Ana içeriğe atla
EĞITIM

Yoksulluk Eğitimde Eşitliği Tehlikeye Atıyor!

Personelilan.com.tr • • 4 dk okuma
Paylaş

Derin yoksulluk içinde yaşayan çocukların evlerinde okul hazırlıklarına dair bir “tatlı telaş” gözlemlenmiyor. Her eğitim döneminin başlangıcında kırtasiye malzemelerinin ya hiç temin edilememesi ya da çok gecikmeli alınması sonucu, derslerinden geri kalan çocukların sayısı her geçen yıl artış gösteriyor. Malzemeleri olan arkadaşlarının yanında kendini kötü hisseden ve bazen okula poşetle giden öğrenciler mevcut. Yoksulluk, eğitimden kopuşun en önemli sebeplerinden biri olarak karşımıza çıkıyor.

“Okul Kırtasiyesi İçin Dayanışma” kampanyasını hayata geçiren Derin Yoksulluk Ağı Araştırma ve Savunu Koordinatörü Önder Uçar ile derin yoksulluğun çocukların eğitim hayatındaki etkilerini değerlendirdik.

ÇOK SAYIDA KOŞUL

Yoksulluk içinde yaşayan bir çocuk için okula devam edebilmek, beslenme, barınma, ulaşım, sağlık masrafları, kırtasiye ihtiyaçları ve ailenin gelir durumu gibi pek çok koşula bağlı olduğunu belirten Uçar, yoksulluğu değerlendirirken bakış açılarını şöyle özetledi:

“Yoksulluğu sadece gelir yetersizliği üzerinden incelemiyoruz. Derin yoksulluk, bir hanenin gıda, barınma, sağlık, eğitim, enerji ve ulaşım gibi temel ihtiyaçlarını düzenli ve yeterli olarak karşılayamaması ve bu yoksunlukların zaman içinde birbirini besleyerek kalıcı hale gelmesidir. Eğitim hakkı da bu koşullardan bağımsız değildir. Çocuğun okula kayıtlı olması, mutlaka eğitim hakkına eşit erişim sağladığı anlamına gelmiyor.”

“Bugün Derin Yoksulluk Ağı olarak 141 kayıtlı haneyi takip ediyoruz. Bu sayı, Türkiye’deki derin yoksulluk yaşayan hanelerin toplamını değil, bizim doğrudan temas kurduğumuz ve ihtiyaçlarını gözlemlediğimiz haneleri temsil ediyor. Ancak bu hanelerde gözlemlenen durumlar, yoksulluğun çocukların eğitim hayatındaki etkilerini daha iyi anlamamıza yardımcı oluyor. Eğitim alanındaki en büyük problemlerden biri, okula gitmenin giderek daha fazla maliyet oluşturması. Hane, kira, fatura ve gıda masrafları arasında seçim yapmak zorundaysa, eğitim giderleri ertelenebilen harcamalar olarak görülüyor.”

AYRICALIK DEĞİL HAK

Uçar, çocuğun çantası, defteri, kalemi ve diğer temel okul malzemeleriyle okula gitmesinin bir ayrıcalık değil, eğitim hakkının bir parçası olduğunu vurguladı. Çocuğun gerekli malzemeleri yanında bulunduramaması veya okulda gerçekleştirilen etkinliklere maddi sebeplerle katılamaması, yalnızca akademik sürecini değil, çocuğun okula aidiyet duygusunu ve sosyal yaşamını da olumsuz etkiliyor.

108 HANEYLE ÇALIŞMA

Saha bulgularının eğitimden kopuş ile yoksulluk arasındaki ilişkiyi net bir şekilde gösterdiğini ifade eden Uçar, 108 hane ile yapılan çalışmanın sonuçlarını şu şekilde aktardı:

“Çalışmamızda son iki yıl içinde 27 çocuğun okulu terk ettiğini ve bu çocukların 16’sının çalışmak için eğitimden ayrıldığını tespit ettik. Eğer bir çocuk düzenli olarak okula gelmiyorsa, sadece ‘neden devamsız?’ sorusunu sormak yeterli değil. Aynı zamanda ‘Bu çocuk çalışıyor mu? Evde bakım sorumluluğu mu var? Ulaşım masraflarını karşılayabiliyor mu? Yeterince beslenebiliyor mu? Ailesi kira veya fatura krizleri mi yaşıyor?’ gibi soru işaretlerine de yanıt aramak gerekiyor.”

Sahada yapılan gözlemler, eğitimden kopuşun arkasındaki çok boyutlu tabloyu da gözler önüne seriyor. Aynı 108 haneden 91’i düzenli yemek hazırlamakta zorluk çekerken, 61 hane son iki yıl içinde en az iki kez kirasını ödeyemedi. 51 hane bu süre zarfında birden fazla kez taşınmak zorunda kalmıştı. 66 hane, ilaç alabilmek için borçlanırken, 27 hane eczaneye kimlik bırakarak ilaç temin etti.

Bu durumlar eğitim verileridir. Açlık, sık taşınma, barınma güvencesizliği, sağlık hizmetine erişememe ve sürekli bir ekonomik kriz, çocuğun okula devamını, öğrenme kapasitesini ve okulda kendini güvende hissetme durumunu doğrudan olumsuz etkiliyor. Eğitim hakkına eşit biçimde erişim, yalnızca kayıtlı olmakla eşdeğer değildir. Bir çocuğun okula aç gidip gitmediği, okul malzemelerine sahip olup olmadığı, ulaşım masraflarını karşılayıp karşılayamadığı ve evde ders çalışabileceği uygun koşulların bulunup bulunmadığı gibi unsurlar, eğitim hakkının ayrılmaz bir parçasıdır.

DAYANIŞMA ÇAĞRISI

Derin Yoksulluk Ağı, çocukların okul ihtiyaçlarına destek sağlamak isteyenleri “Okul Kırtasiyesi İçin Dayanışma” kampanyasına katılmaya davet ediyor. Kampanya, her çocuk için 5 bin TL değerinde çanta ve kırtasiye yardımı sağlamayı hedefliyor.

“Çantası, defteri ve kalemiyle okula başlamak, her çocuğun hakkıdır” temasıyla başlatılan kampanya, ekim ayı sonuna dek devam edecek.

ÖNCELİKLE YAPILMASI GEREKENLER

– Her çocuğa okulda ücretsiz ve nitelikli bir öğün sağlanmalıdır.

– Kırtasiye, çanta, okul kıyafeti, ulaşım ve dijital erişim gibi zorunlu eğitim masrafları çocukların okula devamını engelleyen mali engeller olmaktan çıkarılmalıdır.

– Devamsızlık ve okul terkleri düzenli olarak izlenmeli; ekonomik sebeplerle okuldan uzak kalan çocuklara sosyal hizmet müdahalesi yapılmalıdır.

– Çocuk işçiliğiyle mücadele, sadece denetim politikaları değil, hanenin gelirini güvence altına alan sosyal politikalar eşliğinde yürütülmelidir.

– Özellikle tek ebeveynli, çok çocuklu veya özel gereksinimli bireylerin bulunduğu hanelerde sosyal destekler, gerçek yaşam maliyetlerini dikkate alarak artırılmalıdır.

– Eğitim hakkına erişim, sadece kayıt ve devam sayılarıyla değil, çocuğun beslenme, barınma, sağlık ve okul yaşamına eşit katılım koşullarıyla birlikte değerlendirilmelidir.

Figen ATALAY

Yazar Personelilan.com.tr
İLGİLİ HABERLER