Ana içeriğe atla
GÜNDEM

AYM’den Emeklilik Davasında Hak İhlali Kararı

Personelilan.com.tr • • 4 dk okuma
Paylaş

Emeklilik koşullarını belirleyen en önemli unsurlar arasında kişinin hangi emeklilik düzenlemesine tabi olacağı, gerekli olan sigortalılık süresi, prim gün sayısı ve bazen de emeklilik yaşı bulunmaktadır. Bu unsurların belirlenmesi, sigorta başlangıç tarihinin tespitine bağlıdır. Anayasa Mahkemesi (AYM), sigorta başlangıç tarihinin belirlenmesine ilişkin açılan bir davada hak ihlali yaşandığına hükmetti.

AYM, başvurucunun sunduğu benzer Yargıtay kararlarının yerel mahkemelerce değerlendirilmemesini adil yargılanma hakkının ihlali olarak değerlendirdi. Yüksek Mahkeme, aynı koşullarda çalışan bireylerin davalarının kabul edildiğine dair kararların mahkemelerce neden dikkate alınmadığına açıklık getirilmediğini belirterek, davanın yeniden incelenmesine karar verdi.

Kadriye Şendir’in başvurusu üzerine AYM İkinci Bölümü, 5 Mayıs 2026 tarihinde verdiği kararı 30 Ekim tarihli Resmî Gazete’de yayımladı. Karar, Şendir’in 1989 yılında başladığı çalışmanın sigorta başlangıcı olarak kabul edilmesi talebiyle Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) aleyhine başlattığı davaya dayanıyor.

1989 YILINDAKİ ÇALIŞMA SİGORTA BAŞLANGICI KABUL EDİLMESİ İSTENDİ

Kadriye Şendir, 19 Eylül 2016’da Kırklareli İş Mahkemesi’ne başvurarak 11 Eylül 1989’daki işe başlangıcının sigorta başlangıcı olarak kabul edilmesi talebinde bulundu. Dava dilekçesinde, işe başlama tarihinin 11 Eylül 1989 olduğunu ve o tarihte işe giriş bildirgesi verildiğini belirterek, bu tarihin tüm sigorta kolları için başlangıç sayılmasını istedi.

Kırklareli İş Mahkemesi, 8 Aralık 2017’de davayı kabul etti. SGK’nın istinaf başvurusu da İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi tarafından 28 Mart 2019’da reddedildi. Ancak SGK’nın temyiz başvurusu üzerine Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, 4 Mart 2020’de kararı bozdu.

YARGITAY, EL HALICILIĞI DÜZENLEMESİNİ GEREKÇE GÖSTERDİ

Yargıtay, yaşanan uyuşmazlığın kaynaklandığı dönemde geçerli olan 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu’ndaki el halıcılığına ilişkin istisnai düzenlemeyi dikkate aldı. Bu düzenlemeye göre, el halıcılığı dokuma işlerinde çalışanlar, yalnızca iş kazaları, meslek hastalıkları, analık ve hastalık sigortası kapsamına zorunlu olarak tabi tutuluyorlardı. Malullük, yaşlılık ve ölüm sigortası ise isteğe bağlıydı.

Yargıtay, 9 Temmuz 1987 ile 6 Ağustos 2003 arasında el halıcılığı kapsamında gerçekleştirilen çalışmaları uzun vadeli sigorta açısından zorunlu sigortalılık olarak değerlendiremeyeceğini açıkladı. Bu sebeple, başvurucunun yaptığı işin el halıcılığı kapsamında olup olmadığını araştırılmasını talep etti.

Bozma kararına uyan Kırklareli İş Mahkemesi, işyerinin el halıcılığı dokuma faaliyeti sürdürdüğünü belirleyerek davayı 5 Kasım 2020’de reddetti. Yargıtay 10. Hukuk Dairesi de bu reddi 21 Nisan 2021’de onadı.

Başvurucu, duruşma sırasında kendi durumu ile benzer olan kişilerin davalarının kabul edildiğini mahkemeye bildirdiği gibi, bu davalara dair Yargıtay kararlarını da sundu. Mahkeme, başvurucunun benzer davalarda tespit edilen sigorta başlangıç tarihlerinin işe giriş bildirgelerine göre belirlendiğini kaydetti.

AYM kararında, başvurucunun 5 Kasım 2020 tarihli duruşmada benzer davalardaki onama kararlarını sunduğu fakat yerel mahkeme ve Yargıtay’ın bu itirazlara neden cevap vermediğini belirtmediği anlaşıldı.

AYM, mahkemelerin delilleri değerlendirme ve hukuk kurallarını yorumlama yetkisine sahip olduğunu belirtirken, aynı zamanda davanın sonucunu etkileyebilecek önemli itirazlara yeterli cevap verilmesi gerektiğini vurguladı.

Yüksek Mahkeme, benzer koşullarda çalışan kişilerin sigorta başlangıç tarihlerinin tespitine ilişkin farklı sonuçlar ulaşıldığına dikkat çekti. Yerel mahkeme ve Yargıtay’ın, başvurucunun sunduğu benzer davalarla ilgili itirazlara yeterli açıklama getirmediğinden hareketle, başvurucunun davasının reddine ilişkin itirazlarının açıklığa kavuşturulmadığını belirtti.

Tüm bu gerekçelerle, AYM, Anayasa’nın 36’ncı maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine oybirliğiyle hükmetti.

YENİDEN YARGILAMA YAPILACAK

Yüksek Mahkeme, hak ihlalinin telafi edilmesi amacıyla dosyanın yeniden incelemek üzere Kırklareli İş Mahkemesi’ne gönderilmesine karar verdi. Ayrıca başvurucuya 487,60 TL harç ve 40 bin TL vekalet ücretini kapsayan toplam 40 bin 487,60 TL yargılama giderinin ödenmesine hükmetti.

AYM, bu ihlalin davanın kabul edilmesini gerektirdiği anlamına gelmeyeceğini belirtti. Yeniden yapılacak yargılamada delillerin değerlendirilmesi ve sonuçlarına karar vermek, ilgili mahkemenin yetkisi dahilinde olacak.

Verilen karar, sigorta başlangıcı konusundaki uyuşmazlıklarda mahkemelerin benzer yargı kararlarına dair itirazları gerekçeli olarak değerlendirmesi gerektiği önemini ortaya koymaktadır.

KARARIN ANLAMI NEDİR?

AYM kararı, sigorta başlangıç tarihi belirleme davalarında önemli bir hukuki güvence teşkil ediyor. Buna göre, mahkemelerin benzer koşullarda çalışan kişiler hakkında verilmiş farklı yargı kararlarını gözetmek durumunda olduğu ifade ediliyor. Davanın sonucunu etkileyebilecek emsal kararlar ile ilgili nasıl bir yaklaşım sergilendiği, gerekçeli olarak açıklanmalıdır.

Ancak bu karar, geçmişte sigortasız çalışılan sürelerin otomatik olarak sigorta başlangıcı sayılacağı ya da başvurucunun sigorta başlangıç tarihinin direkt olarak değiştirileceği anlamına gelmiyor. AYM, somut olayda gerekçeli karar hakkının ihlal edildiğine hükmetmiştir. Yeniden yargılama yapacak mahkeme, başvurucunun itirazlarını ve sunduğu benzer davalara ilişkin kararları değerlendirerek yeni bir sonuç ortaya koyacaktır.

BİRGÜN

Yazar Personelilan.com.tr
İLGİLİ HABERLER