Üniversitede 4 yıl ezberi bozuluyor: ‘2+1’ ve ‘3+1’ formülü önerisi

Enstitü Sosyal'in hazırladığı araştırmada, üniversitelerdeki standart 4 yıllık eğitim yerine program bazlı süre sistemine geçilerek bazı fakültelerin 3 yıla indirilebileceği belirtildi. Yükseköğretimde uygulanması teklif edilen yeni yapıyla; tekrarlayan teorik derslerin ayıklanması, "2+1"lik uygulama modeli ve gençlerin sektöre 1 yıl erken atılması hedefleniyor.
Türkiye’de milyonlarca gencin hayatının en az 4 yılını geçirdiği üniversitelerde
eğitim süresi değişebilir. Enstitü Sosyal tarafından İpek Coşkun Armağan ve
Zeynep Yalçıntaş imzasıyla hazırlanan “Yükseköğretimde Eğitim Süreleri
ve Programlar: Dört Yıl Şart mı?” başlıklı analiz, lisans eğitiminde tek
tip 4 yıllık sistem yerine bölümlere göre farklı sürelerin uygulanmasını gündeme
taşıdı.
Enstitü Sosyal’in hazırladığı yeni analiz, birçok lisans programının 3 yılda
tamamlanabileceği yeni bir model öneriyor. Model hayata geçerse gençler bir
yıl önce mezun olabilecek, ailelerin bir yıllık barınma, ulaşım ve beslenme
yükü de ortadan kalkabilecek.
Raporda, Türkiye’de lisans programlarının büyük bölümünün 4 yıl ve 240 AKTS
üzerinden yürütüldüğüne dikkat çekilirken, Avrupa’nın birçok ülkesinde üniversite
eğitiminin 3 yılda tamamlanabildiği de hatırlatıldı. İngiltere, Almanya, Fransa,
İtalya, Hollanda, Danimarka, İsveç ve Finlandiya gibi ülkelerde çok sayıda bölüm
3 yıllık eğitim veriyor.
Önerilen sistem, 4 yıllık bir programdaki dersleri 3 yıla sıkıştırmak ya da
son sınıfı tamamen ortadan kaldırmak anlamına gelmiyor. Rapora göre önce üniversitelerdeki
ders programlarının baştan sona gözden geçirilmesi gerekiyor. Aynı konuları
tekrar eden derslerin birleştirilmesi, güncelliğini kaybetmiş içeriklerin çıkarılması
ve lise eğitiminde zaten öğrenilen konuların üniversitede tekrar edilmemesi
öneriliyor.
Analizde dikkat çeken önerilerden biri de “2+1” modeli. Buna göre
3 yıllık lisans eğitiminin ilk 2 yılında temel ve alan derslerine ağırlık verilirken
son yıl öğrencinin gerçek hayat deneyimi kazanmasına ayrılacak. Staj, proje,
bitirme çalışmaları, girişimcilik ve sosyal sorumluluk faaliyetleri eğitimin
daha güçlü bir parçası olacak. Amaç öğrencinin mezun olduğunda yalnızca diploma
sahibi olması değil, çalışma hayatına başlamadan önce alanıyla ilgili deneyim
kazanması. Böylece 4 yıl boyunca çok sayıda teorik ders almak yerine, daha sade
bir programla öğrenilen bilgilerin uygulamaya dönüştürülmesi hedefleniyor.
Gençler aynı zamanda çalışma hayatına, yüksek lisansa ya da akademik kariyere
bir yıl daha erken başlayabilecek. Raporda 3 yıllık lisansın ardından bir yıllık
yüksek lisansla bütünleşen “3+1” modelinin de uygulanabileceği belirtiliyor.
3 yıllık lisans sistemine geçilebilmesi için yalnızca üniversitelerin ders
programlarını değiştirmesi yeterli olmayacak. Mevcut Yükseköğretim Kanunu’nda
lisans eğitimi “en az 8 yarıyıl” olarak tanımlandığı için yasal düzenleme
gerekiyor. Mühendislik ve öğretmenlik gibi mesleklerde de ayrı düzenlemelere
ihtiyaç var. Raporda özellikle mühendislik mevzuatında 4 yıllık eğitim şartının
bulunduğuna dikkat çekiliyor. Öğretmenlik için ise Avrupa’daki bazı örneklere
benzer biçimde “3 yıl lisans + eğitim yüksek lisansı” modeli de seçenekler
arasında gösteriliyor.
Raporda bütün üniversite bölümlerinin aynı anda 3 yıla indirilmesi önerilmiyor.
Sosyal ve beşeri bilimler başta olmak üzere bazı mühendislik ve mimarlık programlarının
3 yıllık modele uygun olabileceği belirtiliyor. Tıp, diş hekimliği ve eczacılık
gibi yoğun uygulama gerektiren alanların ise aynı şekilde değerlendirilmemesi
gerektiğine dikkat çekiliyor.
Ceyda Karaaslan
