Rüşvet Skandalında Hakimden Tazminat Talebi

İsmail ARI/ BİRGÜN
Danıştay 5. Daire Başkanlığı, rüşvet alırken suçüstü yakalanarak görevden uzaklaştırılan bir sulh ceza hakiminin yaptığı başvuruyu değerlendirerek kararını verdi. Meslekten çıkarılan hakim, Danıştay’a sunduğu dilekçede, “Meslekten çıkarma cezasının iptali ve Hakimler ve Savcılar Kurulu’nun kararına itiraz edilirken, yoksun kaldığım özlük haklarımın iadesini, ayrıca mali sosyal haklarımda yaşadığım kayıplar için 100 bin TL tazminat ile manevi zararım için ek olarak 500 bin TL ödemesi yapılmasını” istedi.
50 BİN DOLAR RÜŞVET ALDI
Hakim, görevde bulunduğu süre içerisinde FETÖ suçlamasıyla hakkında işlem yapılan bir şüphelinin avukatıyla ilişki kurarak, tutuklama kararına rağmen şüpheliyi serbest bırakacağını belirtip, karşılığında rüşvet aldığı belirtildi. Danıştay kararında hakim hakkında kaydedilen olaylar şöyle sıralandı:
• “Şüphelinin avukatından tahliye karşılığında para talep ettiği, iki ayrı seferde toplam 50 bin dolar rüşvet kabul ettiği, bu süreçte İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı’na yapılan ihbar sonrası başlatılan soruşturmada, üzerine dinleme cihazları yerleştirilen bir kişi tarafından ofisine bırakılan, önceden kayıtlı seri numarası bulunan 50 bin doları teslim aldığı tespit edilmiştir.”
• “Bir şirkete ilişkin kayyum kararını kaldırdıktan sonra, rüşvet suçu için aracılık eden bir arkadaşı T.Ü.’ye, bu şirketten oldukça düşük bir bedelle altı ayrı daire devrettiği, bu işlemi gizlemek için öncelikle rüşvet olarak aldığı altı daireyi suç ortağına cüzi bir bedelle devrettiği ve sonrasında aldığı villanın 600 bin TL’lik bedelinin de T.Ü. tarafından ödendiği anlaşılmıştır.”
• “Hakim, yasalara aykırı yapılan işlemleri gizlemek amacıyla sahte bir bilirkişi raporu düzenlemiştir.”
• “Yapılan bu eylemler nitelikli dolandırıcılık kapsamında değerlendirilerek hakime 5 yıl hapis ve 125 bin TL adli para cezası verilmiş, rüşvet alma suçundan ise toplamda 5 yıl 6 ay 20 gün hapis cezası almıştır.”
Danıştay, meslekten atılan hakimin, Hakimler ve Savcılar Kurulu kararının iptali ve tazminat talebiyle açtığı davayı reddetti. Kararda, “Hakimlik ve savcılık, kariyer mesleklerdir ve bu mesleği icra eden yargı mensuplarının toplumda güvenilir ve saygın kişiler olması gerekmektedir. Hukuk devleti, yargı otoritelerinin ve mensuplarının kamuoyundaki itibarını korumakla yükümlüdür ve bunun aksine olan her türlü tutum ve davranışları suç sayarak cezalandırma sorumluluğu taşımaktadır” ifadelerine yer verildi.
