Yurtdışında Eğitim: Gençlerin Yeni Tercihi!

Pelin Ülker / DW Türkçe
Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS) yerleştirme sonuçlarının açıklanmasıyla birlikte, üniversite süreçleri yeni bir aşamaya girmiş oldu. Türkiye’deki üniversiteler, tüm öğrenciler için tek alternatif olma niteliğini taşımıyor.
Yabancı dil ağırlıklı ve yüksek başarı oranlarına sahip liselerin mezunları, sıklıkla yurt dışındaki üniversitelere yöneliyor. Bazı gençler ise YKS’ye katıldıkları halde lisans eğitimlerini yurt dışında sürdürmeyi tercih ediyorlar.
Türkiye’deki üniversite sisteminin dışında, yabancı üniversitelere doğrudan başvuran öğrenciler de mevcut. Ancak bu grubun büyüklüğüne dair kapsamlı ve resmi bir istatistik bulunmuyor.
DW Türkçe’ye bilgi veren İstanbul Bilgi Üniversitesi öğretim üyesi ve Infakto RW ortağı Prof. Dr. Emre Erdoğan, yurtdışında üniversite eğitimine yönelimin özellikle yüksek başarı gösteren liselerde belirgin şekilde arttığını belirtiyor. Alman Lisesi, Avusturya Lisesi ve İstanbul Erkek Lisesi gibi okullardan yurt dışına giden öğrencilerin oranlarının oldukça yüksek olduğunu vurgulayan Erdoğan, özel okullarda da benzer bir eğilim olduğunu ifade ediyor.
Erdoğan, bazı ailelerin çocuklarını daha lise tercihi aşamasında, yurt dışında eğitim hedefiyle bu liselere yönlendirdiğini, dolayısıyla bu kararların yıllar öncesinden şekillenebileceğini dile getiriyor.
Uluslararası veriler, Türkiye’den yurt dışına yönelik yükseköğretim hareketliliğinin boyutlarına dair bazı ipuçları sunuyor.
Yaklaşık 67 bin öğrenci yurtdışında
Alman Akademik Değişim Servisi’nin (DAAD) Temmuz 2026’da yayımladığı Türkiye ülke bilgi notuna göre, 66 bin 914 Türk öğrenci yurt dışında yükseköğrenim görüyor.
Öğrencilerin en çok tercih ettiği ülke ise Almanya. Almanya’nın ardından ABD, İngiltere, Ukrayna ve Azerbaycan geliyor.
Almanya’da Türkiye’den gelen öğrenci sayısındaki artış son dönemde devam etti. DAAD ve Alman Yükseköğretim ve Bilim Araştırmaları Merkezi’nin (DZHW) ortak verilerine göre, 2023-2024 kış döneminde Türkiye kaynaklı uluslararası öğrenci sayısı 18 bin 84 iken, 2024-2025 döneminde 20 bin 900’e yükseldi. Böylece öğrenci sayısı bir yılda yaklaşık yüzde 16 oranında artış gösterdi.
Türkiye, Hindistan ve Çin’in ardından Almanya’daki uluslararası öğrencilerin en büyük üçüncü kaynak ülkesi konumunda.
Benzer bir hareketlilik, Hollanda’da da gözlemleniyor. Hollanda’nın eğitimde uluslararasılaşma kuruluşu Nuffic verileri, Türkiye’den gelen öğrenci sayısının 2015-2016’dan bu yana sürekli arttığını göstermekte.
Türkiye, bir önceki akademik yılda 13’üncü sıradaysa, 2025-2026’da 11’inci sıraya yükselerek bu ülkedeki Türkiye kaynaklı öğrenci sayısının 3 bin 938’e ulaştığını duyurdu. Önceki akademik yılda yüzde 25,8 ile ilk 15 kaynak ülke arasında en yüksek artışı yakalayan Türkiye, 2025-2026’da bu artışın yüzde 11,7’ye yükseldiğini belirtiyor.
Erdoğan, bu eğilimde hedef ülkelerin nitelikli öğrencileri çekmeye yönelik politikalarının da dikkate alınması gerektiğini ifade ediyor. Farklı kabul sistemleri ve mali koşulların, Türkiye’deki taleple birleştiğini söyleyen Erdoğan, yurtdışında eğitim için öğrencilerin hazırlığında ve yönlendirilmesinde bir endüstrinin de geliştiğine dikkat çekiyor.
DAAD ve Nuffic verileri, yalnızca Türkiye’de liseyi bitirdikten sonra doğrudan yurt dışında lisans eğitimine başlayan öğrencileri kapsamıyor. Bu nedenle verilerden, liseden mezun olduktan sonra yurtdışında lisans eğitimi alan gençlerin sayısını derlemek mümkün olmuyor.
Erdoğan, detaylı bir araştırmanın eksikliğine de vurgu yapıyor. Yurtdışına giden lise mezunlarının toplam yaş grubu içindeki sayısının fazla olmadığını ancak yüksek başarıyla öğrenci alan liselerde gözlemlenen eğilimin önemli olduğunu belirtiyor.
“Gitmek isteyen ve gidebilen arasında fark var”
Gençlerin yurtdışına yöneliminin sebeplerinde yalnızca üniversitelerin eğitim kalitesinden veya uluslararası sıralamasından kaynaklanan durumlar yer almıyor. Gençlerin gelecek beklentileri ve yurtdışında yaşama istekleri de bu tercihlerin arka planını anlamada önem taşıyor.
Erdoğan’ın araştırmacılarından olduğu Habitat Derneği ile Infakto RW tarafından gerçekleştirilen Türkiye’de Gençlerin İyi Olma Hali Araştırması’nın 2025 sonuçları, başka bir ülkeye yerleşmeyi düşünen gençlerin oranının 2023’te yüzde 43,3’ten 2025’te yüzde 27,8’e gerilediğini gösteriyor. Eğitimini yurt dışında sürdürmek isteyenlerin oranı da aynı dönem içinde yüzde 28,3’ten yüzde 20,4’e düştü.
Ancak öğrenciler ayrı bir grupta değerlendirildiğinde, yurt dışına yönelik eğilim genel ortalamanın oldukça üzerinde çıkıyor. 2025’te öğrencilerin yüzde 39,9’u eğitimine yurtdışında devam etmeyi, yüzde 40,6’sı ise başka bir ülkede yaşamayı düşünüyor.
Erdoğan, son iki yılda yurtdışına yerleşme ve yurt dışında eğitim görme isteğinde görülen düşüşü, gençlerin yurtdışına gitme arzusu ile bunu gerçekleştirme imkanlarının azalma durumu ile ilişkilendiriyor. “Gitmek isteyen ve gidebilen arasında çok ciddi bir fark var” diyen Erdoğan, yurt dışında eğitim ve yaşam maliyetlerinin yükselmesinin ve kabul imkanlarının daralmasının gençlerin planlarını gerçekleştirmekte zorluk çıkardığını belirtiyor.
Gençler neden gitmek istiyor?
Yabancı bir ülkeye yerleşme isteğinin başlıca nedenleri arasında daha iyi iş olanakları öne çıkıyor. Yerleşmeyi isteyen gençlerin yüzde 68,8’i bu durumun gerekçesi olarak daha iyi iş imkanlarını sunarken, yüzde 35,3’ü daha iyi eğitim fırsatlarının peşinde. Türkiye’de geleceğini görememe, ülkenin kötüye gittiği algısı ve yaşam koşulları da diğer önemli faktörler arasında yer alıyor.
Yurt dışına gitme arzusunun, özellikle öğrenciler ve iş arayan gençlerde daha yüksek olduğunu kaydeden Erdoğan, yurtdışına çıkmanın bir “sermaye meselesi” olduğunu; dil yeterliliği ve yeni bir ülkeye uyum sağlayabilme kapasitesinin de belirleyici unsurlar arasında bulunduğunu vurguluyor: “Gitmek isteyen herkes gidemiyor.”
Gençlerin çalışma hayatına dair endişeleri de devam etmekte. Araştırmaya katılanların yüzde 72’si iş ararken kolaylıkla iş bulamayacaklarını düşünüyor. Aktif olarak iş arayan gençler arasında bu oran yüzde
