Özel Ekipler 3 ayda 28 faili meçhul cinayeti aydınlattı

Adalet Bakanlığı Faili Meçhul Suçları Araştırma Başkanlığı, ülke genelinde son
üç ayda 25 dosyadaki 28 faili meçhul cinayeti aydınlattı.
Bakanlık kaynaklarından alınan bilgiye göre, Adalet Bakanı Akın Gürlek’in talimatıyla,
24 Nisan’da Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü bünyesinde kurulan
Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı, kasten öldürme ve kayıp olaylarını
yeniden mercek altına aldı.
Türkiye’nin farklı illerinde 638 cinayet ve kayıp dosyanın yeni soruşturulmasıyla,
25 dosyadaki 28 faili meçhul cinayet aydınlatıldı.
Bu çalışmalar sonucunda 59 ilde 168 maktulün bulunduğu 155 dosya yeniden incelemeye
alındı.
Bunlardan 47 kişinin hayatını kaybettiği 44 dosya için Cumhuriyet başsavcılıkları
ve kolluk birimleri bünyesinde özel çalışma ekipleri oluşturuldu.
Soruşturmalar kapsamında 79 şüpheli hakkında tutuklama, 21 şüpheli hakkında
ise adli kontrol kararı verildi.
Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü bünyesinde kurulan Faili Meçhul
Suçları Araştırma Daire Başkanlığında bugüne kadar çözülememiş dosyalarla ilgili
tecrübeli isimlerden oluşan özel ekipler oluşturuldu.
Alanında ihtisas yapmış uzmanlar, dosyalarda yer alan mevcut tüm adli kayıtları,
kriminal bulguları, HTS raporları ve baz kayıtları, dijital materyallerden oluşan
tüm delilleri son teknolojik imkanlarını da kullanarak incelemeye alıyor.
Geçmişte verilen takipsizlik kararları yeni bulgular doğrultusunda yeniden
değerlendirilirken, savcılıklara bilgi verilmek suretiyle faili meçhulleri aydınlatmak
için yürütülen çalışmalar sürüyor.
Kurulan özel ekipler olayların aydınlatılmasında ilginç yöntemler kullandı.
Eski kamera görüntülerinden HTS kayıtlarına, İstanbulkart verilerinden topuk
kanı bilgilerine, sigara izmaritlerindeki DNA’dan yıllar önce yazılmış bir cezaevi
dilekçesine kadar çok sayıda delil yeniden değerlendirildi.
Yeniden ele alınan dosyalardan biri, 28 Mart 2023’te Marmaris’te silahla vurularak
hayatını kaybeden Abdullah Uslu’ya aitti.
İlk soruşturmada Uslu’nun alkollü olduğu ve silahı beline takarken kendisini
vurduğu kabul edilerek takipsizlik kararı verilmişti.
Maktulün kızının itirazı üzerine kaldırılan takipsizlik kararının ardından
olay yeri inceleme raporları, iletişim ve kamera kayıtları ile yeni ifadeler
yeniden değerlendirildi.
Yapılan çalışmalar sonucunda olayın kaza değil cinayet olduğu yönünde bulgulara
ulaşıldı.
Soruşturma kapsamında iki şüpheli tutuklanırken iki şüpheli hakkında adli kontrol
kararı verildi.
Nevşehir’in Ürgüp ilçesinde 2016’da öldürülen Fatma ve İbrahim Teryaki çiftinin
dosyasında da aile içindeki suç gizleme girişiminin çözüldüğü belirtildi.
Daha önce yargılanıp beraat eden bir kişinin ardından dosyanın yeniden açılmasıyla
yeni ifadeler alındı.
Soruşturmada cinayetin aile bireylerinin planlamasıyla gerçekleştirildiği iddiasına
ulaşıldı.
Bir şüpheli tutuklanırken diğer şüpheli hakkında ev hapsi kararı verildi.
Aydın’ın Germencik ilçesinde 2002’de öldürülen Galip Öztürker’in dosyası, yıllar
önce cezaevinden gönderilen ancak soruşturmanın sonuçlandırılmasını sağlayamayan
bir dilekçenin yeniden incelenmesiyle açıldı.
Dosyada, şüphelilerden birinin 2012’de cezaevinden savcılığa gönderdiği ve
suçla ilgili ayrıntılı anlatımlar içeren dilekçesi bulundu.
Bu dilekçe tanık teşhisleri, telefon kayıtları ve diğer delillerle birlikte
tekrar değerlendirildi.
Yürütülen çalışmalar sonucunda 5 şüpheli tutuklandı ve haklarında dava açıldı.
İlk duruşmada verilen tahliye kararına yapılan itiraz üzerine 4 sanık yakalanarak
tutuklandı.
Başkanlığın çalışmalarında dijital veriler de önemli rol oynadı.
2016’da İstanbul’un Şişli ilçesinde “mezdeke dans üçlüsü” üyelerinden
Aynur Kanbur’un öldürülmesine ilişkin dosyada HTS, baz istasyonu, kamera ve
İstanbulkart kayıtları birlikte incelendi.
Şüphelilerin telefonlarını olaydan önce kapattıkları, olaydan sonraki gün yeniden
açtıkları ve aralarında mesajlaşma bulunduğu tespit edildi.
Düzenlenen eş zamanlı operasyonda yakalanan 3 şüpheli tutuklandı.
Karaman’da 2008’de kaybolduktan sonra cesedi baraj yakınlarında bulunan terzi
Erkan Erkara’nın dosyasında ise 372 saatlik MOBESE ve güvenlik kamerası görüntüsü
ile yaklaşık 40 kişinin HTS ve baz kayıtları incelendi.
Teknik analizlerde maktulün son görüştüğü kişi ve şüphelinin telefonunun cesedin
bulunduğu bölgeden sinyal verdiği belirlendi.
Yakalanan şüpheli tutuklanırken hakkında kasten öldürme ve gece vakti silahlı
yağma suçlarından dava açıldı.
Antalya’da 2014’te bir inşaatın bekçi kulübesinde öldürüldükten sonra cesedi
yakılan Şeref Kocabıyık’ın dosyasında, olay yerinden çalınan cep telefonu soruşturmanın
kilidini açtı.
Maktule ait telefonun olaydan yaklaşık dört ay sonra Gaziantep’te kullanıldığı
belirlendi.
Telefonu kullanan kişilerle maktulün çalıştığı inşaatta bulunan kişiler arasındaki
bağlantılar, HTS ve baz kayıtları üzerinden ortaya çıkarıldı.
Yapılan operasyonlar sonucunda 3 şüpheli tutuklanırken 2 şüpheli hakkında adli
kontrol kararı verildi.
Yurt dışında bulunduğu belirlenen bir şüpheli hakkındaki çalışmaların ise sürdüğü
kaydedildi.
Manisa’da 2010’da bir çöp poşeti içerisinde bulunan kız bebeğin dosyasında
da sağlık kayıtları belirleyici oldu.
Otopsi bulgularından bebeğin hastanede doğmuş ve topuk kanı alınmış olabileceği
değerlendirildi.
Olay tarihinde doğan ve topuk kanı alınan bebeklere ait Sağlık Bakanlığı kayıtları
incelendi.
Kayıtlarda bir kadının kız bebeğinden topuk kanı alındığı ancak sistemde yaşayan
bir çocuk kaydının bulunmadığı tespit edildi.
Yakalanan şüphelinin bebeği doğumdan sonra çöp konteynerinin yanına bıraktığını
söylediği, kardeşinin de bu anlatımı doğruladığı belirtildi.
Anne tutuklanırken kardeşi hakkında konutu terk etmeme şeklinde adli kontrol
kararı uygulandı.
Batman’ın Kozluk ilçesinde 2007’de bulunan ve yüzü teşhis edilemeyen erkek
cesedinin kimliği yaklaşık 19 yıl sonra belirlendi.
Başkanlığın koordinasyonunda yapılan çalışmalarda, kayıp başvurusu bulunan
kişilerin yanı sıra uzun yıllardır hiçbir resmi kurumla işlem yapmayan kişiler
de araştırıldı.
2007’den beri resmi kaydı bulunmayan Aydın Özcan mercek altına alındı.
Özcan’ın çocuklarından alınan DNA örnekleri ile cesetten elde edilen DNA’nın
eşleşmesi sonucunda kimlik tespiti yapıldı.
Saha çalışmaları, tanık anlatımları ve iletişim kayıtlarının ardından düzenlenen
operasyonda gözaltına alınan şüphelilerden 6’sı tutuklanırken 4 şüpheli hakkında
adli kontrol kararı verildi.
Diyarbakır’da 2016’da mera arazisinde öldürülen Mehmet Emin Karaalp’in dosyasında,
olay yerinde bulunan dört sigara izmariti yeniden incelendi.
Adli Tıp Kurumunun moleküler genetik çalışmalarında izmaritlerden elde edilen
DNA profilleri ile şüphelilerden alınan örnekler arasında eşleşme sağlandı.
HTS ve daraltılmış baz incelemeleriyle bazı şüphelilerin olay saatinde bölgede
bulunduğu belirlendi.
Mera kullanımı ve hayvancılık faaliyetlerinden kaynaklanan husumet nedeniyle
işlendiği değerlendirilen cinayetle ilgili 5 şüpheli tutuklanırken 3 şüpheli
adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.
Hatay’da 2012’den beri kayıp olan Selbi Uyğur’un dosyasında ise cezaevindeki
şüphelilerin anlatımları ve yer gösterme işlemleri sonucunda yeni bulgulara
ulaşıldı.
Şüphelilerden birinin Selbi Uyğur’un öldürülerek Dörtyol ilçesindeki portakal
bahçelerinin yakınına gömüldüğünü söylemesi üzerine yaklaşık 300 metrelik alan
belirlendi.
Başka bir şüphelinin de cinayeti itiraf etmesinin ardından kazı çalışmaları
başlatıldı.
Çalışmalarda kadın kıyafetleri içerisinde insan kemikleri bulundu.
Kemiklerden elde edilen DNA profili ile Selbi Uyğur’un anne ve babasından alınan
örneklerin eşleşmesi sonucunda 14 yıllık kayıp dosyasındaki cansız bedenin kimliği
tespit edildi.
Faili meçhul dosyaların yeniden incelenmesinde HTS ve baz kayıtları, DNA profilleri,
balistik incelemeler, PTS ve MOBESE görüntüleri, banka hareketleri, toplu ulaşım
kartı bilgileri, GPRS verileri, sağlık kayıtları, cezaevi dilekçeleri ve yeniden
alınan tanık ifadeleri soruşturmaların merkezine yerleştirildi.
Başkanlığın çalışmalarıyla bazı olaylarda şüpheliler tespit edilip tutuklanırken
bazı dosyalarda cesetlerin bulunmasına, kimliklerin belirlenmesine ve soruşturmaların
yeniden açılmasına yönelik çalışmalar sürüyor.
Rojin Kabaiş, Rojvelat Kızmaz, Gülistan Doku, Çağla Tuğaltay ve Rabia Naz Vatan’ın
dosyalarına ilişkin inceleme ve soruşturmalar ile Fenerbahçe Spor Kulübü otobüsüne
yönelik silahlı saldırıya ilişkin inceleme ve soruşturmalar devam ediyor.
