Ana içeriğe atla
EĞITIM

Sınav Baskısı Azalıyor, Eğitimde Yeni Dönem

Personelilan.com.tr • • 3 dk okuma
Paylaş

Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, sınav temelli eğitim alanındaki baskıları azaltmak için yeni stratejiler geliştireceklerini duyurdu. Tekin, “Sınavla öğrenci kabul eden ortaöğretim kurumlarının sayısını ve kontenjanlarını azaltmalıyız. Burada kademeli bir yaklaşım izleyeceğiz. Hedefimiz ise 2029 PISA sıralamasında ilk 5’te yer almak” şeklinde konuştu. Bakan Tekin, Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Teşkilatı (OECD) tarafından gerçekleştirilen Uluslararası Öğrenci Değerlendirme Programı (PISA) 2025 sonuçlarının duyurulduğu Slovakya’nın başkenti Bratislava’da, eğitim gazetecileriyle bir araya geldi.

DERSHANELERİN ETKİSİ

Bakan Tekin’in açıklamalarında ön plana çıkan bazı noktalar şu şekilde:

2013’te dershanelerle ilgili konu gündeme geldiğinde, Türkiye’de eğitim sisteminin başarısızlığının en büyük nedeninin eğitim üzerindeki vesayet mekanizmalarının ortadan kaldırılması gerektiğini belirtmiştim. MEB’in ders kitapları neredeyse hiç kullanılmıyordu. Yıllarca çocuklar okula giderken, dershaneler her şeyi 6 ayda öğretebileceklerini iddia ediyordu. Dolayısıyla, devletin ve milletin eğitim politikasını dershaneler belirliyordu. Biz devasa bütçeler harcayıp atama yapıyor, ders kitapları basıyor ve okullar inşa ediyoruz ama bu çabalar boşa gidiyordu. Bizim o günden beri sürdürdüğümüz mücadele, bu vesayeti kaldırmak içindi.

ÖNEMLİ ENGELLER

Ne kadar derslik inşa ederseniz edin, ne kadar öğretmen atarsanız atayın, bu çabaların bir anlamı kalmaz. Çünkü yapılan işi sabote eden, gölgeleyen alternatif bir yapı mevcuttur. Bu yılki genelgede de belirttiğimiz gibi, ders kitaplarımızın mutlaka okutulmasını sağlamak ve yardımcı kaynak dayatmasına son vermek istiyoruz. Öğretmenler, okullar ve Milli Eğitim Bakanlığı dominant hale geldiği andan itibaren işler yoluna girmeye başladı. 2015’ten sonra bir ivme kazandık. Sıfır noktasından bu noktaya gelmedik; bu kademeli bir ilerleme sürecidir. Dışarıdan gelen eleştirilerde ilk olarak müfredatın aşırı yoğun olduğu belirlenmişti. İkincisi ise, müfredatın bilgiyi iletmeye odaklandığı, o bilginin beceriye dönüşmediğiydi.

MÜFREDATTAKİ DEĞİŞİKLİKLER

Çocuklara yaşlarına uygun olmayan, geçmiş yıllarda müfredata eklediğimiz konuları neden öğretmeye devam ediyoruz? Müfredat fazla olduğu için öğretmenlerimizi yeterince eğitmeden ders anlatmak zorunda kalıyor. Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli kapsamında müfredatı yüzde 35 oranında azalttık. Böylece öğretmenler etkinliklere daha fazla zaman ayırabiliyor.

UZUN VADELİ HEDEFLER

“Ana hedefimiz, OECD ülkeleri arasında ilk beşte yer almak ve bu başarımızı sürdürülebilir kılmak. Bir sonraki PISA değerlendirmesi 2029’da yapılacak. Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli ile eğitim alan öğrencilerin daha iyi başarı göstereceğine inanıyorum. Tüm okullarımızın listesini gönderdik ve herhangi bir müdahalede bulunmadık. Öğrenci ve okulları OECD belirledi.”

ÖZGÜRLÜK VURGUSU

“Veliler, çocuklarını mahalle baskısı yerine kendi ilgi alanlarına ve yeteneklerine uygun mesleklere yönlendirsinler. Üniversite tercihlerini bile çocuklarımız kendileri yapamıyor. Onlara biraz özgürlük tanıyalım, yeteneklerine göre en çok istediklerini meslekleri seçmelerine imkan verelim.”

TÜRKİYE’NİN BAŞARISI

Fransız Le Figaro Etudiant medya kuruluşunun aktardığına göre, PISA 2025 değerlendirme raporunda Türk öğrenciler, tüm eğitim alanlarında Fransız akranlarını geride bıraktı. Türkiye’nin sıralamada Fransa’ya göre matematikte 6, okuma becerilerinde 10, bilimlerde ise 8 sıra önde olduğu belirtildi. Haberde, “Türkiye, PISA incelemeleri çerçevesinde Fransa’yı geçiyor. Türkiye okuma becerilerinde 36’ncı sıradan 18’inci sıraya, matematikte 36’ncı sıradan 28’inci sıraya, fen bilimlerinde ise 31’inci sıradan 19’uncu sıraya yükseldi” ifadesine yer verildi. Türk eğitim sisteminin kalite açısından öne çıktığı da vurgulandı. OECD raporuna göre Türk öğrencilerin yüzde 68’inin “zorlandıklarında ek çaba sarf ettiği”, bu oranın OECD ülkeleri ortalamasında yüzde 60 olduğu kaydedildi.

AVRUPA’DAKİ DÜŞÜŞ

Avrupa Birliği (AB) Eğitim Araştırma Enstitüsü Direktörü Prof. Maciej Jakubowski, OECD PISA raporunun “çoğu Avrupa ülkesinde eğitim kalitesinde bir düşüş” gösterdiğini belirtti. Bu düşüşün Avrupa’nın birçok ülkesinde net bir şekilde kaydedildiğini ifade eden Jakubowski, OECD’nin son PISA raporunun “okuma veya matematikte temel yeterlilik seviyesine ulaşamayan öğrenci sayısında artış” olduğunu gösterdiğini açıkladı. “Avrupalı gençlerin yaklaşık üçte birinin” PISA’da 2. seviyenin altında olduğunu ve bunun da “işlevsel okuma yazma bilmez” olduklarını vurguladı. Sosyal medyanın bu kötü sonuçlarla ilişkilendirilmesi konusunda temkinli davrandığını da sözlerine ekleyen Jakubowski, “Nedensel bir ilişki olduğunu söyleyemeyiz, fakat ilk izlenim bu” dedi.

Ceyda Karaaslan

Yazar Personelilan.com.tr
İLGİLİ HABERLER