Kalkınma Yolu Projesi resmileşti: 15 milyar dolarlık demir yolu için geri sayım

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Türkiye ile Irak arasında stratejik öneme sahip Kalkınma Yolu Projesi’ne ilişkin son gelişmeleri ve gündemdeki diğer ulaşım projelerini değerlendirdi. 2027-2047 döneminde yürütülecek araç muayene hizmetleri imtiyaz sözleşmesi imza töreni sonrası basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Uraloğlu, kamuoyunda oluşan soru işaretlerine net yanıtlar verdi. İki ülke arasında sarsılmaz bir irade olduğunun altını çizen Bakan, projenin sadece bölge için değil küresel ticaret dengeleri açısından da hayati bir rol oynayacağını vurguladı.
CNBCE.COM’u öncelikli haber kaynağınız olarak ekleyin
Ekonomi, iş dünyası, piyasalar ile ilgili en güvenilir ve en detaylı haberlere en hızlı şekilde ulaşın.
+
Ekle
Irak Başbakanı’nın Türkiye ziyareti öncesinde detayları netleştirmek adına Bağdat’a iş ziyareti gerçekleştirdiklerini belirten Uraloğlu, imza töreni öncesinde yaşanan kısa süreli gecikmeye açıklık getirdi. Törenin hemen öncesinde fark edilen teknik bir ayrıntının düzeltilmesi gerektiğini ifade eden Uraloğlu, bu talebin makul karşılandığını söyledi. Muhatap Ulaştırma Bakanı ile sağlanan mutabakatın ardından Sayın Cumhurbaşkanı ve Irak Başbakanı’nın huzurunda imzaların başarıyla atıldığını dile getirdi. Bakan, “Hem Irak hem Türkiye tarafında çok net bir irade vardı, bunda bir şüphe oluşmadı” diyerek kamuoyundaki endişeleri giderdi.
Kalkınma Yolu’nun 1200 kilometrelik demir yolu, otoyol, enerji nakil ve iletişim hatlarını kapsayan devasa bir koridor olduğunu kaydeden Uraloğlu, projenin Basra Körfezi’ndeki Fav Limanı’ndan başlayacağını hatırlattı. Türkiye sınırına ulaşacak hattın, buradan da tüm Avrupa’ya kesintisiz ulaşım sağlayacağını ifade etti. Sadece demir yolu ayağının yaklaşık 15 milyar dolarlık bir hacme sahip olduğunu söyleyen Uraloğlu, hattın tamamlanmasıyla küresel ticaret yollarının çehresinin değişeceğini belirtti. Sınır kapısının Fişhabur-Ovaköy bölgesinde inşa edileceğini aktaran Bakan, projenin finansman modelinin ise petrol karşılığında Türk müteahhitler tarafından üstlenilmesi şeklinde planlandığını açıkladı.
Projenin takvimiyle ilgili de önemli detaylar paylaşan Bakan Uraloğlu, dünyada iş yapan en büyük 250 müteahhitlik firmasından 50’sinin Türk şirketi olduğuna dikkat çekti. Sahadaki operasyonel güçleri sayesinde normal şartlarda 4-5 yıl sürebilecek bu dev projeyi daha kısa sürede bitirmeyi hedeflediklerini dile getirdi. “Hedefimiz ilk kazmayı bu yıl vurmak” diyen Uraloğlu, önceliğin tamamen demir yolu hattına verileceğini vurguladı. Mevcut kara yolunun işler vaziyette olduğunu ancak demir yolu altyapısının sıfırdan inşa edilmesi gerektiğini belirtti. Ayrıca demir yolunun, Avrupa hedefleri doğrultusunda karbon emisyonunu azaltan en temel ulaşım modu olduğuna dikkat çekti.
Kalkınma Yolu’nun tamamlanması halinde küresel lojistikteki riskli geçiş noktalarının öneminin azalacağını vurgulayan Uraloğlu, dikkat çeken bir tespitte bulundu. Hürmüz Boğazı gibi kritik su yollarının artık dünya gündeminde daha az yer işgal edeceğini ifade etti. Eğer proje bugün bitmiş olsaydı, Orta Doğu’daki mevcut krizlerin ve Hürmüz Boğazı’ndaki gerilimlerin küresel ekonomiyi bu derece tehdit edemeyeceğini dile getirdi. Projenin sıradan bir lojistik hat olmadığını, aynı zamanda devasa bir ekonomik kalkınma hamlesi niteliği taşıdığını savundu.
Hattın faaliyete geçmesiyle birlikte Türkiye’de yeni lojistik merkezlerin kurulacağı müjdesini veren Uraloğlu, projeden doğacak yan sanayi fırsatlarına da değindi. Özellikle petrole dayalı petrokimya tesislerinin kurulmasını öngördüklerini ve buna bağlı birçok ürünün Türkiye’de üretileceğini belirtti. AK Parti hükümetleri döneminde ulaştırma altyapısına yapılan 355 milyar dolarlık yatırımın 10 yıllık periyotta ülke ekonomisine 2 trilyon dolar katkı sunduğunu hatırlattı. Bu yatırımların yıllık ortalama 1 milyon insana istihdam sağladığını söyleyerek, Kalkınma Yolu’nun da yeni iş kapıları açacağını vurguladı.
Konuşmasında İstanbul’un ulaşım altyapısını güçlendirecek dev bir projeden daha bahseden Uraloğlu, Yavuz Sultan Selim Köprüsü’nden geçecek tren hattının detaylarını paylaştı. Marmaray’dan yolcu trafiği nedeniyle geceleri sadece 4 yük treni geçirilebildiğini hatırlatan Bakan, kapasite kısıtını tamamen ortadan kaldıracaklarını belirtti. Gebze, Sabiha Gökçen Havalimanı, Yavuz Sultan Selim Köprüsü, İstanbul Havalimanı ve Çatalca’yı birbirine bağlayacak 122 kilometrelik çift hatlı yeni projenin müjdesini verdi. Yıllık 30 milyon ton taşıma kapasitesine sahip olacak bu hat için Dünya Bankası liderliğinde 6,7 milyar dolarlık finansmanın sağlandığını duyurdu. İhalesinin 14 Ekim’de yapılacağını açıklayan Uraloğlu, sahada fiili çalışmaların 2027 yılında başlayacağını belirterek sözlerini tamamladı.
