Okula Dönüş Alışverişi: Maliyetler Endişelendiriyor!

Yeni eğitim-öğretim yılının yaklaşmasıyla birlikte kırtasiye sektöründe okula dönüş hazırlıkları hız kazandı. 14 Eylül’de başlaması beklenen yeni dönem öncesinde üreticiler, tedarikçiler ve perakendeciler sezon için hazırlıklarını tamamlamaya çalışırken, veliler de alışveriş telaşına düştü. Özel okul ücretlerinin yüksek olması karşısında kırtasiye masrafları da velileri düşündüren diğer bir unsur oldu.
Tüm Kırtasiyeciler Derneği’nin (TÜKİD) verilerine göre, defter, kalem ve boya gibi temel okul malzemeleri ile bir okul çantasının dolması için en az 2.500 TL harcamak gerekecek. Fiyatların markasına, lisansına ve boyutuna göre değişiklik göstermesi nedeniyle, bu rakama 800 TL’lik okul tişörtü, 900 TL’lik okul şortu, 1.500 TL’lik okul ayakkabısı ve diğer zorunlu kalemlerin eklenmesiyle, okula başlama maliyetinin 10.000 TL’ye yaklaşabileceği ifade ediliyor.
Temel okul ihtiyaçlarındaki yıllık artış oranı ise %25,4 olarak kaydedildi.
TÜKİD Başkanı Taha Keresteci, çanta, defter, kalem gibi temel ürün gruplarında yeterli stok olduğunu ve çeşitli bütçelere hitap eden bir ürün yelpazesinin bulunduğunu dile getirdi. Keresteci, geçen yıla göre kırtasiye ürünlerinin fiyatlarının %25,4 arttığını ancak bunun enflasyonun altında kaldığını belirtti. Döviz kurlarındaki dalgalanmalar ve artan lojistik ile hammadde maliyetleri tedarik zincirini etkilerken, maliyet artışlarının raf fiyatlarına mümkün olduğunca az yansıtıldığı ifade edildi.
Bu yıl temel ihtiyaç maddelerinden oluşan bir okul çantasının yaklaşık 2.500 TL olarak doldurulabileceğini belirten Keresteci, “Temel okul ihtiyaçlarındaki yıllık fiyat artışı yaklaşık %25 seviyelerinde kaldı. Temmuz 2026 itibarıyla %31,75 olarak gerçekleşen yıllık tüketici enflasyonu (TÜFE) dikkate alındığında, kırtasiye ürünlerindeki artış genel enflasyonun altında kalıyor” dedi.
Keresteci, girdi maliyetlerindeki artışa rağmen sektörün fiyat zamlarını sınırlı tutma gayretinde olduğunu kaydetti ve ürün güvenliğinin aileler için en önemli kriter olması gerektiğini vurguladı. Önümüzdeki haftalarda alışveriş trafiğinin daha da artmasını beklediklerini belirten Keresteci, sezon hazırlığının yalnızca yeterli stok bulundurmak değil, velilerin güvenilir ve kaliteli ürünlere ulaşabilmesi için de önem taşıdığını söyledi. Velilere alışverişlerini son güne bırakmamalarını ve güvenilir satış noktalarını tercih etmelerini tavsiye etti.
“Ucuz ürün tasarruf sağlamaz”
Özellikle okul sezonunda ürün güvenliğinin önemi üzerinde duran Keresteci, Ticaret Bakanlığı’nın 10-14 Ağustos tarihleri arasında gerçekleştirdiği denetimlerin sonuçlarına dikkat çekti. Bu süreçte 3.612 işletmede 480 bin ürün incelendi ve mevzuata uymayan 367 işletmeye yaptırım uygulandı. Keresteci, bu bağlamda velileri merdiven altı ürünlere karşı uyardı. “Bir ürünün ucuz olması, tasarruf edildiği anlamına gelmez. Çocukların sağlığını riske atan ucuz ürünler uzun vadede ciddi zararlar doğurabilir” şeklinde uyarıda bulundu. Velilerin ürünleri satın alırken üretici bilgileri, marka, model ve Türkçe uyarıları kontrol etmeleri gerektiğini vurguladı. Ayrıca, oyuncak niteliğindeki kırtasiye ürünlerinde CE işareti, yaş uyarısı ve EN 71 standartlarının arandığına dikkat çekti. Alışverişlerin son dakikaya bırakılmaması ve güvenilir perakende noktalarından yapılması gerektiği belirtildi.
“Kırtasiyede KDV sıfırlansın”
Kırtasiye ürünlerinin çocukların eğitimi ve gelişimi açısından kritik bir öneme sahip olduğunu belirten Taha Keresteci, sektörün çözüm bekleyen en acil talebini dile getirdi: “Kırtasiye ürünlerinin temel eğitim ihtiyacı olduğu göz önünde bulundurularak, KDV’nin düşürülmesi veya sıfırlanması konusunda daha fazla adım atılmalı. Bu, ailelerin eğitim harcamalarına doğrudan katkıda bulunacak ve eğitime erişimi kolaylaştıracaktır.”
Velilerin fiyat-performans odaklı alışveriş yaptığını belirten Keresteci, hayat pahalılığı karşısında alışveriş alışkanlıklarında belirgin değişim gözlemlendiğini ifade etti. Tüketicilerin artık daha planlı bir yaklaşım sergilediğini dile getiren Keresteci, velilerin yalnızca en ucuz ürüne yönelmek yerine, uzun ömürlü, güvenli ve fiyat-performans açısından iyi ürünlere yöneldiğini vurguladı.
Pazarın 2030 yılında 100 milyar TL’yi aşacağı öngörülüyor. Türkiye kırtasiye sektorü, yaklaşık 350 tedarikçi, üretici ve toptancı ile 25 bin perakendeci tarafından temsil ediliyor. 2025 yılında 80 milyar TL pazar büyüklüğüne ulaşması beklenen sektörün, 2026’da 85 milyar TL, 2027’de 91 milyar TL, 2028’de 97 milyar TL, 2029’da 104 milyar TL ve 2030 yılında da 111 milyar TL değerine ulaşması prejeksiyona göre mümkün görünmektedir.
Nurdoğan ARSLAN ERGÜN
