Ana içeriğe atla
İDARI UYGULAMALAR

’80’ler Akımı’na katılanlara KVKK’dan uyarı: Size ait olan sizde kalsın

Personelilan.com.tr • • 3 dk okuma
Paylaş

Sosyal medyada yayılan "#80lerchallenge" akımına karşı uyarıda bulunan KVKK, yapay zeka uygulamalarına yüklenen fotoğrafların biyometrik verilerin işlenmesine neden olabileceğini bildirdi. Yüz hatlarının parola gibi değiştirilemeyeceğine dikkat çeken uzmanlar, geliştiricisi belirsiz ücretsiz uygulamalara karşı dijital mahremiyet önlemleri alınması gerektiğini vurguladı.

Yapay zeka ile hazırlanan nostaljik fotoğraflar sosyal medyanın yeni akımına dönüştü.
Kullanıcılar, portrelerini çeşitli uygulamalara yükleyerek 80’li yılların saç
modelleri, kıyafetleri ve fotoğraf estetiğiyle yeniden oluşturuyor.

Ancak “#80lerchallenge” etiketiyle yayılan akım, yalnızca ortaya çıkan görseller
nedeniyle değil, uygulamalara yüklenen asıl fotoğrafların nasıl kullanıldığı
konusunda da soru işaretleri oluşturuyor. Kişisel Verileri Koruma Kurumu (KVKK),
kullanıcıların dijital mahremiyetlerini düşünmeden fotoğraf paylaşmaması gerektiğini
belirtti.

Kurum açıklamasında şu ifadeleri kullandı:

“Yapay zeka uygulamalarıyla fotoğraflarınızı nostaljik karelere dönüştürmeden
önce dijital mahremiyetinizi de düşününüz. Çünkü #80lerchallenge gibi sosyal
medya akımlarında kullanılan uygulamalar, fotoğraflarınız üzerinden biyometrik
verilerinizin işlenmesine neden olabilir.”

KVKK, açıklamasını “Hatıralar yaşasın, size ait olan sizde kalsın” mesajıyla
tamamladı.

Bir yapay zeka aracının yüzü farklı bir döneme uyarlayabilmesi için fotoğraftaki
yüz hatlarını, oranları ve diğer ayırt edici özellikleri analiz etmesi gerekiyor.
Bu işlem sırasında görüntü, kişiyi benzersiz şekilde tanımlamaya yönelik teknik
bir işleme tabi tutulursa biyometrik veri niteliği kazanabiliyor.

Buradaki önemli ayrıntı, internete yüklenen her yüz fotoğrafının doğrudan biyometrik
veri sayılmaması. Risk, fotoğrafın yüz tanıma veya kişiyi benzersiz biçimde
ayırt etme amacıyla işlenmesi durumunda ortaya çıkıyor. KVKK da kullandığı ifadede
uygulamaların biyometrik verilerin işlenmesine “neden olabileceğine” dikkat
çekiyor.

Yüz görüntüleri, parola gibi değiştirilebilen verilerden farklı bir niteliğe
sahip. Ele geçirilen bir şifre yenilenebilirken kişinin yüz özelliklerini değiştirmesi
mümkün değil. Bu nedenle biyometrik verilerin kontrolsüz biçimde saklanması
veya üçüncü taraflara aktarılması uzun vadeli bir güvenlik riski oluşturabiliyor.

Akıma katılmak için hazırlanan bazı internet siteleri ve mobil uygulamalar,
fotoğrafların nerede saklandığını veya işlem tamamlandıktan sonra silinip silinmediğini
açık biçimde belirtmeyebiliyor.

Yüklenen görüntüler hizmeti sunmak dışında yapay zeka modellerinin eğitilmesi,
reklam profili oluşturulması veya başka şirketlerin hizmetlerinde kullanılması
amacıyla işlenebiliyor. Verilerin hangi ülkede tutulduğu ve üçüncü taraflara
aktarılıp aktarılmadığı da uygulamanın gizlilik politikasına göre değişiyor.

Bu nedenle özellikle yalnızca popüler akımdan yararlanmak amacıyla açılan,
geliştiricisi bilinmeyen veya açık bir gizlilik politikası sunmayan servislerden
uzak durulması gerekiyor. Bir uygulamanın popüler olması da tek başına güvenli
olduğu anlamına gelmiyor.

Kullanıcıların uygulamanın geliştiricisini ve gizlilik politikasını kontrol
etmesi, gereksiz kamera, mikrofon, konum ve rehber izinlerini kapatması önem
taşıyor. Fotoğrafın hizmet tamamlandıktan sonra silinmesine imkan tanınıyorsa
bu seçenek de kullanılmalı.

Çocuklara ait yüz fotoğraflarında daha dikkatli davranılması gerekiyor. Çocuğun
yaşını, okulunu veya bulunduğu konumu ortaya çıkarabilecek ayrıntılar içeren
görüntülerin bilinmeyen servislere yüklenmemesi tavsiye ediliyor.

Yazar Personelilan.com.tr
İLGİLİ HABERLER