Öğretmenler Tercih Yapmaya Zorlanıyor!

Millî Eğitim Bakanlığı Personel Genel Müdürlüğü, “İhtiyaç ve Norm Kadro Fazlası Öğretmenlerin Yer Değiştirme Duyurusu”nu 24 Ağustos’ta yayımladı. Duyurunun takvim kısmında, öğretmenlerin norm ve ihtiyaç fazlası olarak belirlenmesine yönelik itirazların 2 Eylül’e kadar alınacağı ve değerlendirileceği belirtiliyor. Ayrıca, tercih başvurularının 4-7 Eylül tarihleri arasında alınacağı, atamaların ise 8 Eylül’de gerçekleştirileceği açıklandı. Ancak, Mamak İlçe Millî Eğitim Müdürlüğü, sürecin henüz başlamadan öğretmenleri çağırarak ayrı bir “görevlendirme formu” doldurmalarını talep etti.
Bu formda öğretmenlerden, isteklerine bağlı olarak 5 okulu belirtmeleri ve kendi alanlarında ihtiyaç olmaması durumunda başka bir branş tercih etmeleri isteniyor. Öğretmenler, imzalarıyla “Aşağıda belirttiğim okullardan birisine görevlendirilmek istiyorum” diye talepte bulunmuş oluyor. Formda, kendi alanında görevlendirilme yapılamayan öğretmenlerin ilçe millî eğitim müdürlüğü tarafından resen görevlendirileceği belirtiliyor.
‘TERCİHE ZORLAYAN BİR NİTELİK KAZANDI’
Eğitim Sen Ankara 1 No’lu Şube Sekreteri Sibel Gökçe Evci, konuyla ilgili olarak Cumhuriyet’e değerlendirmelerde bulundu. Uygulamanın öğretmenleri tercih yapmaya zorlayan bir hale geldiğini dile getiren Evci, “Öğretmenlere bir yandan ‘görevlendirilmek istiyorum’ şeklinde bir belge imzalatılırken, diğer yandan kendi alanlarında görevlendirilemezlerse resen görevlendirilecekleri ifade ediliyor. Bu durum, öğretmenlerin ‘Tercih yapmazsam nereye gönderileceğim?’ kaygısıyla tercih yapmalarına neden oluyor. Böyle bir ortamda yapılan tercihin ne derece özgür iradeye dayandığını sorgulamak gerekiyor.” şeklinde konuştu.
Zamanlama açısından da belirsizlik bulunduğunu vurgulayan Evci, “Bakanlığın kendi takvimi henüz tamamlanmamışken, öğretmenin norm fazlası belirlemesine itiraz hakkı devam ederken, ilçe milli eğitim ayrı bir görevlendirme süreci başlatıyor. Öğretmen bugün görevlendirme talebinde bulunuyor, birkaç gün sonra Bakanlığın sisteminden yer değiştirme tercihi yapacak. 8 Eylül’de atamalar yapılacak. O halde alınan görevlendirme taleplerinin durumu ne olacak? Görevlendirme talebi ile yer değiştirme tercihi farklı okullar için olursa hangisi esas alınacak?” ifadelerini kullandı.
‘ÖZEL EĞİTİM ÖĞRETMENİ AÇIĞININ KARŞILANMASIYLA BAĞLANTILI’
Bakanlık duyurusunda, üzerinde sonuçlandırılmamış görevlendirme kararnamesi bulunan bir öğretmenin atamasının yapılamayacağına dikkat çeken Evci, “Birkaç gün içinde sonuçlanacak bir yer değiştirme süreci varken, neden öğretmenlerden ayrıca görevlendirme talebi alındığının açıklanması gerekiyor. Aynı öğretmeni iki ayrı sürece sokmak hem belirsizlik yaratır hem de öğretmenin tercih hakkını sağlıklı bir şekilde kullanmasını zorlaştırır” dedi.
Uygulamanın Mamak’taki özel eğitim öğretmeni ihtiyacıyla da alakalı olduğunu belirten Evci, “Öğretmenlerden kendi alanlarında ihtiyaç olmaması halinde başka bir branşta görevlendirme tercihi alınmasının, ilçedeki özel eğitim öğretmeni açığının kapatılmasıyla bağlantılı olduğu ifade ediliyor” şeklinde konuştu.
‘PEDAGOJİK YETERLİK GEREKTİRİR’
Evci, bu uygulamanın pedagojik açıdan da ele alınması gerektiğini belirterek, “Burada sadece öğretmenin görev yaptığı okulun değiştirilmesinden söz etmiyoruz. Alanında eğitim almış bir öğretmenin çeşitli bir alanda görev alması gündeme geliyor. Özellikle özel eğitim durumunda bu konu daha da önem kazanıyor. Özel gereksinimli çocuklarla çalışmak, bu alana özgü bilgi ve pedagojik yeterlilik gerekmektedir. Öğretmenlerin özel eğitim alanında hangi eğitime ve yeterliğe dayanarak görevlendirileceği açıklanmalıdır.” dedi.
‘ZORLAYAN BİR ARACA DÖNÜŞTÜRÜLMEMELİ’
Evci, özel eğitim alanındaki öğretmen açığının farklı branşlardaki norm fazlası öğretmenler üzerinden çözülmemesi gerektiğini vurguladı ve şöyle devam etti: “Bir yanda bazı alanlarda norm fazlası öğretmen, diğer yanda özel eğitimde öğretmen açığı olmak, bu iki sorunun öğretmenleri bir alandan diğerine yönlendirerek çözülebileceği anlamına gelmez. Özel eğitimdeki öğretmen ihtiyacının çözümünü, bu alanda yeterli sayıda öğretmenin kadrolu ve güvenceli bir şekilde istihdam edilmesi oluşturmalıdır.”
Evci, “Öğretmenlerin görev yeri ve çalışma alanı belirsizlik ve kaygı üzerinden belirlenemez. Bakanlığın açıkladığı takvim ve öğretmenlere tanınan itiraz ve tercih hakları dikkate alınmalıdır. Resen görevlendirme olasılığı, öğretmenleri istemedikleri bir tercihte bulunmaya zorlayan bir araca dönüştürülmemelidir.” şeklinde sözlerini tamamladı.
Taylan GÜLKANAT
