Ana içeriğe atla
SENDIKA, DERNEK VE DIĞER STK

Eğitim-Bir-Sen’den ‘önlük’ açıklaması: Serbest kıyafet eylemimizle çelişmiyor

Personelilan.com.tr • • 3 dk okuma
Paylaş

Eğitim-Bir-Sen, MEB'in genelgesinde yer alan önlük düzenlemesinin sendikanın sivil itaatsizlik eylemiyle çelişmediğini ve düzenlemede art niyet aranmaması gerektiğini bildirdi. Kamudaki kılık-kıyafet tartışmalarının gerilim üretmeden KPDK'da ele alınması gerektiğini belirten sendika, tüm kamu görevlilerini kapsayacak kalıcı bir düzenleme çağrısı yaptı.

Eğitim-Bir-Sen, Milli Eğitim Bakanlığının (MEB) 2026-2027 eğitim-öğretim yılı genelgesinde yer alan öğretmenlerin önlük giymesine yönelik maddeler ve ardından başlayan kılık-kıyafet tartışmalarına ilişkin yazılı bir basın bülteni yayımladı. Sendika, MEB’in önlük teşvikinin sivil itaatsizlik eylemleriyle çelişmediğini ve uygulamada bir art niyet aranmaması gerektiğini vurguladı.

EĞİTİM-BİR-SEN açıklaması şu şekilde;

ÖNLÜK DÜZENLEMESİ SERBEST KIYAFET EYLEMİMİZLE ÇELİŞMİYOR

Milli Eğitim Bakanlığının 2026-2027 eğitim öğretim yılına ilişkin genelgesinde,
öğretmenlerin ve eğitim çalışanlarının önlük giymesine yönelik düzenlemeye yer
verilmesi, kamuda kılık kıyafet tartışmalarını yeniden gündeme getirmiştir.

Eğitim-Bir-Sen olarak yıllardır özgürlüklerin yanında, baskı ve dayatmaların
karşısında duruyor; kamu çalışanlarının, milletimizin değerleri ve genel kabul
gören anlayışlar doğrultusunda benimsedikleri kıyafet tercihleri nedeniyle ayrımcılığa
maruz bırakılmaması için mücadelemizi sürdürüyoruz.

Eğitim çalışanlarının milletimizin değerlerini, mesleğin saygınlığını, toplumsal
kabul ve hassasiyetleri gözeterek kıyafetlerini özgürce seçebilmelerini savunuyoruz.
2013 yılında başlattığımız bugün de sürdürdüğümüz sivil itaatsizlik eylemimizin
özü ve amacı da budur.

Elbette özgürlük, sorumluluktan bağımsız değildir. Öğretmenlik, mesleki saygınlığı
korumayı, örnek olmayı ve çocuklarımızın gelişimine karşı yüksek sorumluluk
taşımayı gerektiren özel bir meslektir.

Eğitim çalışanlarının bu sorumluluğun bilincinde olduklarını, kıyafet tercihlerini
yaparken, söz ve davranışlarını belirlerken örnek olma misyonuyla hareket ettiklerini
biliyor, meslektaşlarımıza güveniyoruz.

Kaldı ki eğitim sistemleri memnuniyet ve başarı ürettiği gerekçesiyle sıklıkla
örnek gösterilen pek çok ülkede, mesleğin saygınlığını korumak, öğretmenlerin
ve kurumların itibarını artırmak adına bu alanı düzenleyen kuralların mevcudiyeti
bilinmektedir.
Biz, bu meseleyi “önlük taraftarlığı” veya “önlük karşıtlığı”
gibi sığ bir zemin üzerinde tartışmayı doğru bulmuyoruz.

Asıl mesele, eğitim çalışanlarının özgürlük alanını korurken öğretmenlik mesleğinin
saygınlığını ve kamu hizmetinin gereklerini birlikte gözetebilecek adil ve kalıcı
bir dengenin kurulmasıdır. Bu dengenin tek taraflı dayatma ve baskıyla kurulması
mümkün olamaz.

Öte yandan, son dönemde eğitim kurumlarında çekildiği iddiasıyla sosyal medyada
dolaşıma sokulan bazı görüntülerin toplumda oluşturduğu tepkilerden hareketle
tedbir arayışına girilmesini anlayışla karşılıyoruz.

Kamuda bazı mesleklere özgü kıyafet uygulamalarının (hakim, avukat, doktor
vb.) bulunduğu da dikkate alındığında, Bakanlığın önlük düzenlemesinde herhangi
bir art niyet aranmasını doğru bulmuyoruz. Düzenlemeyle varılmak istenen hedefin,
bugün de devam eden sivil itaatsizlik eylem kararımızla çelişen bir yönü bulunmadığını
değerlendiriyoruz.

Genelge üzerinden yapılan tartışmalar, sivil itaatsizlik eylemlerimize konu
olan sorunun kalıcı çözüme kavuşturulması gerektiğini bir kez daha göstermiş,
Konfederasyonumuz Memur-Sen’in KPDK’nın “Kamu Kurum ve Kuruluşlarında Çalışan
Personelin Kılık ve Kıyafetine Dair Yönetmelik” gündemiyle toplanması yönündeki
ısrarlı çağrılarının ne kadar yerinde olduğunu ortaya koymuştur.

Dünyanın kritik bir süreçten geçtiğinin hatırlatılıp milli birliğe duyulan
ihtiyacın sıklıkla vurgulandığı bir dönemde, sınırları ve yöntemi açıkça belirtilmemiş
uygulamaların oluşturacağı gereksiz tartışmaların yorgunluktan başka bir sonuç
üretmeyeceği bilinmelidir.

Çözümün adresi Kamu Personeli Danışma Kuruludur. Bakanlığın önlük uygulamasını
istismar ederek gerilim üretmek isteyenlere fırsat verilmemeli, konu KPDK’da
sosyal taraflarla birlikte ele alınmalı, milletimizin değerlerini ve beklentilerini,
mesleki sorumlulukları ve çalışanların özgürlüğünü gözeten kalıcı bir düzenleme
bütün kamu görevlilerini kapsayacak şekilde hayata geçirilmelidir.

Yazar Personelilan.com.tr
İLGİLİ HABERLER