Ana içeriğe atla
EĞITIM

OECD Zirvesi: Türkiye’de Eğitimde Yeni Dönem!

Personelilan.com.tr • • 3 dk okuma
Paylaş

Cormann, İstanbul’da düzenlenen OECD 6. Beceriler Zirvesi’nde Türkiye’deki eğitim projeleri ve yenilikler üzerine değerlendirmelerde bulundu.

Zirvenin olumlu çıktıları olduğuna dikkat çeken Cormann, Türkiye’nin becerilere olan bağlılığını en yüksek düzeyde sergilediğini ifade etti.

Cormann, “Zirveden alınan mesaj çok net. İnsanlar daha uzun süre yaşıyor ve çalışıyor. Yapay zeka, dijital teknoloji ve enerji dönüşümü, iş dünyasında hızlı değişimler yaratıyor. Beceri sistemlerimizin bu değişimlere uyum sağlaması şart.” şeklinde konuştu.

“OECD olarak Milli Eğitim Bakanlığı’nın iki yeni projesine destek vermek bizim için bir gurur kaynağı”

OECD’ye üye ülkelerde çalışma çağındaki nüfusun 2023 ile 2060 yılları arasında yüzde 8 oranında azalacağı öngörülüyor. Cormann, gelecekte uzun süreli çalışma hayatları için daha fazla insana ihtiyaç duyulduğunu belirtti.

İş gücünde, 55-65 yaş arası çalışanların sadece yüzde 24’ü ve 35-54 yaş arası çalışanların ise yüzde 41’i işe yönelik eğitimlere katılmakta. Bu açığı kapatmak için hedefe yönelik mali destek, ilgili kursların işverenlerle iş birliği içinde tasarımı ve esnek öğrenme seçeneklerinin geliştirilmesi önem taşıyor.

Türkiye, bu konuda adım atıyor. ‘Türkiye Yüzyılı’ eğitimi, yeni ulusal müfredatı ile becerilerin öğretim ve değerlendirilmesinde öncelikli bir konumda yer alıyor. OECD olarak Milli Eğitim Bakanlığı’nın çıraklık ve yapay zeka çağında beceri yönetimi üzerine olan iki projesini desteklemekten mutluluk duyuyoruz. Ayrıca, 8 Eylül’de Türkiye’nin eğitim sisteminin öğrencileri geleceğe ne ölçüde hazırladığına dair yeni bilgileri içeren Uluslararası Öğrenci Değerlendirme Programı’nın (PISA) 2025 edisyonunun sonuçlarını açıklayacağız.

“Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli, PISA ile uyumlu”

Cormann, beceri odaklı bir müfredatın, öğrencilerin sadece bilgi birikimlerini değil, bu bilgileri nasıl uyguladıklarını da değerlendirdiklerini vurguladı.

Öğrenciler, bilgilere dayalı problemleri çözme, mantık yürütme ve öğrendiklerini farklı bağlamlarda kullanma becerilerini sergilemeli. PISA, bu yetenekleri ölçme konusunda büyük bir rol oynuyor.

PISA’nın, 15 yaşındaki öğrencilerin gerçek dünya sorunları ile başa çıkma yeteneklerini değerlendirdiğine dikkati çeken Cormann, “Örneğin, PISA 2025’in ana teması olan fen bilimlerinde öğrencilere sadece bilimsel bilgileri bilip bilmediği sorulmaz. Gördüklerini açıklamak, kanıtları değerlendirmek ve bilinçli kararlar almak için bilimi nasıl kullanacakları da sorgulanır.” dedi.

Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’nin bu ölçümlerle uyumlu olduğunu ifade eden Cormann, “Ancak bir müfredat, sını değimi sağladığında etkili olur. Öğrencilerin düzenli olarak akıl yürütme, araştırma ve sorun çözme fırsatına sahip olmaları gerekmektedir.” şeklinde ekledi.

“Yenilikçi alan” analizlerinin sonuçları nisan ve mayısta açıklanacak

“Yenilikçi alan” olarak tanımlanan PISA 2025 çerçevesine dahil edilen “Dijital Dünyada Öğrenme” ve “Yabancı Dil” konularına da değinen Cormann, bu yeni değerlendirmelerin öğrencilerin daha ileri öğrenime ve gelecekteki iş hayatlarına hazırlıkları hakkında daha kapsamlı bilgiler sunduğunu belirtti.

Cormann, öğrencilerin bağımsız öğrenme, dijital araçlarla problem çözme ve yabancı dillerde iletişim kurma becerilerinin test edilerek, temel derslerin yanı sıra kapsamlı bir değerlendirme sağlandığını vurguladı.

Dijital Dünyada Öğrenme alanının, öğrencilerin dijital araçları kullanarak bilgiyi nasıl oluşturduklarını ve problemleri nasıl çözdüklerini incelediğini kaydeden Cormann, “Sadece başarılarına değil, öğrenme yöntemlerine, stratejilerini nasıl belirlediklerine, geri bildirimleri nasıl değerlendirdiklerine ve kendi ilerlemelerini nasıl kontrol ettiklerine de odaklanıyor.” dedi.

İlk sonuçların 8 Eylül’de açıklanacağını, detaylı analizlerin ise Mayıs 2027’de yapılacağını belirten Cormann, yeni Yabancı Dil Değerlendirmesi’nin öğrencilerin İngilizce okuma, dinleme ve konuşma becerilerini ölçmeyi amaçladığını aktardı. Sonuçların, Ortak Avrupa Dil Referans Çerçevesi (CEFR) ile bağlantılı olacağını ve bu durumun yorumlanmasını kolaylaştıracağını ifade etti.

Nisan 2027’de bir özel raporun yayımlanacağı bilgisini veren Cormann, bu değerlendirmelerin, öğrencilerin bilgilerini uygulayabilme, öğrenme süreçlerine devam edebilme ve sürekli dijitalleşen dünyada etkili iletişim kurabilme yeteneklerini ortaya koyacağını sözlerine ekledi.

Yazar Personelilan.com.tr
İLGİLİ HABERLER