Ana içeriğe atla
EKONOMI

Kamu bankalarından faiz indirimi sözü: Pazartesiden itibaren düşüyor

Personelilan.com.tr • • 12 dk okuma
Paylaş

Diyarbakır'da düzenlenen "İş Dünyası Finans Buluşması"nda konuşan TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, "Huzur olmadan ticaret, ticaret olmadan zenginlik olmaz" diyerek kentin ekonomik büyümesine dikkat çekti. Buluşmada hazır bulunan kamu bankalarının genel müdürleri, Merkez Bankası'nın adımının ardından pazartesi gününden itibaren ticari kredi faiz oranlarında 2-3 puanlık indirime gideceklerini açıkladı.

Diyarbakır’da, Ticaret ve Sanayi Odası, Ticaret Borsası ve Diyarbakır Organize
Sanayi Bölgesi işbirliğiyle “İş Dünyası Finans Buluşması” programı düzenlendi.

Bir otelde düzenlenen toplantıda konuşan Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği
(TOBB) Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, bugün reel sektör ve finans sektörüyle
aynı salonda bir arada olduklarını belirterek, bunun önemine işaret etti.

Hisarcıklıoğlu, “Nasıl bir kuş tek kanatla uçamaz ise ekonomi de tek kanatla
yaşayamaz. İkisi de güçlü ve çalışır olmak durumunda. Yani özel sektör, finans
sektörü ikisi birbirini çalıştırmak durumunda. Bunun için de bugün Diyarbakır’da
bir araya geldik.” diye konuştu.

Özellikle kamu bankalarına teşekkür eden Hisarcıklıoğlu, sıkıntılı günlerde
kamu bankalarının hep reel sektörün yanında olduğunu ifade etti.

Hisarcıklıoğlu, dünyadaki tüm batılı ülkelerde oda ve borsaların verdiği hizmetlerin
kalitesinin bağımsız kuruluşlar tarafından ölçümlendiğini belirterek, sözlerini
şöyle sürdürdü:

“Bir sefer yıldız vermekle bitmiyor. Her yıl da kendilerinin haberi olmadan
denetlerler. Buradan baktığımız zaman Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası, Diyarbakır
Ticaret Borsası vermiş oldukları hizmetin standardı ve kalitesi itibarıyla tam
5 yıldızlı. Peki dünyada kimler 5 yıldız diye baktığımız zaman Paris Ticaret
Sanayi Odası, Londra Ticaret Odası, Berlin Ticaret Sanayi Odası da tam 5 yıldızlı
hizmet görüyor. Yani Diyarbakır’daki üyelerimizin almış olduğu hizmetin standardı,
kalitesi Almanya, Fransa ve İngiltere’den eksik değil, tam tersi fazla. Diyarbakır’a
en iyi şekilde hizmet vermek için büyük azimle çalışan, geçmişten bugüne başkanlık
yapmış tüm kardeşlerime başkanlara, yönetimlerine, meclislerine teşekkür ediyorum.”

Bir ilde, kurulan şirket sayısı, sigortalı çalışan sayısı, iş yeri sayısı,
gelir ve kurumlar vergisi mükellef sayısındaki artışın ekonominin ne kadar canlı
olduğunu gösterdiğini ifade eden Hisarcıklıoğlu, Diyarbakır’daki artış oranının
geçen yılla mukayese edildiğinde Türkiye ortalamasının üstünde olduğunu, bu
nedenle herkesi kutladığını söyledi.

Hisarcıklıoğlu, Diyarbakır’da sokaklardaki canlılığa da şahitlik ettiklerini
anlatarak, “Burada ekonominin ne kadar canlı olduğunu bizzat gördüm. Bu
neyi gösteriyor? Huzur, güven ve istikrar ortamı öne çıktığı zaman ticaret de
öne çıkıyor. Huzur olmadan ticaret olmaz, ticaret olmadan da zenginlik olmaz.
İnşallah Diyarbakır’ı çok daha güzel günler bekliyor.” ifadelerini kullandı.

Finansmanın adeta vücuttaki kan akışı gibi olduğunu belirten Hisarcıklıoğlu,
kan akışı tıkandığı zaman organların düzgün çalışmadığını, hastalıkların başladığını
ifade etti.

Hisarcıklıoğlu, şöyle konuştu:

“Finansmana erişimde sıkıntıların tek sorumlusu bankalarımız değil, bunu
biliyoruz. Makroekonomik koşullar, kredi büyüme sınırları gibi düzenlemeler
nedeniyle bankalarımızın da elleri kolları bağlı ama hepimizin derdi ortak.
Empatiyi güçlendirip, birbirimizi doğru anlarsak ve birlikte hareket edersek
bu sorunların iyileştirilmesi için güçlü bir ortak ses olabiliriz. Bu toplantıyı
kıymetli kılan da bu. En büyük sıkıntı daralan kredi limitleri, yüksek faizler,
aşırı teminat talepleri. Sizlerden bu yönde gelen talepleri aktarıyoruz. Ticari
kredilerdeki büyüme sınırı kobilere yönelik pozitif ayrımcılık yapıp gevşetilmesi
lazım.
Yüksek enflasyonla mücadeleyi zayıflatmayacak şekilde reel ekonomiye dönük desteklerin
hızlıca hayata geçirilmesi lazım. İhracatçımızı rahatlatmak için reeskont kredilerinin
döviz dönüşüm desteğinin ciddi ölçülerde arttırılmasını talep ediyoruz. Bazı
taleplerimizin neticesinde düşük faizli, uzun vadeli, Kredi Garanti Fonu destekli
‘Nefes Kredileri’nin başlatılmasını sağladık ama denizde bir damla su. Şimdi
bunun 100 milyara çıkartılmasını istiyoruz. Teminat yetersizliği çeken firmalara
nefes aldıracak, finansman yükünü hafifletecek, üretim ve istihdamı koruyacak,
yeni imkanların getirilmesini bekliyoruz.
Artan maliyetler özellikle tarımda, istihdamda ve enerjide hepimizin belini
büküyor. Merkez Bankası 2 gün önce güzel bir kararla faiz oranlarına 3 puanlık
indirim sağladı. Şubat ayında da yüzde 40’larda seyreden Türk lirası gecelik
faiz oranı yüzde 37’ye çekildi. Merkez Bankası’nın bu normalleşme adımı piyasalara
nefes aldıracak olumlu bir gelişmedir. Bunu sanayicimiz, tüccarımız üzerindeki
faiz yükünü hafifletmek adına memnuniyet verici bir başlangıç olarak görüyoruz.
Bankacılık sektörümüzü de vakit kaybetmeksizin, ticari kredi faizlerine 3 puanlık
indirimi yansıtmaya davet ediyoruz. Özellikle politika faiziyle kredi faizlerinin
arasında tam 20 puan fark var. Bu faiz yükünü taşıyamayız.”

Geleceğe dair umutlu olduklarını dile getiren Hisarcıklıoğlu, tüccarın, sanayicinin
umutsuz olması halinde iş yapamayacağını belirtti.

Hisarcıklıoğlu, “İnancımız gereği de umutsuz olamayız. Geleceğimiz bugünden
daha iyi olacak. Bir ve beraber olduğumuzda Allah da rahmetini, bereketini ona
göre verir. Birlikte rahmet ve bereket, ayrılıkta azap vardır. Birliğin getirdiği
en büyük sonuç bu değerli kardeşlerim. Yeter ki birbirimizi ötekileştirmeyelim.
Birbirimizi etnik kökeninden, mezhebinden, inancından, dininden. siyasi fikrinden
dolayı öteki görmeyelim. Aynı masada ortak akılda birleşeceğiz, hep beraber
yürüyeceğiz.” dedi.

Ziraat Bankası Genel Müdürü Alpaslan Çakar, Diyarbakır’ı potansiyeliyle değerlendirmek
gerektiğini belirterek, tarımsal potansiyelin gelişmesi, tarımdaki verimlilik
ve özellikle tarıma dayalı endüstri ve sanayinin gelişmesiyle Diyarbakır’ın
hak ettiği yere mutlaka kavuşacağını söyledi.

Çakar, “Terörsüz Türkiye” sürecinin önemine işaret ederek, tesis
edilen huzur ve güven ortamında Diyarbakır, bölge ve ülke ekonomisinin çok daha
farklı noktaya geleceğini belirtti.

Yeni bir dünyanın kurulduğunu ve şekillendiğini dile getiren Çakar, şöyle konuştu:

“Bu ülkenin potansiyeline inanıyoruz. Bu ülkede gerçekten sektörler itibarıyla
bakıldığında çok ciddi altyapımız var, girişimci bir ruhumuz var. Endüstriyel
dönüşümü yakalıyor olmamız lazım. Artık dünyada ne kadar ürettiğinle kimse ilgilenmiyor,
ne kadar katma değerle ürettiğinle ilgileniyor. Hangi maliyetle yönettiğiniz
ile ilgileniliyor. Bu ülkede dört temel sektör her zaman çok ön planda olacak.
Biri savunma sanayi. Dünyadaki gelişmeler savunmaya yapılan yatırımların daha
da artacağını gösteriyor. İki bu yapay zekayla beraber ilaç sanayi çok değerli
hale gelecek. Tarım hiçbir zaman geri düşmeyecek.
Çünkü tarımda paranız olsa bile bazen mal alamayabiliyorsunuz. Ukrayna-Rusya
savaşını hatırlayın. Dünyaya buğday sevkiyatı yapılamadı. Sayın Cumhurbaşkanı’mızın
müdahalesiyle dezavantajlı ülkelere buğday sevkiyatı yapılabilirdi. Bir başka
konu enerji. Ülkede maalesef ciddi bir enflasyon var ama şunu bilin bu enflasyonu
çözmek zorundayız. Enflasyonu yönetmeden hiçbir şeyi yönetemeyiz. Çünkü doğru
zemin, doğru altyapı, yatırım ortamı ancak enflasyonist olmayan ülkelerde veya
ekonomik ortamlarda olabilir. Fiyat istikrarını, finansal istikrarı ve onun
getirdiği ekonomik istikrarı sağlamak zorundayız ve bunu taçlandıracak olan
siyasal istikrar. Bu dördü birbirini tamamladığında yatırım yapılabilir. Öngörülebilen
olmak en önemlisi. Dolayısıyla enflasyonu yönetiyor olmamız lazım. Bugün bu
enflasyonu yönetmeye yönelik olarak bir orta vadeli program uygulanıyor. Orta
vadeli programın çok farklı bütün sektörleri etkileyen boyutları var. Faiz oranları
özellikle üst bant faiz oranı 40’dan 37’ye indirildi. Biz belki fark etmişsiniz
mevduat piyasasına bu yansıdı. Mevduat piyasasına yansıdıktan sonra kredi faiz
oranına da yansır. Bankalar olarak faizin şu aşamada en çok düşmesini isteyen
biziz.
Bunun önümüzdeki hafta kredi piyasasına da fiyatlama, faiz oranları itibarıyla
yansıdığını hep beraber göreceğiz.”

Çakar, nakit akışının doğru yönetilmesinin çok önemli olduğunu belirterek,
buna dikkat edilmesi gerektiğini söyledi.

Kamu bankaları olarak iş dünyasının yanında olmaya devam edeceklerini ifade
eden Çakar, “Finansal hayatınızı kolaylaştırmaya devam edeceğiz. Likidite
sıkıntısı yaşayan herkese veya özellikle yapılandırma isteyen herkese niyet
halis olmak kaydıyla, ödeyebilme kabiliyeti olmak kaydıyla mutlaka çözüm getireceğiz.
Bundan tereddüdünüz olmasın.” dedi.

Çakar, sözlerini şöyle tamamladı:

“Suriye ile görüşmelerimiz devam ediyor. Yakında inşallah orada bir banka
kurmak istiyoruz. Belli bir olgunluğa kadar geldi. Oradan haber bekliyoruz.
İnşallah orada bir banka kurup buradaki finansal akışı ve finansal akışkanlığı
hızlandırmış oluruz. Irak’ta Bağdat ve Erbil’de şubelerimiz var. Dolayısıyla
gittiğinizde onu değerlendirebilirsiniz.”

Halkbank Genel Müdürü Recep Süleyman Özdil de Diyarbakır’daki güzel yapılaşmanın
ve değişimin gurur verici olduğunu belirtti.

Özdil, “Diyarbakır’a birazcık ayrımcılık yapalım diye arkadaşlarımı talimatlandırdım.
Türkiye’nin birliği, beraberliği inşallah Cizre’de ve Diyarbakır’da kurulacak
güzel ilişkilerle olacak. İnşallah bu kardeşlik iklimi hepimize kazandıracak.
Türkiye’nin doğusunda, batısında herhangi bir eve cenaze gelmemesi en büyük
kazancımız. Bunu bir de ekonomik olarak da taçlandırırsak bu bizim önümüzü açacak.
Üç banka olarak üstümüze düşeni yapacağız. Halkbank olarak hem bölgede hem bütün
Türkiye sathında sahada olmayı daha da hızlandırıyoruz.” diye konuştu.

Dünyanın zor bir süreçten geçtiği bu dönemde iş insanlarının desteklenmesi
konusunda üzerlerine düşeni yapacaklarını ifade eden Özdil, şunları kaydetti:

“Yapılandırmada, hatta gerekiyorsa özel birtakım talepleriniz olursa onları
da karşılamak için Hazinemizin, Maliyemizin, Bakanımızın da desteğini isteyeceğiz.
Bu konuda kendisinin de sizlere selamı ve sözü var. Elimizden geleni yapıp bu
süreci aşacağımızı düşünüyorum. Üzerimize düşeni yapacağız, inşallah bu zor
süreci hep beraber atlatacağız. Önümüzü aydınlık görüyorum. Bu dönemi geçip
inşallah önümüzdeki dönemde çok daha güçlü bir Türkiye’yi hayal edeceğiz ve
bunun gerçekleştiğini göreceğiz.”

Vakıfbank Genel Müdürü Osman Arslan da Diyarbakır’da 9 şube ve 151 çalışanla
hizmet verdiklerini belirtti.

Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun’un
önemine değinen Arslan, “Bunun ekonomik, finans ayağının en güçlü olması
noktasında, değil elimizi, gövdemizi taşın altına koyacağız Allah’ın izniyle.”
dedi.

Arslan, şöyle konuştu:

“Dünya Bankası’ndan 1,5 milyar avroluk bir kaynak getirdik. Bunun önemli
bir kısmını kalkınmada öncelikli yöreler, kadın ve genç girişimcilere ayırdık.
Hızlıca bu kaynağın önemli bir kısmını Diyarbakır’a ve bu bölgeye tahsis etmeye
başladık. Daha da hızlanacağız arkadaşlar. Ayrıca Kredi Garanti Fonu’ndan verilen
kefalet desteğinde elimizde biraz limit kalmıştı. Bu 1 milyar (lira) limitin
tamamını Diyarbakır’a, başta kadınlar ve gençler olacak şekilde aktaracağız.
Merkez Bankası gecelik fonlama faizini yüzde 37’ye düşürdü. Hemen pazartesi
gününden itibaren kamu bankaları olarak biz de 2-3 puan aşağı indireceğiz tüm
faiz oranlarını ama kadınlarımıza, gençlerimize daha da düşük olacak. Taleplerinizi
bekliyoruz. Müşterilerimizi bekliyoruz. Elimizden gelenin fazlasını yapacağımıza
söz veriyorum.”

Kredi Garanti Fonu (KGF) Yönetim Kurulu Başkanı Erdoğan Özegen ise teminat
sorunu çeken firmalara, bankalarla işbirliği yaparak kefalet sağladıklarını
ve böylece firmaların finansmana erişimini kolaylaştırdığını söyledi.

Özegen, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Kredi Garanti Fonu bugün 600 binin üzerinde firmaya 1,7 trilyon liranın
üzerinde bir krediye kefalet sağlamıştır. Bunu iş dünyası adına çok kıymetli
buluyorum. Pandemi döneminde ve 15 Temmuz hain darbe girişimi sonrasında, ‘Büyük
KGF’ vizyonuyla piyasaların nereye gideceğini bilmediği, finansmana erişimin
çok zorlaştığı günlerde KGF bankalarımızla birlikte çok kıymetli programlara
imza attı. Şu ana kadar Diyarbakır’da yaklaşık 8 bin 900 firmamıza kefalet sağlamış
durumdayız. 17,2 milyar liralık bir krediye kefalet vermişiz. Buna ilave olarak
2025 ve 2026’da yine başkanımızın talimatları ve girişimleriyle ve bankalarımızın
koydukları katkıyla özellikle kamu bankalarımız yaklaşık iki “TOBB Nefes”te
de 1000’in üzerinde firmamıza 1,2 milyar lira Diyarbakır özelinde kefalet vermiş
durumdayız. Dolayısıyla yaklaşık olarak Diyarbakır’da 20 milyar liraya yakın
bir krediye kefalet vermiş durumdayız.”

Özegen, teminatla ilgili problemler ve teminata esas kıymet, değer, menkul
ve gayrimenkullere atfedilen finans sektöründeki değerleri dikkate aldığında
KGF kefaletinin bölge için çok önemli olduğunu belirtti.

TOBB Nefes Kredisi’nin ikinci diliminin 2026 yılı için devam ettiğini kaydeden
Özegen, “Merkez Bankası ile başkanımız görüşüyor, 3’üncü ve 4’üncü dilimleri
de aralıksız devam ettirmeyi planlıyoruz. Şu anda bizim KGF öz kaynaktan bankalarımızla
yürüttüğümüz yaklaşık 10 programımız var. Diğer taraftan 7 Hazine kontrgarantisiyle
devam ettirdiğimiz programın olduğunu ifade etmek isterim. Geçtiğimiz günlerde
Ziraat, Halk ve Vakıf Bankası ile yeni başladığımız tematik programlar ve hazırlığını
yaptığımız programlar var. Ayrıca tarımla ilgili öz kaynaktan bir programa çıktık.
Ziraat Bankası bu konuda lokomotif ancak orada sübvansiyonlu krediler kullanılırken
biz KGF öz kaynaktan bir pilot uygulama olarak başladık. Gayet de başarılı bir
şekilde gidiyor. Bölgemiz ve ülkemiz için yeni kardeşlik ikliminin inşallah
ilelebet devam edeceğine yürekten inanıyorum. Bunun ekonomik değerleriyle de
bölge halkı tarafından taçlandırılarak Türkiye ekonomisinin gelecekte daha güzel
yerlerde olacağına yürekten inanıyorum.” ifadelerini kullandı.

Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Mehmet Kaya da “Terörsüz Türkiye”
sürecine değinerek, “Bir Çerçeve Yasa var. 50 yıllık bir çatışmalı süreç
bu ülkede sonlanıyor. 20 aydır tek bir insanımız ölmedi. Bundan daha değerli
hiçbir şey olmaz.” dedi.

Bu toplantı kararını aldıktan sonra sektörlere yaptıkları çağrıda finans sektörü
ile birebir görüşme yapmak için 250 başvuru aldıklarını ifade eden Kaya, bu
buluşmada iş dünyası olarak bankacılık sektörüne taleplerini ileteceklerini
kaydetti.

Kaya, “Kadın girişimcilerimiz özellikle bölgede şu an önemli bir aşamadalar.
Kadın girişimcilerimize özellikle bazı kredilerde pozitif ayrımcılık talebimiz
var. Bu çatışmaların en çok etkilediği sektör tarım ve hayvancılık. Şimdi barışla
birlikte hızlı bir şekilde insanlar tarıma ve hayvancılığa yönelecek. Oradaki
limitler konusunda Sayın Genel Müdürüm (Alpaslan Çakar) çok teşekkür ediyorum.
Ziraat Bankası olarak Diyarbakır’ı iyi bir noktaya getirdiniz. Bölge, tarımda
Türkiye’yi hatta Ortadoğu’yu doyurabilecek bir noktada, bu potansiyelimizi kullanalım.
Bu konuda da limit anlamında sizden destek rica ediyorum.” diye konuştu.

Diyarbakır Organize Sanayi Bölgesi (OSB) Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Fidan
da OSB’de 370 fabrikanın faaliyet gösterdiğini ve yaklaşık 23 bin kişinin burada
istihdam edildiğini söyledi.

Sanayicilerin en önemli sorunlarından birinin finansmana erişim olduğunu ifade
eden Fidan, şöyle konuştu:

“VakıfBank da Halk Bankası da Ziraat Bankası da her gittiğimizde sanayicimiz
için kapılarını açık tuttu. Sonuna kadar Diyarbakır için ellerinden ne geliyorsa
yardımcı oldular. Sorunumuz sadece finansa erişim değil. Elbette faiz oranlarıyla
ilgili bankaların yapabileceği bir şey yok ama sizden ricamız bugün iş adamlarının
kullandığı kredilerde 3-4 puan düşürmeniz. Bu sanayici için büyük bir rakam.”

Fidan, “Terörsüz Türkiye” sürecine de değinerek, “Bu süreçle
beraber inşallah güzel şeyler olacağına inanıyoruz. Artık Diyarbakır bir sanayi
kenti olacak.” ifadesini kullandı.

Diyarbakır Ticaret Borsası Başkanı Engin Yeşil de bankacılık sektörünün reel
sektörü dinlemesi, reel sektörün de bankacılık sektörünün şartlarını bilmesi
gerektiğini belirtti.

Yeşil, “İstişare varsa güven vardır. Güven varsa ticaret vardır. Ticaret
varsa üretim, yatırım ve istihdam vardır.” dedi.

Kentin ticaret, tarım ve hayvancılık potansiyeline değinen Yeşil, hedeflerinin
sadece tarlada ürün üretmek olmadığını, ürünü kentte işleyerek, paketleyip markalaştırarak,
ülkeye ve dünyaya satmak istediklerini söyledi.

Yeşil, girişimcilerin kente yatırım yapma arzusunun olduğunu ve bunun için
finansmana ihtiyaç duyulduğunu belirterek, kente yapılacak yatırımın bütün bölgeye
katkısının olacağını vurguladı.

Çerçeve Yasa’nın TBMM’den geçmesini bölgenin geleceği açısından çok önemli
gördüklerini dile getiren Yeşil, şunları kaydetti:

“İş dünyası olarak huzurun ve güvenin kıymetini çok iyi biliyoruz. Çünkü
ekonominin en büyük teşviki huzurdur. Huzur güçlendikçe yatırım artar, turizm
gelişir, ticaret büyür, yeni fabrikalar açılır, gençlerimize yeni iş kapıları
doğar. Artık Diyarbakır’ın potansiyelini çok daha güçlü biçimde ekonomiye kazandırma
zamanıdır. Geçmişin sorunlarıyla değil geleceğin yatırımlarıyla anılmak istiyoruz.
Diyarbakır üretimiyle, ihracatıyla konuşulsun istiyoruz.”

Diyarbakır Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği Başkanı Alican Ebedinoğlu da
“Terörsüz Türkiye” süreci ile Türkiye’nin yeni bir döneme girdiğini
söyledi.

Bu süreçte çözüm ve huzur ortamının sadece toplumsal değil, ekonomik bir dönüşümün
de önünü açacağına inandıklarını belirten Ebedinoğlu, şunları kaydetti:

“Bölgenin ekonomik kalkınmasına yönelik bir finans seferberliğinin çözüm
sürecinin en güçlü desteklerden biri olacağına inanıyoruz. Diyarbakır’ın yatırıma
hazır olduğunu görüyoruz artık. Çözüm süreciyle birlikte güven ortamının güçlenmesi,
turizmden sanayiye, tarımdan ticarete kadar birçok sektörde yeni yatırımların
önünü açacaktır, ancak bunun için finans sektörünün de dönüşümün yanında olması
gerekiyor. Çözüm sürecinin ekonomik ayağını birlikte kurmalıyız. Esnaf ve sanatkarlar
olarak üzerimize düşeni yapmaya hazırız. Bankalarımızın da bölgenin ekonomik
potansiyeline güvenerek esnafımızın ve iş dünyamızın yanında daha güçlü durmasını
bekliyoruz. Çünkü huzurun kalıcı olması için ekonomik refahın şart olduğunu
hepimiz biliyoruz.”

Programda daha sonra iş dünyası ve finans sektörünün temsilcileri, talep ve
beklentilere ilişkin basına kapalı görüşmeler gerçekleştirdi.

Yazar Personelilan.com.tr
İLGİLİ HABERLER