çoklu yabancı dil modelinin yaygınlaştırılması ve ikinci yabancı dil eğitiminde sürekliliğin sağlanması talep edildi.

Almancanın, Türkiye’nin ticaret, sanayi, bilim, teknoloji ve yükseköğretim hedefleri açısından stratejik bir öneme sahip olduğu belirtilen raporda, “Son yıllarda ortaöğretim kurumlarında Almanca dersinin seçmeli ders havuzuna alınması, ikinci yabancı dil öğretiminin sürdürülebilirliğini olumsuz etkilemiştir. Bu durum, yalnızca Almanca öğretmenlerini değil, öğrencilerin ikinci yabancı dil öğrenme olanaklarını ve eğitimde fırsat eşitliğini de doğrudan etkilemektedir.” ifadelerine yer verildi.

Öğretmenler, Almanca derslerinin yeniden zorunlu ortak ders kapsamına alınmasını, kadrosunda Almanca öğretmeni bulunan okullarda derslerin açılmasını ve ders saatlerinin artırılmasını önerdi.

Raporda, bu önerilerin hayata geçirilmesi halinde öğrencilerin elde edeceği kazanımlar arasında şunlar sıralandı:

– Öğrencilerin ikinci yabancı dil öğrenme hakkı güçlenecek.

– İlkokuldan liseye kadar süren ikinci yabancı dil eğitiminde süreklilik sağlanacak.

– İletişim odaklı yabancı dil eğitimi desteklenerek öğrencilerin dinleme, konuşma, okuma ve yazma becerileri geliştirilecek.

– Öğrencilerin uluslararası değişim programları, burs olanakları ve yükseköğretim fırsatlarından yararlanma potansiyeli artacak.

– Kültürlerarası iletişim becerileri ve küresel farkındalık düzeyleri gelişecek.

FIRSAT KAYBEDİLİYOR

Almanca öğretmeni Beyhan Arıcı, Almancanın eğitim sistemindeki yapısal değişiklikler nedeniyle önemli bir düşüş yaşadığını belirterek, “Milli Eğitim Bakanlığı’nın uygulamaya koyduğu çoklu yabancı dil eğitim modeli (ÇYDEM), ikinci yabancı dil öğretimini güçlendirmeyi amaçlayan önemli bir girişimdir; ancak uygulama hâlâ oldukça sınırlı. Türkiye genelinde yalnızca 1025 ortaokul bu model kapsamında eğitim verebiliyor. Fiziki ve idari şartlar nedeniyle birçok okul programa katılamıyor.” dedi.

Geçmişte ortak ders olarak okutulan Almanca, yapılan program değişiklikleri nedeniyle seçmeli ders haline dönüştü. Bu durum itibarıyla Almanca dersinin açılıp açılmaması büyük ölçüde okul yönetimlerinin tercihlerine ve öğrenci taleplerine bağlı hale geldi. Bu nedenle birçok lisede Almanca dersi ya hiç açılmıyor ya da sınırlı sayıda açılıyor.

ASIL SORUN

Arıcı, birçok lisede Almanca dersinin ya hiç açılamadığını ya da çok az sayıda açıldığını vurgulayarak, “Bu durum, ortaokulda Almanca öğrenen öğrencilerin liseye geçişte eğitimlerini sürdürememesine neden oluyor. Dil öğretiminde önemli bir ilkelerden biri olan dikey süreklilik sağlanamadığı için öğrencilerin kazandıkları dil becerileri önemli ölçüde zayıflıyor.” dedi.

ÜÇ İSTEK

Almanca öğretmenleri, üç temel istekte bulunuyor:

– Almancanın liselerde yeniden ortak ders olarak kabul edilmesi,

– Ortaokuldaki Almanca eğitiminin lisede de devam ettirilerek dikey sürekliliğin sağlanması,

– Dört temel dil becerisini geliştirmek için ders saatlerinin artırılması.

Figen ATALAY

Yazar Personelilan.com.tr
İLGİLİ HABERLER