Ana içeriğe atla
GÜNDEM

Ev Kadınlarının Emeğine Tarihi Güvence Teklifi!

Personelilan.com.tr • • 4 dk okuma
Paylaş

Bu bağlamda, ev kadınlarının emeğini sosyal güvence altına almayı hedefleyen kapsamlı bir kanun teklifi, Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne (TBMM) sunuldu. Evde yapılan çalışmaların görünür hâle getirilmesi ve kadınların uzun yıllar süren sosyal güvenlik sorunlarına kalıcı çözümler sağlanması amacıyla hazırlanan teklif, dikkat çekici düzenlemeler içermektedir.

Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) Başuzmanı ve Türkiye Gazetesi yazarı İsa Karakaş, bu önemli konuyu köşesine taşıdı. Karakaş’ın yazısındaki görüşler şöyle:

TEKLİFİN ÖNEMİ

Atalarımızın “Ağlamayan çocuğa emzik vermezler” sözü, yıllardır ev içinde sessizce yürütülen, ekonominin gizli dinamiklerini oluşturan büyük bir emeği ifade ediyor. Nihayetinde bu önemli mesele, Meclis gündemine taşındı. Bu tarihi teklif, evdeki emeğiyle aileleri yöneten kadınların çabasını fuzuli bir yük olmaktan çıkararak, devlete bağlı sosyal haklara dönüştürmeye yönelik bir adım atıyor.

Ev Kadınlarının Görünmeyen Emeği:

Mevcut sosyal güvenlik yapısı ve iş mevzuatlarımızda yalnızca fabrikada veya ofiste çalışan bireyler “işçi/çalışan” olarak kabul edilmektedir. Ancak, evdeki tencereleri kaynatan, hastaları iyileştiren, yaşlılara bakıp çocukları geleceğe hazırlayan kadınların katkıları ise genellikle göz ardı edilmektedir. Bu kanun teklifi, ev kadınlarının emeğinin görünür kılınması ve hukuksal anlamda güvence altına alınmasını amaçlamaktadır.

“Bakım Ailenin Lütfu Değil, Kamunun Asli Görevidir!”

Kültürümüzde, “Elden gelen öğün olmaz, o da vaktinde bulunmaz” atasözüyle ifade edildiği üzere, kadınların üstlendiği bakım yükü, genellikle “doğal bir görev” olarak adlandırılmaktadır. Kanun teklifinde, bu bakım yükünün kadınları eğitimden, çalışma hayatından ve hatta ekonomik özgürlüklerinden uzaklaştırdığı tespit edilmektedir.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından yayımlanan 2025 yılı Zaman Kullanımı Araştırması, bu durumu daha da netleştirmektedir. Araştırma sonuçlarına göre, kadınlar ev işleri ve bakım için günde ortalama 4 saat 3 dakika harcarken, erkekler yalnızca 58 dakika ayırmaktadır. Bu büyük fark, kadınları yaşlılıklarında derin yoksulluğa sürüklemekte ve bağımlılığa mahkum etmektedir.

Anayasa ve Uluslararası Hukuk Kalkanı:

Kanun teklifinde, ev işlerine yönelik getirilecek düzenlemelerin keyfi bir lütuf değil; anayasal bir yükümlülük olduğu belirtilmektedir. Bu durum, Anayasa ile uluslararası belgelerle desteklenmektedir.

Özellikle, bakımın kadınlardan devlet ve topluma aktarılması ön görülmektedir.

EV EMEKÇİLERİ VE BAKIM VERENLERİN HAKLARI

Son derece kapsamlı olan bu kanun teklifi, 40 madde ile ev kadınlarının İş Kanunu, İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu ve SGK kapsamında haklarının tanınmasını içermektedir. Bu köşede tüm ayrıntıların değerlendirilmesi mümkün olmasa da, öne çıkan bazı düzenlemeler şu şekilde sıralanabilir:

Madde 5 (Emeğin Tanınması): Evde verilen bakım ve temizlik hizmeti, sigortalılık süresine dahil edilerek emekliliğe yansıyacaktır.
Madde 6 (Destek Hizmetleri): Hasta veya yaşlı bakımı yapanlara psikolojik destek, bakım eğitimi ve hukuki danışmanlık ücretsiz sunulacaktır.
Madde 7 (Geçici Bakım Hizmeti): Bakım veren kişiye kamu tarafından “mola bakımı” sağlanacak; maaş ya da yardım kesintisi olmayacaktır.
Madde 8 (Dinlenme Hakkı): Uzun süreli bakım veren bireylere yılda en az 30 gün ücretsiz geçici bakım veya izin hakkı tanınacaktır.
Madde 14 (Malullük Aylığı): Sakat kalan veya iş göremez hâle gelen ev emekçilerine %70 oranında aylık bağlanacak; başkasının bakımına muhtaçsa bu oran %80’e çıkacaktır.
Madde 15 (Yaşlılık Aylığı): Kadınlar için 55, erkekler içinse 60 yaşından sonraki her yıl emekliliğe bağlama oranı %90’a kadar yükselebilecektir.
Madde 17 (Primlerin Hazinece Ödenmesi): Ev kadınlarının emeklilik ve sağlık primleri, devlet tarafından ödenecek; isteyenler ek prim ödeyerek maaşlarını artırabileceklerdir.
Madde 18 (Borçlanma Hakkı): Geçmişte evde geçirilmiş, sigortasız çalışılan dönemler borçlanılarak emeklilikten saydırılabilecektir.
Madde 19 (Sağlık Hakkı): Ev emekçileri ve aileleri, genel sağlık sigortasından hiçbir ücret ödemeden yararlanacaktır.
Madde 20 (İş Kanunu Kapsamı): Evlere temizliğe veya bakıma giden kadınlar, İş Kanunu kapsamında güvence altına alınacaktır; kıdem tazminatı ve izin hakları olacaktır.
Madde 22 (Yazılı İş Sözleşmesi): 30 günden fazla süren ev işlerinde yazılı sözleşme zorunlu olacak; sözleşmesiz çalıştırma yasaklanacaktır.
Madde 23 (Ayrımcılık ve Şiddet Yasağı): Ev işçilerine yönelik mobbing, şiddet ve taciz yasaklanacak; mağdur anında koruma altına alınacaktır.
Madde 24 (İş Sağlığı ve Güvenliği): Ev sahibi, yüksekten düşme gibi risklere karşı koruyucu ekipman sağlamak zorundadır.
Madde 31 (Sosyal Hizmetler Kanunu Değişikliği): Evde bakım yardımı almak için hane gelirinin yanı sıra bakım yükünün ağırlığına da bakılacak; bakım veren kişinin sigorta primini Hazine karşılayacaktır.
Madde 32 (İş Kanunu Madde 4/e İptali): “Ev hizmetlerinde çalışanlar bu kanuna tabi değildir” ifadesi tarihe karışacaktır!
Madde 33 & 34 (Belediye Kanunları Değişikliği): Büyükşehir ve ilçe belediyeleri, kreş, yaşlı bakım evi ve mola evi açma yükümlülüğü alacaktır.
Madde 35 & 36 (5510 Sayılı Kanun ve Ek Madde 25): Sosyal güvenlikteki istisna kaldırılacak; ev emekçileri için devlet ödemeli sigorta imkânı sağlanacak. Geçmiş döneme yönelik borçlanma olanağı sunulacaktır.

Ev kadınlarının uzun zamandır göz ardı edilen bu büyük emeğinin artık hak yerleşik bir temele oturtulmalıdır. Ailelerine ve evlerine adayan kadınların çalışmaları, ülkemizin en önemli ekonomik ve toplumsal bileşenlerinden birini oluşturmaktadır.

Yıllardır süregelen bu sessiz fedakarlığın, pansuman tedbirlerle değil; anayasal hak çerçevesinde köklü ve güvence altına alınmış reformlarla karşılık bulması gerekmektedir.

Bu açıdan muhalefet tarafından sunulan kanun tekl

Yazar Personelilan.com.tr
İLGİLİ HABERLER