Ana içeriğe atla
EĞITIM

Yapay Zeka Eğitimiyle Türkiye İçin Yeni Dönem

Personelilan.com.tr • • 4 dk okuma
Paylaş

AIPA Başkanı Zafer Küçükşabanoğlu, “Türkiye Yapay Zeka Eylem Planı (2026-2030)” ve 2026 Yükseköğretim Kurumları Sınavı (2026-YKS) yerleştirme sonuçları üzerine değerlendirmelerde bulundu.

Derneğin kuruluş aşamasında eğitimin öncelikli çalışma alanlarından biri olarak belirlendiğini aktaran Küçükşabanoğlu, 2023 yılında “Eğitim ve Yapay Zeka Politika Belgesi”ni yayımlamak üzere bir eğitim komisyonu oluşturduklarını ifade etti.

Yapay zekanın sadece bir teknoloji meselesi olmadığını, aynı zamanda eğitim, insan kaynağı ve kalkınma ile bağlantılı olduğunu vurgulayan Küçükşabanoğlu, güçlü bir Türkiye hedefinin eğitimle başlaması gerektiğini belirtti.

Son yıllarda Türkiye’de yapay zeka eğitiminin gelişmesi için önemli adımlar atıldığını söyleyen Küçükşabanoğlu, Milli Eğitim Bakanlığı’nın 2025’te yayımladığı Eğitimde Yapay Zeka Politika Belgesi ve Eylem Planı’nın (2025-2029) bu alandaki yol haritaları arasında yer aldığını ifade etti.

Küçükşabanoğlu, eğitimde yapay zeka kültürünün oluşturulması ile başlayan süreçte öğretim programlarından öğretmen eğitimine, öğrenci kazanımlarından yapay zeka destekli yönetim süreçlerine kadar geniş bir içerik sunan belgenin, eğitim sisteminin yapay zeka çağındaki dönüşümüne dair kapsamlı bir çerçeve sunduğunu belirtti.

“Gençler yapay zeka dönüşümünün farkında”

Yükseköğretim Kurulunun (YÖK), üniversitelerde yapay zeka ve dijital teknolojiler alanında yeni lisans ve ön lisans programlarını hayata geçirdiğini belirten Küçükşabanoğlu, bu gelişmenin Türkiye’nin ihtiyaç duyduğu nitelikli insan kaynağının oluşturulmasında önemli bir adım olduğunu dile getirdi.

Yapay zeka programlarına olan yoğun ilginin, toplumdaki bu vizyonun ne derece karşılık bulduğunu gösterdiğini aktaran Küçükşabanoğlu, sözlerine şu şekilde devam etti:

“Yapay zeka temelli programlarda gördüğümüz yüzde 100 doluluk oranı, gençlerimizin bu dönüşümü ne kadar güçlü bir şekilde sahiplendiğini ortaya koyuyor. Gençlerimiz, yapay zekanın geleceğin mesleklerini, ekonomisini ve üretim biçimlerini değiştireceğinin farkındalar. Şimdi, bu ilgiyi bilgiye, yetkinliğe, araştırmaya ve üretime dönüştürmek için çalışmamız gerekiyor. AIPA olarak, yapay zeka ve eğitim ilişkisine odaklanarak gençlerimizin bu ilgisini bilgiye ve üretime katacak projeler geliştireceğiz.”

Gençlerin üniversite tercihindeki bu ilginin, Türkiye’de yapay zeka konusundaki genel farkındalık ile örtüştüğünü de belirten Küçükşabanoğlu, AIPA’nın gerçekleştirdiği Yapay Zeka Algı Araştırması’nın sonuçlarına dikkat çekti.

Bu araştırmaya göre toplumun yüzde 80,5’inin yapay zekadan haberdar olduğunu, yüzde 57,6’sının yapay zekayı kullandığını ve yapay zeka kullananların yüzde 35,3’ünün bunu her gün kullandığını söyleyen Küçükşabanoğlu, gençlerin yapay zeka konusunda duyduğu farkındalığın üniversite tercihlerini etkilediğinin altını çizdi.

Küçükşabanoğlu, “Şimdi yapmamız gereken bu ilgiyi, bilgiye; bilgiyi, yetkinliğe; yetkinliği, üretime ve üretimi de ülkemiz için ekonomik ve toplumsal değere dönüştürmek.” şeklinde konuştu.

“Cahit Arf Yapay Zeka Üniversitesi bir gün muhakkak kurulacak”

Küçükşabanoğlu, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı öncülüğünde ve Cumhurbaşkanlığı Siber Güvenlik Başkanlığı’nın katkılarıyla şekillenen “Türkiye Yapay Zeka Eylem Planı (2026-2030)” ile Türkiye’nin yapay zeka politikalarında yeni bir dönemin başladığını ifade etti.

Eylem Planı ile Türkiye’nin yapay zeka konusundaki hedeflerinin bütüncül bir çerçevede ortaya konduğunu belirtirken, “Fark Et, İstifade Et, Üret ve Yönet” yaklaşımının, Türkiye’nin yapay zekayı sadece teknoloji değil, aynı zamanda insan kaynağını da yetiştiren, geliştiren, üreten ve yöneten bir ülke olma kararlılığını gösterdiğini ifade etti.

Küçükşabanoğlu, AIPA olarak eğitim ve insan kaynağı yaklaşımının, devletin yeni dönem vizyonunda önemli bir yer tutmasını değerli gördüklerini belirtti ve şu ifadeleri kullandı:

“Devletimizin koyduğu bu hedeflere kamu, özel sektör, akademi ve sivil toplum işbirliğini güçlendirerek katkıda bulunmaya devam edeceğiz. Gençler, dünyadaki dönüşümü görüyor ve üniversite tercihleriyle bunu açıkça gösteriyor. Milli Eğitim Bakanlığı, yapay zeka eğitimi konusunda önemli bir yol haritası belirliyor, YÖK üniversitelerde yeni programlar açıyor, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ise yapay zeka ekosistemimizin gelişimi için önemli çalışmalar yürütüyor. Devletimiz, yeni Yapay Zeka Eylem Planı ile güçlü bir irade ortaya koyuyor. Şimdi bir sonraki büyük hedefimizi konuşmalıyız. Yapay zekanın uluslararası ekonomik ve teknolojik dengeleri yeniden şekillendirdiği bir dönemde, Türkiye’nin yalnızca yapay zeka bölümleri açan değil, bütün olarak yapay zekaya odaklanan, dünyanın önde gelen öğrencileri ve akademisyenleri ile buluşacağı, bilim, araştırma ve teknoloji üretecek uluslararası bir üniversiteye sahip olması gerekmektedir. Geçmiş yüzyılı geride bırakmış Türkiye için, dünyadaki nadir yapay zeka üniversitelerinden birini kurmak artık bir lüks değil, ihtiyaçtır. Cahit Arf Yapay Zeka Üniversitesi bir gün mutlaka kurulacaktır ve bu, bilime, teknolojiye, gençlerimize ve geleceğimize yatırım yapan Türkiye için oldukça yakışacaktır.”

Küçükşabanoğlu, eğitim sisteminin yapay zeka çağının ihtiyaçlarına hazırlanması konusundaki vizyonları ve yürüttükleri çalışmalar için Milli Eğitim Bakanlığı ve YÖK’e de teşekkür etti.

Yazar Personelilan.com.tr
İLGİLİ HABERLER