Ana içeriğe atla
EĞITIM

Enstitü Sosyal: Lisans eğitimi 3 yıla insin, ders süreleri kısalsın

Personelilan.com.tr • • 3 dk okuma
Paylaş

Enstitü Sosyal, üniversitelerde 4 yıllık eğitim yerine 3 yıllık modele geçilmesini önerdi; düzenlemeyle ders sürelerinin kısaltılması ve bütçenin Ar-Ge'ye aktarılması hedefleniyor.

Enstitü Sosyalden yapılan açıklamada, Enstitü Sosyal Genel Koordinatörü Dr.
İpek Coşkun Armağan ile Enstitü Sosyal Araştırmacısı Zeynep Yalçıntaş’ın, “Yükseköğretimde
Eğitim Süreleri ve Programlar: Dört Yıl Şart mı? Süreden Yetkinliğe Yeni Bir
Lisans Eğitimi Modeli” başlıklı analizi kaleme aldıkları belirtildi.

Analizde, mevcut 4 yıllık tek tip eğitim sisteminin sınırlılıklarına dikkati
çekilerek, sosyal ve beşeri bilimler başta olmak üzere uygun disiplinlerde verimliliğin
artırılması, programlardaki mükerrer içeriklerin azaltılması ve öğrencilere
çağın gerektirdiği yetkinliklerin kazandırılması amacıyla 3 yıllık bir lisans
modeli önerildi.

Üniversitelerin, nitelikli insan kaynağı yetiştirmenin yanı sıra araştırma,
yenilikçilik ve girişimcilik ekosistemini besleyerek ekonomik büyümeyi, teknolojik
dönüşümü ve ulusal rekabet gücünü destekleyen stratejik kurumlar olduğu vurgulandı.

Bu nedenle üniversitelerin mevcut durumu değerlendirilirken ilgili tüm metriklerdeki
ilerlemenin göz önünde bulundurulması gerektiğine dikkat çekilerek, yükseköğretime
dair optimizasyon ihtiyacına sebep olan hususlara analizde yer verildi.

Analizde, “2005 yılında Türkiye’de sadece 77 üniversite varken ve üniversiteye
yerleşme oranı yüzde 33 iken, 208 üniversitenin bulunduğu 2025 yılında bu oran
yüzde 30’a geriledi. YKS başvurularında ise düşüş eğilimi sürüyor. 2026 yılında
başvuru sayısı 2 milyon 425 bin 560 ile son 6 yılın en düşük seviyesine geriledi.
Türkiye, akademisyen başına öğrenci sayısının (22,5) en yüksek olduğu 2. OECD
ülkesi. Bu durum ve yoğun ders programları akademisyenlerin yayın ve araştırma
yapma, proje geliştirme gibi bilimsel ve mesleki gelişimlerinin önüne geçmiş
durumda.” ifadeleri kullanıldı.

TÜİK verilerine göre, yükseköğretim mezunlarının esas iş gelirlerinin ortalama
gelire oranı 2010 yılında 1,82 iken, 2022 yılında bu oranın 1,40’a kadar gerilediği
bildirilen analizde şunlar kaydedildi:

“Üniversite diplomasının sağladığı gelir avantajının azalması, özellikle
erkek öğrenciler açısından yüksek bir fırsat maliyeti yaratıyor ve iş gücüne
erken katılım tercihini güçlendiriyor. Büyükşehirde okuyan bir üniversite öğrencisinin
aylık temel yaşam maliyeti 10 bin ila 23 bin lira arasında değişiyor. Eğitim
süresinin 1 yıl kısalması, bir öğrenci ve ailesini de yıllık 100 bin ila 230
bin lira arasında değişen bir ekonomik yükten kurtaracak. TÜİK verilerine göre
lisans mezunlarının yalnızca yüzde 56,7’si eğitim aldıkları alanla uyumlu bir
meslekte çalışırken sosyal bilimler, gazetecilik ve enformasyon gibi alanlarda
bu oran yüzde 20,6’ya kadar düşüyor. Mevcut durumda lisans mezuniyeti, iş gücü
piyasasının ihtiyaç duyduğu yetkinliklerin sağlanması için tek başına yeterli
olmuyor. Özellikle pratiğe ve sahaya dönük alanlarda öğrencilerin dersliklerin
dışına çıkabileceği imkanların oluşturulması öneriliyor.”

Analizde, lisans süresinin 3 yıla inmesiyle eş zamanlı olarak, eğitimde verimliliği
artırmak amacıyla her bölüm bazında “Asgari Mesleki Çekirdek Yetkinlik
Standartları” tanımlanması da öneriliyor.

Önerilen optimizasyona bir “süre kısaltma” olarak bakılmaması ve
bütüncül bir finansman dönüşümü olarak değerlendirilmesi gerektiğinin altı çizilen
analizde, “Lisans süresinin 3 yıla indirilmesiyle elde edilecek 1 yıllık
bütçe tasarrufunun kamu bütçesinden kesilmesi yerine, doğrudan üniversitelerin
araştırma, Ar-Ge ve inovasyon fonlarına aktarılması öneriliyor. Böylece hem
akademisyenlerin ders yükü hafifleyecek hem de üniversitelerin uluslararası
yayın ve rekabet gücü artacak.” ifadeleri kullanıldı.

Analizde ayrıca 3 yıllık esnek modele geçilebilmesi için 2547 sayılı Kanun
ile Meslek Odaları Mevzuatlarında düzenlemeler yapılması tavsiye edildi.

Yazar Personelilan.com.tr
İLGİLİ HABERLER