Ana içeriğe atla
EĞITIM

Bakan Tekin: Milli ve manevi değerler müfredatın bir parçası

Personelilan.com.tr • • 4 dk okuma
Paylaş

Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, "Müfredatımızın içeriği, inşa ettiğimiz kavramsal çerçeve çok önemli. Bu kavramsal çerçeveyi inşa ederken de milli birlik, beraberlik, dayanışma, vatanseverlik, vatanın bütün unsurlarına birlikte sahip çıkma gibi konular bizim için önemli." dedi.

Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesi’nde düzenlenen
Dijital Vatan Akademisi açılış dersinde yaptığı konuşmada, göreve geldiği günden
bu yana birlik ve beraberlik konularına atıfta bulunduğunu belirtti.

Bunun temin edilmesinin önünde engel olarak duran şeylerle de mücadele etmeye
çalıştığını, çeşitli nedenlerle oluşan sorunları ortadan kaldırabilecek yegane
kurumun da Milli Eğitim Bakanlığı olduğunu ifade eden Tekin, “Herkes çocuğunu
henüz daha 66 aylıkken, Milli Eğitim Bakanlığına emanet ediyor ve 12 yıl boyunca
biz bu emanete sahip çıkmaya, bu emaneti yetiştirmeye çalışıyoruz. Dolayısıyla
bizim müfredatımızın içeriği, inşa ettiğimiz kavramsal çerçeve çok önemli. Bu
kavramsal çerçeveyi inşa ederken de milli birlik, beraberlik, dayanışma, vatanseverlik,
vatanın bütün unsurlarına birlikte sahip çıkma gibi konular bizim için önemli.”
diye konuştu.

Kuşak olarak 1980’li, 1990’lı yılları yaşadıklarını, o yıllarda milli birlik
ve beraberliği, anayasa ve devlete olan sadakati zayıflatan olayların zihinlerinde
çok derin izler bıraktığını hatırlatan Tekin, bu izleri yok edecek, sadakat
bağını yeniden inşa edecek adımlar atmaya çalıştıklarını aktardı.

Tekin, 1990’lı yıllarda Türkiye’de yaşanan siyasi, toplumsal olaylara ve vatandaşların
yaşadığı zorluklara değinerek, 28 Şubat sürecinde insanların inanç temelli ayrımcılığa
maruz kaldığını söyledi.

Böyle bir ortamda milli birlik, beraberlik ve vatandaşların devlete olan itimadını
sağlamaya imkan olmadığının altını çizen Tekin, “Bunu başarmanın yolu,
çocuklarımıza, gençlerimize bütün bu aksaklıkları, olumsuzlukları giderecek
bir şuur vermek olması gerekiyor.” dedi.

Tekin, 2023’te göreve geldikten sonra yeni müfredatı hayata geçirdiklerini,
milli ve manevi değerleri, vatana bağlılığı, milletin değerlerine sahip çıkmayı
da bu müfredatın bir parçası haline dönüştürdüklerini anlattı.

Bunu yaparken de konunun uzmanlarının yer aldığı 6 komisyon kurduklarını ifade
eden Tekin, dijital vatan, mavi vatan, gök vatan gibi kavramları da çocuklara
ve gençlere öğretmek amacıyla müfredata yerleştirdiklerini dile getirdi.

Müfredat değişikliğinin bazı tartışmalara neden olduğunu anımsatan Tekin, “Müfredat
değişikliği yaptıktan sonra yaklaşık bir ay boyunca Yunanistan televizyonlarında
tartışma konusu olduk. Tartışma konularından bir tanesi Mavi Vatan, Türkiye’de
çocuklara öğretiliyor oldu.” şeklinde konuştu. Tekin, şunları kaydetti:

“Biz bugün dünyadaki devletlerin birçoğu gibi türedi bir devlet değiliz.
Biz binlerce yıllık geçmişi olan bir devlet ve milletiz. Bizi güçlü kılan şey
etnik ya da dini kimliğine bakmaksızın, birbirimize olan sevgimiz, birbirimize
olan bağlılığımız. Bunu kaybettiğimiz an geçmişimizle olan bütün bağımızı yitirmiş
oluruz. O geçmiş gücümüzü kaybetmiş oluruz.”

Bakan Tekin, Terörsüz Türkiye sürecinin de bu anlamda çok önemli olduğuna işaret
etti.

İçişleri Bakan Yardımcısı Kübra Güran Yiğitbaşı ise dijital çağdan önce tecrübe
aktarımlarının büyüklerden, genç kuşağa doğru olduğunu söyledi.

Ancak bugün çok farklı bir çağın içinde olunduğunu vurgulayan Yiğitbaşı, “Artık
gençlerimiz anne babalarına, anneannelerine, dedelerine teknolojiyi anlatan,
çok daha önden giden, dijital dünyada her türlü yeniliği kavrayan ve ona hakim
olup sonrasında büyüklere, yetişkinlere, aile bireylerine bunları anlatan, öğreten
konumundalar.” diye konuştu.

Yiğitbaşı, dijital dünyada geçirilen sürenin her yaş grubu için giderek arttığına
dikkati çekerek, en son okullarda yaşanan saldırıların da aile bireylerinin
birbirine yakınlığına ilişkin tartışmaları gündeme getirdiğini ifade etti.

İçişleri Bakanlığı olarak suçluyla mücadeleyi, siber alan veya gerçek hayat
olarak ayırmadıklarını aktaran Yiğitbaşı, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Gerek hakaret olsun, hırsızlık, dolandırıcılık olsun, gerek cinsel taciz
gibi pek çok konunun ve suçun artık siber dünyada, sanal alanda işlendiğini
görüyoruz. Giderek de buradaki yoğunlaşma artıyor. Dolayısıyla bizim artık kendimizi
aşılamamız, çelik bir zırh, bir yelek giymemiz elzem. Tabii bunu öncelikle gençlerimiz
yapacaklar. Çünkü onlar bu teknolojiye doğuşlarından itibaren hakim olarak bu
dünyaya geldiler. Sonra inşallah yetişkinleri, aile bireylerini ve tüm toplumu
bilgilendirecekler diye düşünüyorum. Bu bağlamda şu anki burada alacağınız eğitim
çok kritik.”

Yiğitbaşı, dünyada dezenformasyonla mücadelenin bütün ülkeler için küresel
bir risk ve milli bir güvenlik meselesi olarak ilk sıralarda olduğunu kaydetti.

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı Dezenformasyonla Mücadele Merkezi Koordinatörü
Deniz Demir, dezenformasyonla mücadelede en önemli unsurun toplumsal farkındalık
olduğunu söyledi.

Demir, bu farkındalık gençler özelinde ne kadar çok derinleşirse bu mücadeleden
o kadar çok sonuç alınacağına işaret etti.

Programda, İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi’nin akademinin açılışı dolayısıyla
gönderdiği mesaj da okundu.

TBMM Dijital Mecralar Komisyonu Başkanı Nazım Elmas, Ankara Sosyal Bilimler
Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Musa Kazım Arıcan ve eski Milli Güvenlik Kurulu
Genel Sekreteri Seyfullah Hacımüftüoğlu, Türkiye Yazarlar Birliği Başkanı Muhammet
Enes Kala ve Dijital Vatan İletişim Koordinatörü Serdar Arseven de birer konuşma
yaptı.

Yazar Personelilan.com.tr
İLGİLİ HABERLER