Ana içeriğe atla
YASAMA VE YÜRÜTME

TBMM’den geçti ve yasalaştı: Tarım ve orman alanlarında yeni dönem

Personelilan.com.tr • • 21 dk okuma
Paylaş

Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına
Dair Kanun Teklifi, TBMM Genel Kurulunda kabul edilerek yasalaştı.

Kanunla, köylerin statü değişikliği ve mevcut kanunda uygulanan mesafelerin
1936 yılına göre değerlendirilmesi sebebiyle Çeltik Ekimi Kanunu’nda değişikliğe
gidilerek çeltik ekim alanının yerleşim yerlerine uzaklığı yeniden belirleniyor.
Buna göre, çeltik tarlaları, il ve ilçe merkezlerine imar sınırından itibaren
500 metre, köy ve mahallelerde ise 50 metre uzaklıkta bulunabilecek. Uzaklıklar,
köy ve mahallelerde en kenar evin dış çevresi ile çeltik ekilen yerlerin en
yakın noktasının arası ölçülerek belirlenecek.

İspirto ve İspirtolu İçkiler İnhisarı Kanunu’nda yapılan değişiklikle, alkollü
içkileri üreten, ithal eden veya pazarlayanlar, her ne surette olursa olsun
hiçbir etkinliğe veya her türlü mecrada yapılacak yayın ve paylaşımlara ticaret
ünvanlarıyla, ürünlerinin marka, amblem, logolarıyla, ürünlerin arz ambalajında
yer alan ifade, şekil, isim, işaret ve görselleri kullanarak destek olamayacak.

Alkollü içkilerin veya alkollü içkileri üreten, ithal eden ve pazarlayan firmaların
isim, marka, logo, amblemleriyle arz ambalajında yer alan ifade, şekil, isim,
işaret ve görseller iş yerlerinin içinde, dışında, vitrinlerinde, satış ünitelerinde
ve hiçbir etkinlik alanında bulundurulamayacak. Fermente alkollü içki markası,
distile alkollü içki markası olarak, distile alkollü içki markası fermente alkollü
içki markası olarak kullanılamayacak.

Yurt genelinde 22.00 ile 06.00 saatleri arasında perakende alkollü içki satış
yasağına ilişkin mülki amirlikler tarafından yapılan tüm tespitlerin, gerekli
idari işlemlerin tesis edilmesi ve sonuçlandırılması talebiyle Tütün ve Alkol
Dairesi Başkanlığına iletilmesinin iş gücünün önemli bir kısmının söz konusu
işlemlere tahsis edilmesine neden olması sebebiyle düzenlemeye gidiliyor. Düzenleme
ile söz konusu ihlallere idari yaptırım uygulama yetkisi mahalli mülki amirliklere
devrediliyor.

Perakende ya da açık alkollü içki satışı yapılan iş yerlerine, yeni düzenlemeye
uyum sağlamaları için hükmün yürürlüğe girdiği tarihten itibaren 1 yıl süre
tanınacak. Bu kapsama giren ürünler, hükmün yürürlük tarihinden itibaren 3 ay
içinde düzenlemeye uygun hale getirilecek, uygun olmayan ürünler bu tarihten
itibaren piyasaya arz edilemeyecek.

Kanunla, Atatürk Orman Çiftliği Kanunu’nda yapılan değişiklikle, Atatürk Orman
Çiftliği arazilerinin, Müdürlüğün de içinde yer aldığı parseller ve ayrık nizamdaki
parsellerin ayrımına gitmeden tamamını kapsayacak şekilde tanımlanarak Çiftlik
adına tescilli bütün gayrimenkullerin bina ve arazi vergileri yönüyle muafiyetinde
birlik sağlanması amaçlanıyor.

Ayrıca Atatürk Orman Çiftliği Müdürlüğü, Harçlar Kanunu’nun ilgili tarifelerindeki
yargı harçları ve vergi yargısı harçlarından muaf tutulacak.

Atatürk Orman Çiftliğinin sahip bulunduğu gayrimenkuller için düzenlemenin
yürürlük tarihinden önce, Emlak Vergisi Kanunu hükümlerince tahakkuk ettirilmiş
bina ve arazi vergileri ve bunlara bağlı vergi cezaları, gecikme faizleri, gecikme
zamlarının tahsilinden vazgeçilecek. Bina ve arazi vergi borcu için yargı mercilerine
intikal etmiş uyuşmazlıklarda davayı gören mahkeme tarafından karar verilmesine
yer olmadığına, tarafların yaptıkları masrafların üzerlerine bırakılmasına karar
verilecek ve vekalet ücretine hükmedilmeyecek.

Devlet Su İşleri (DSİ) Genel Müdürlüğünce Yürütülen Hizmetler Hakkında Kanun’a
eklenen hükme göre, Elektrik Piyasası Kanunu kapsamındaki hidroelektrik enerji
üretim tesislerinde veya tesisten kaynaklı olarak memba veya mansapta can ve
mal emniyeti açısından risk oluşturan durumların tespit edilmesi halinde üretim
lisansı sahibi şirkete ihtarda bulunulacak ve gerekli önlemlerin alınması için
süre verilecek. Verilen süre içerisinde şirket tarafından gerekli önlemlerin
alınmaması halinde, tesiste enerji üretimine yönelik su kullanımı durdurulacak
ve ilave süre verilecek. İlave süre içerisinde şirket tarafından gerekli önlemlerin
alınmaması halinde şirketle imzalanan su kullanım hakkı anlaşması derhal feshedilecek.
Ayrıca mahalli mülki idari amir kararıyla risk oluşturan durumlar ortadan kaldırtılacak.
Bu hususta yapılan masraflar, ilgili şirketten tahsil edilecek.

Elektrik Piyasası Kanunu kapsamındaki hidroelektrik enerji üretim tesislerinde
DSİ tarafından belirlenen işletme talimat ve programına, Türkiye Elektrik İletim
Anonim Şirketi tarafından dengeleme güç piyasası kapsamında verilen talimatlara
göre yapılan işletme halleri hariç olmak üzere uyulmadığının veya hidroelektrik
üretim tesisinin DSİ sorumluluk sahasında bulunan bölümlerinin DSİ tarafından
yapılan ya da yaptırılan denetim ve yıllık muayenelerinde eksiklikler olduğunun
tespiti üzerine, şirkete ihtarda bulunularak işletme talimatına ve programına
uygun hareket etmesi veya eksikliklerin giderilmesi için süre verilecek.

Verilen süre içerisinde şirketin, DSİ tarafından belirlenen işletme talimat
ve programına uymaması veya tespit edilen eksiklikleri gidermemesi halinde şirkete
toplam ceza tutarı 250 bin liradan az, 5 milyon liradan çok olmamak üzere, ihmal
niteliği, kusur, neticenin ağırlığı dikkate alınarak tesisin hidrolik kurulu
gücüne (MWm) bağlı olarak megavat başına 50 bin lira ile 100 bin lira arasında
idari para cezası uygulanacak. İdari para cezasının uygulanmasından itibaren
en geç 3 ayın sonunda ihtar edilen hususların yerine getirilmemesi halinde,
ceza tutarının alt ve üst sınır değerleri 2 katına çıkarılmak üzere, para cezası
önceki cezanın 2 katı olarak uygulanacak. Bu durumda ihtar edilen hususların
yerine getirilmesi için şirkete 3 aydan fazla olmamak üzere ek süre verilecek.
Verilen süre içerisinde ihtar edilen hususların yerine getirilmemesi halinde
DSİ tarafından su kullanım hakkı anlaşması feshedilecek.

Bu hükümdeki idari para cezasını gerektiren hallerin, idari para cezasının
uygulandığı tarihten itibaren 1 yıl içerisinde tekrarı halinde ceza tutarı ile
alt ve üst sınır değerleri 2 katı olarak uygulanacak.

Kanunla, il özel idareleri, belediyeler ve bağlı kuruluşları, köy tüzel kişilikleri
ile diğer kamu kurum ve kuruluşları, su yapılarından kaynaklanabilecek kaza
ve kayıpların önlenmesi için kendi görev ve sorumlulukları dahilinde gereken
koruyucu güvenlik tedbirlerini alacak ve bu konuda DSİ’yi bilgilendirecek.

DSİ tarafından inşa edilen tesislerin bulunduğu yerin kısmen ya da tamamen
imar planı kapsamına alınması veya herhangi bir sebeple meskun mahal sınırları
içerisinde kalması durumunda DSİ tarafından belirlenen koruyucu güvenlik tedbirleri,
ilgili belediye veya il özel idaresi tarafından alınacak.

Su yapıları ile ilgili ya da su yapılarında veya koruma alanlarında gerçekleştirilen
çalışmalarda kişilerin ve çevrenin zarar görmemesi, can ve mal güvenliğinin
sağlanması için DSİ tarafından belirlenen koruyucu güvenlik tedbirlerinin alınmasını
da çalışmayı yapan kamu kurum ve kuruluşu gerçekleştirecek.

Mülkiyeti DSİ’ye ait su yapıları ile servis yolları ve diğer unsurları, amacı
dışında kullanılamayacak. Bunların zorunlu nedenlerle amaç dışı kullanımı halinde
koruyucu güvenlik tedbirleri, kullanan kişi veya kamu kurum ve kuruluşlarınca
alınacak. Amaç dışı kullanımdan kaynaklanan zararlardan amacı dışında kullanan
kişi veya kamu kurum ve kuruluşları sorumlu olacak.

Su yapılarına ait servis yolları, ilgili idaresince devralınmadığı müddetçe
genel ulaşım maksatlı kullanılamayacak. Su yapılarına ait servis yollarının
genel ulaşıma açılması talebi olması halinde DSİ’nin uygun görmesi halinde,
işletme, bakım ve yönetim sorumluluğu ilgili kuruma devredilecek.

DSİ’ye ait taşınmaz mallar, hisse oranı yüzde 40’ı ve hisse miktarı uygulama
imar planı sınırları içinde 400 metrekareyi, dışında ise 4 bin metrekareyi aşmamak
kaydıyla talepte bulunan hissedarlarına rayiç bedel üzerinden doğrudan satılabilecek.

DSİ mülkiyetindeki yerlerin kiralanması ve satışı ihalelerinde isteklilerden
satışta tahmin edilen satış bedelinin, kiraya vermede tahmin edilen 1 yıllık
kira bedelinin yüzde 3’ünden az olmamak üzere yüzde 30’una kadar geçici teminat
alınacak.

TBMM Genel Kurulu’nda kabul edilerek yasalaşan Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı
Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunla, Devlet Su İşleri
(DSİ) Genel Müdürlüğünce Yürütülen Hizmetler Hakkında Kanun’da değişikliğe gidiliyor.

Buna göre, genel ulaşım maksadıyla kullanıldığı halde ilgili kurum tarafından
devralınmamış su yapılarına ait servis yollarının işletme, bakım ve yönetim
sorumluluğu DSİ tarafından uygun görülmesi halinde, bu düzenlemenin yayımlandığı
tarihten itibaren en geç 6 ay içerisinde ilgili kamu kurum ve kuruluşuna devredilecek.

Kanunla, Veteriner Hekimliği Mesleğinin İcrasına, Türk Veteriner Hekimleri
Birliği ile Odalarının Teşekkül Tarzına ve Göreceği İşlere Dair Kanun’un Anayasa
Mahkemesi tarafından iptal edilen “haysiyet divanı tarafından uygulanacak
disiplin cezalarına” ilişkin hükmü düzenleniyor.

Haysiyet divanı tarafından uygulanacak disiplin cezaları, para cezasını gerektiren
haller, geçici meslekten men cezasını gerektiren fiil ve hallerin belirlendiği
hükme göre, oda haysiyet divanları, kendilerine intikal eden dosyaları en geç
6 ay içerisinde karara bağlamak zorunda olacak. Disiplin cezası gerektiren fiil
ve halleri işleyenler hakkında bu fiil ve hallerin işlendiğinin soruşturmaya
yetkili birimce öğrenildiği tarihten itibaren 6 ay içinde soruşturmaya başlanılmamışsa
bu suçlarla ilgili disiplin soruşturması yapılamayacak ve ceza verilemeyecek.

Disiplin cezası gerektiren fiil ve hallerin işlendiği tarihten itibaren en
geç 5 yıl içinde disiplin cezası verilmemesi hallerinde ceza verme yetkisi zaman
aşımına uğrayacak. Savunma alınmadan ceza verilemeyecek. Savunma yazılı veya
sözlü olarak da verilebilecek. Hakkındaki iddia ve tespitleri içeren savunma
isteme yazısının kendisine tebliğinden itibaren 15 gün içinde geçerli mazereti
olmaksızın yazılı veya kendisine bildirilen günde sözlü savunma vermeyen üye,
savunma hakkından vazgeçmiş sayılacak.

Hakkında herhangi bir disiplin cezası verilen veteriner hekimin, cezanın kesinleştiği
tarihten itibaren 5 yıl içinde disiplin cezası gerektiren yeni bir fiil işlemesi
halinde, bu fiil için kanunda öngörülen disiplin cezasının bir derece ağırı
uygulanacak. Veteriner hekim hakkında başlamış ceza kovuşturması, disiplin işlem
ve kararlarının uygulanmasına engel olmayacak. Eylemin işlenmemiş veya sanığı
tarafından yapılması sebebiyle beraat hali müstesna, beraatle sonuçlanmış bir
ceza davasının konusuna giren eylemlerden dolayı disiplin soruşturması, o eylemin
ceza kanunları hükümlerinden ayrı olarak başlı başına disiplin soruşturmasını
gerektirir mahiyette olmasına bağlı olacak.

Belirlenen para cezaları, Vergi Usul Kanunu’nda belirlenen yeniden değerleme
oranında artırılarak uygulanacak.

Oda haysiyet divanlarınca haklarında meslek icrasından men kararı verilen veteriner
hekimler, bu kararın yüksek haysiyet divanınca tasdik edilmesine rağmen mesleklerini
icra ederlerse, haklarında oda haysiyet divanlarınca disiplin cezası gerektiren
fiil ve hallerin süresine göre 120 bin liradan 600 bin liraya kadar disiplin
para cezası verilecek.

Orman Kanunu’nda yapılan değişikliğe göre, küresel iklim değişikliğiyle mücadeleye
katkı sağlamak ve ormanların sera gazı tutum kapasitesini artırmak amacıyla
Orman Genel Müdürlüğü karbon yutak ormanları kuracak, bedel almak suretiyle
kurduracak veya kurulmuş ormanların tesis maliyetinden az olmamak ve karbon
piyasası rayiç bedeli tahsil edilmek kaydıyla tahsis edecek, yönetecek, işletecek.
Bu hükmün uygulanmasıyla ilgili tanım, şekil, şart ve esaslar İklim Değişikliği
Başkanlığının görüşü alınarak yönetmelikle düzenlenecek.

Bu düzenleme yürürlüğe girdiği tarihten önce kesinleşmiş orman kadastrosuna
göre kısmen veya tamamen “devlet ormanı” olarak sınırlandırılan taşınmazlardan,
Hazine adına kayıtlı olmayan, tapu ve kadastro veya imar mevzuatına göre oluşturulup
halen gerçek veya tüzel kişiler adına tapuda tescilli olanlar için malikleri,
kadastro tespitleri davalı olanlar için ise davaya taraf olan gerçek veya tüzel
kişiler tarafından idareye başvurulması ve söz konusu başvurunun Orman Genel
Müdürlüğünce uygun görülmesi ve resen yapılan inceleme ve araştırma sonucunda
gerçek veya tüzel kişiler adına var olan tapu kayıtlarının doğruluğunun tespit
edilmesi hallerinde, mevcut tapu kayıtları, bedel alınmaksızın geçerli kabul
edilecek ve tapu kütüklerindeki varsa orman şerhleri terkin edilerek söz konusu
taşınmazlar hakkında Kanun hükümleri uyarınca işlem yapılacak.

Açılan davalar sonucunda tapularının iptaline karar verilerek kesinleşen ancak
tapuda henüz infaz edilmeyen kararlara konu taşınmazlar hakkında taşınmaz bedeli
karşılığı olarak mahkeme kararları gereğince ödeme yapılmamış olması veya taşınmaz
bedeli karşılığı olarak mahkeme kararları gereğince ödeme yapılmışsa yapılan
toplam ödemenin Hazineye geri ödenmesi hallerinde bu düzenleme uyarınca işlem
yapılacak. Ancak Hazineye geri ödenecek bedel, taşınmazın güncel rayiç bedelinden
az olamayacak.

Açılan davalar sonucunda tapularının iptaline karar verilerek kesinleşen kararlardan
infaz/rızaen terk edilerek tapuda Hazine adına tescil edilen taşınmazlar, bu
hükmün yürürlüğe girdiği tarihten itibaren 2 yıl içinde önceki malikleri veya
akdi ve kanuni halefleri tarafından idareye başvurulması, taşınmaz bedeli karşılığı
olarak herhangi bir ödeme yapılmamış olması veya ödeme yapılmış olması halinde
yapılan toplam ödemenin Hazineye geri ödenmesi halinde ilgilisine iade edilecek.
Ancak Hazineye geri ödenecek bedel taşınmazın güncel rayiç bedelinden az olamayacak.

Açılan davalar sonucunda tapularının iptaline karar verilerek kesinleşen ancak
tapuda henüz infaz edilmeyen kararlara konu taşınmazlar ile açılan davalar sonucunda
tapularının iptaline karar verilerek kesinleşen kararlardan infaz/rızaen terk
edilerek tapuda Hazine adına tescil edilen taşınmazlardan Orman Genel Müdürlüğünce
bildirilen, malikleri veya akdi ve kanuni halefleri tarafından idareye başvurulmayan
veya mahkeme kararları gereği yapılan toplam ödemesi Hazineye geri ödenmeyen
3 hektardan küçük taşınmazlar ve alan büyüklüğüne bakılmaksızın taşınmazlar
arasındaki tescilli/tescilsiz yol, boşluk ve benzeri alanlar Milli Emlak Genel
Müdürlüğünce değerlendirilebilecek.

Bu düzenleme kapsamındaki taşınmazlar hakkında yapılacak işlemler sonuçlanıncaya
kadar orman idaresi veya Hazine tarafından açılması gereken davalar açılmayacak,
devam eden davalar yönünden bu hükümdeki işlemler bekletici mesele kabul edilerek
bunun sonucuna göre işlem yapılacak, bu taşınmazların aynına yönelik dava açılmasına
ilişkin hak düşürücü süreler işlenmeyecek. Taraflarca vazgeçilen tapu iptali
ve tescil, orman şerhinin kaldırılması ve bu hüküm kapsamındaki taşınmazların
tapusunun iptali sebebiyle açılmış tazminat davaları da dahil olmak üzere derdest
olan davaların konusuz kalmasına ve yargılama giderlerinin taraflar üzerinde
bırakılmasına karar verilecek ve taraflar lehine vekalet ücretine hükmedilmeyecek.

Yapılacak giderler, tapu maliklerince Orman Genel Müdürlüğünün hesaplarına
hizmet gideri olarak yatırılacak. Mevcut orman izinleri ve yapılan kiralamalar
iptal edilmiş sayılacak.

Ormanların korunması, istihsal ve imarı ile alakalı olarak yapılmış her nevi
bina ve tesis bulunan yerler, bu düzenleme kapsamında değerlendirilmeyecek.
Rayiç bedeller, Milli Emlak Genel Müdürlüğünce hesaplanacak. İade işleminin
gerçekleşmesi halinde idarelerden, hiçbir şekilde tazminat ve ecri misil talep
edilemeyecek.

Bu düzenleme kapsamında hükümler, sonradan imar uygulaması yapılmış olsa bile,
Zeytinciliğin Islahı ve Yabanilerinin Aşılattırılması Hakkında Kanun, Çiftçiyi
Topraklandırma Kanunu kapsamında tapuya bağlanmış fakat temlik şartları yerine
getirilmemiş, Orman Kanunu kapsamında bedeli ödenerek devletleştirilmiş, mülga
3116 sayılı Orman Kanunu’nda mülga 5653 sayılı Kanunla yapılan düzenlemeler
kapsamında tevzi edilmiş fakat tapuya bağlanmamış, tapu ve kadastro veya imar
mevzuatı kapsamında yapılan çalışmalarda uygulama görememiş eski kayıtlı taşınmazlar
ile Mera Kanunu kapsamındaki taşınmazlarda ve Turizmi Teşvik Kanunu kapsamında
sınırları tespit ve ilan edilen kültür ve turizm koruma ve gelişim bölgeleri,
turizm merkezleri, turizm bölgeleri ve turizm alanlarında kalan, Boğaziçi Kanunu
ile Mübadele Anlaşmaları kapsamında olan yerler ile bu Kanun’a göre belirlenmiş
özel statülü orman alanları ile orman rejimine alınan yerlerde bulunan, izin
ve irtifak hakkı tesis edildiğinden ifraz edilerek oluşturulan, yanan orman
sahalarında bulunan, geometrisi ve arz üzerindeki yeri belli olmayan taşınmazlarda
uygulanmayacak.

Düzenleme kapsamında yapılan işlemler sonrasında orman kadastro kayıtları güncellenecek.

Düzenlemenin uygulanması sonucunda tapu kayıtları geçerli kabul edilen, ilgililerine
iade edilen ve düzenleme kapsamında Milli Emlak Genel Müdürlüğünce değerlendirilecek
taşınmazların alanından az olmamak üzere devletin hüküm ve tasarrufu altında
veya Hazinenin özel mülkiyetinde bulunan taşınmazlar, Orman Genel Müdürlüğüne
orman tesis etmek veya orman olarak kullanılmak üzere tahsis edilecek.

Bu düzenlemenin uygulanmasından kaynaklanan tüm anlaşmazlıklar taşınmazın bulunduğu
yerdeki asliye hukuk mahkemesinde görülecek. Düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili
usul ve esaslar Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığından görüş alınarak
Orman Genel Müdürlüğünce belirlenecek.

Kanunla sorun yaşanan alanlarda yeniden 2/B uygulaması yapılabilmesi hedefleniyor.

Buna göre, Orman Kanunu’nun 2/B hükmüne göre uygulamaların yapıldığı yerlerde
Orman Genel Müdürlüğünce gerçekleştirilecek incelemeler neticesinde, söz konusu
hüküm şartlarını taşıdığı halde bu hükmün yürürlüğe girdiği tarihten önce Kanun’da
açıkça sayılan sebepler dışındaki gerekçelerle bu uygulamaların hükmen iptal
edildiği yerler ile 2/B uygulamalarına ait orman kadastrosu tutanaklarında,
bu uygulamaların tamamlandığı veya başkaca uygulama yapılacak sahanın bulunmadığının
yazılı olup olmadığına bakılmaksızın 2/B hükmünün şartlarını taşımadığı açıkça
belirtilen yerler dışında kaldığı tespit edilen alanlarda 2/B uygulamaları yürütülebilecek.
Yapılan bu uygulamalar ikinci kadastro sayılmayacak. Bu hükme göre Kanun’un
2/B uygulamaları yapılan alanlarda yer alan taşınmazlar hakkında açılmış davalar
bulunması halinde, yapılan çalışmalar Orman Genel Müdürlüğünce mahkemeye bildirilecek.

Kamulaştırma Kanunu’nda yapılan değişikliğe göre, Kanun’un “Kamulaştırma
bedelinin mahkemece tespiti ve taşınmaz malın idare adına tescili” başlıklı
hükmü uyarınca mahkeme heyetinin harcırahları, “Bilirkişiler” başlıklı
hükmü uyarınca mahkemece oluşturulan bilirkişilerin ve keşifte dinlenilen muhtarın
mahkemece takdir edilecek ücretleri ile tapu harçları, kamulaştırmasız el koyma
ve tazminat davaları sonucunda tescile yönelik kesinleşen mahkeme kararlarının
infazında veya kamulaştırmasız el koyma nedeniyle malik ile idare arasında düzenlenen
uzlaşma tutanağının uygulanmasında ortaya çıkan tapu harçları idarece ödenecek.

Yap-işlet modeli ile Elektrik Enerjisi Üretim Tesislerinin Kurulması ve İşletilmesi
ile Enerji Satışının Düzenlenmesi Hakkında Kanun’da yapılan değişiklikle, Elektrik
Piyasası Kanunu’nun yürürlüğe girmesinden sonra lisans almaksızın Devlet Su
İşleri Genel Müdürlüğünce yapılan veya yaptırılmakta olan İkili İşbirliği Anlaşmaları
kapsamında yer alan projeler ve önceki yıllar yatırım programlarında yer alan
projeler için belirlenen süre 31 Aralık 2025’ten 31 Aralık 2040’a uzatılacak.

Şeker Kanunu’ndaki bazı tanımlarda değişikliğe gidiliyor. Buna göre, “Bakanlık”,
Tarım ve Orman Bakanlığı, “ekim alanı”, şirketlerin veya fabrikaların
şekerin ham maddesi şeker pancarını, üreticilerle sözleşme yapmak suretiyle
temin ettiği, sınırları Bakanlıkça belirlenen coğrafi alanı, “Sözleşme”,
ham madde üretimi ve teslimi yapmak amacıyla şirketler ve üreticiler arasında
düzenlenen, tarafların karşılıklı görev ve sorumluluklarına ilişkin usul ve
esasların yer aldığı belgeyi tanımlayacak.

TBMM Genel Kurulu’nda kabul edilerek yasalaşan Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı
Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunla, Şeker Kanunu’nda
düzenleme yapılıyor. Buna göre, şeker pancarı fiyatları her yıl şeker fabrikası
işleten gerçek ve tüzel kişiler ile üreticiler ve/veya temsilcileri arasında
varılan mutabakata göre belirlenecek.

Şeker fabrikaları, üreticilerce teslim edilen şeker pancarındaki fire tespiti
ile bedele esas polarizasyon değerinin belirlenmesi amacıyla yapılacak numune
alma ve analiz işlemleri sırasında üreticileri temsilen mahalli pancar kooperatifi
veya mahalli ziraat odasından bir gözlemcinin hazır bulunmasına olanak sağlamakla,
mahalli pancar kooperatifi veya mahalli ziraat odası ise talep edilmesi halinde
bir gözlemci görevlendirmekle yükümlü olacak.

Sözleşme yapılmadan şeker pancarı ekilemeyecek. Buna aykırı hareket edenlerin
takip ve kontrolü Tarım ve Orman Bakanlığınca yapılacak. Şirketler şeker pancarını
Bakanlıkça belirlenen ekim alanlarından üreticilerle sözleşme yaparak temin
edecekler. Bakanlık gerekli görmesi durumunda şirketlerin ekim alanlarını yeniden
belirleyecek.

Şeker üretiminde kullanılan diğer ham maddeler ise şirketler tarafından üreticiler
ve/veya piyasadan temin edilecek. Şirketler, kendi ekim alanlarından yeterli
ham madde bulamadığı takdirde münavebe esasları dahilinde kendi ekim alanları
dışından da Bakanlığın izni ve denetiminde üreticilerle sözleşme yaparak pancar
temin edebilecek ya da ihtiyacından fazla şeker pancarı üretimi yapabilen şirketlerden
Bakanlık tarafından belirlenecek esaslara göre şeker pancarı satın alabilecek.
Bakanlık, şeker pancarının ekiminden fabrikalara teslimine kadar olan tüm süreci
denetleyecek, bu görevini yerine getirirken gerektiğinde kolluk kuvvetlerinden
yardım alabilecek.

Şeker satış fiyatları, şeker fabrikası işleten gerçek ve tüzel kişiler tarafından
serbestçe belirlenecek. Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar, Bakanlık
tarafından çıkarılacak yönetmelikle düzenlenecek.

Kanunla, sözleşme yapılmadan şeker pancarı eken gerçek ve tüzel kişilere, tespitin
yapıldığı ekim alanından üretilecek şeker pancarı için, tespitin yapıldığı pazarlama
yılında kamu fabrikaları tarafından belirlenen yüzde 16 polar şeker ihtiva eden
firesi düşürülmüş A kotası şeker pancarı baz alım fiyatı üzerinden hesaplanacak
tutar kadar Bakanlıkça idari para cezası verilecek.

Şirketlerin kendi ekim alanları dışından, Tarım ve Orman Bakanlığın izni olmaksızın
şeker pancarı temin etmeleri halinde, Bakanlıkça şirketlere cari pazarlama yılı
için tahsis edilen A kotası miktarının cari pazarlama yılı başındaki A kotası
şeker satış fiyatı ülke ortalaması üzerinden hesaplanacak tutarının yüzde 2’si
oranında idari para cezası verilecek. Bu hüküm 1 Ocak 2027’de yürürlüğe girecek.

Kanunla, Tütün Mamulleri ve Alkol Piyasasının Düzenlenmesine Dair Kanunu’nda
düzenlemeye gidiliyor.

Tütün, tütün mamulleri, etil alkol, metanol ve alkollü içkiler piyasasında
Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığından gerekli izinleri alarak veya almadan
mal veya hizmet üreten, işleyen, ihraç veya ithal eden, pazarlayan, alan veya
satan gerçek ve tüzel kişilere yönelik idari yaptırımlar düzenleniyor.

Kanunda belirlenen oranlarda yerli tütün kullanılmaması halinde firmalara verilen
idari para cezası tutarları, en az 2024 yılı ortalama tütün alım fiyatı düzeyine
çekiliyor. Mevzuatta tanımlanmış amacı dışında ya da teknik düzenlemesine uygun
olmayan etil alkolü bulunduranlara, satışa sunanlara veya satanlara olduğu gibi
ticari amaçla kullananlara da 20 bin liradan 100 bin liraya kadar idari para
cezası verilecek.

Tarım ve Orman Bakanlığınca belgeleri askıya alınanların askı süresi içinde
üretim, satış veya dağıtım yaptığının tespiti halinde 100 bin Türk lirasından
1 milyon Türk lirasına kadar idari para cezası verilecek.

Toptan satıcılar, açık alkollü içki satıcıları, perakende satıcılar ve nargilelik
tütün mamulü sunum uygunluk belgesi bulunan satıcılar tarafından uyulmadığının
tespiti halinde ilgili gerçek veya tüzel kişiler, eksikliğin giderilmesi için
15 günden az olmamak üzere uygun süre verilerek veya aykırılığın tekrarlanmaması
için yazılı olarak uyarılacak. Verilen süre içerisinde eksikliğin giderilmemesi
veya aykırı fiilin ilk fiilin işlenmesinden sonraki 5 yıl içinde ikinci kez
işlenmesi halinde, eksiklik veya aykırılıkla ilgili faaliyet türüne ilişkin
belgeler iptal edilecek.

Tütün, tütün mamulü, makaron, sigara filtresi, yaprak sigara kağıdı, alkol
ve alkollü içkiler sektöründe kanunda belirtilen kişiler dışında faaliyet gösteren
gerçek ve tüzel kişiler tarafından uyulmadığının tespiti halinde 15 günden az
olmamak üzere eksikliğin giderilmesi için uygun süre verilerek veya aykırılığın
tekrarlanmaması için yazılı olarak uyarılacak.

Verilen süre içerisinde eksikliğin giderilmemesi veya aykırı fiilin, ilk fiilin
işlenmesinden sonraki 5 yıl içinde ikinci kez işlenmesi halinde 100 Türk lirasından
1 milyon Türk lirasına kadar idari para cezası verilecek, aykırı fiilin aynı
süre içinde üçüncü kez işlenmesi halinde faaliyet türüne ilişkin belgeler iptal
edilecek.

Tütün, tütün mamulleri, etil alkol, metanol ve alkollü içkiler piyasasında
Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığından gerekli izinleri alarak veya almadan
mal veya hizmet üreten, işleyen, ihraç veya ithal eden, pazarlayan, alan veya
satan gerçek ve tüzel kişilere yönelik idari para cezaları artırılıyor. Buna
göre bu fiillerin 1 yıl içinde tekrarı halinde, bir önceki cezanın 2 katı idari
para cezası verilecek.

Bahse konu fiillerin tekrarı halinde ayrıca ihlale konu ürünün piyasaya arzının
1 yıla kadar durdurulacak, ayrıca bu fiillerin, ilk fiilin işlenmesinden sonraki
5 yıl içinde 3’üncü defa işlenmesi halinde ise belgelerin iptaline karar verilecek.
Satış belgesi iptal edilen satıcılar, satış belgesi iptaline konu işyeri için
2 yıl süreyle yeni belge başvurusunda bulunamayacak.

Kara Avcılığı Kanunu’nda yapılan düzenlemeyle, koruma altında olmayan yaban
hayvanlarının, avlanmasının yasaklandığı yer, gün ve süreler de dahil olmak
üzere, insan sağlığına, çevreye, tarım alanları ile besi, evcil ve yaban hayvanlarına
zarar verecek sayıda çoğalmaları veya bulaşıcı hastalık taşıdıklarının tespiti
durumunda Genel Müdürlük teşkilatı görevlilerinin ilgili kuruluşlarla birlikte
hazırlayacakları rapor doğrultusunda av ve doğa koruma memurları ve avcılara
avlattırılmasına Genel Müdürlükçe izin verilebilecek. Bu kapsamda yapılacak
avlanmalarda Genel Müdürlüğün izni doğrultusunda mahalli mülki amirin kararıyla
kolluk kuvvetleri de görevlendirilebilecek.

Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanununda yapılan düzenleme ile Kooperatifler
Kanunu’na tabi kooperatifler, 1/5000 ve 1/1000 ölçekli imar planlarındaki tarımsal
niteliği korunacak alanlar ile bu planlar dışında kalan ve bu kanuna tabi alanlarda
yer alan taşınmazlar üzerinde mülkiyet ve sınırlı ayni hak edinemeyecek. Ancak
tarımsal amaçlı faaliyet gösteren kooperatiflerin mezkur alanlardaki taşınmazlar
üzerinde mülkiyet ve sınırlı ayni hak edinimi Bakanlığın iznine tabi olacak.

Tarımsal amaçlı arazi kullanım plan ve projelerine aykırı hareket edilmesi
halinde valilikçe resen tespit yaptırılarak sorumlulara, 1000 liradan az olmamak
kaydıyla bozulan arazinin her metrekaresi için 2 bin 500 lira idari para cezası
uygulanarak projeye uygunluk sağlanması için azami 2 ay süre verilecek.

Arazi sahibine veya araziyi bozana 1000 liradan az olmamak kaydıyla, kullanılan
veya zarar verilen alanın her metrekaresi için 2 bin 500 lira idari para cezası
verilecek.

İzin alınmadan yapılmış her türlü yapı ve tesise, ilgili idareler, kurum ve
kuruluşlar tarafından elektrik, su ve doğal gaz bağlantısı ve abonelikleri tesis
edilmeyecek. Bu hükme aykırı davranan idare, kurum ve kuruluşlara her abone
başına 100 bin lira idari para cezası verilecek. İdari para cezasının tebliğinden
itibaren aboneliğin 30 gün içinde iptal edilmemesi halinde aboneliğin devam
ettiği her ay için ayrıca 100 bin lira idari para cezası verilecek.

Kanunla Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıda ve Yem Kanunu’nda da düzenleme
yapılıyor.

Buna göre hayvanlarda herhangi bir tazminatlı hastalık tespit edilmesi sonucu
resmi veteriner hekim veya yetkilendirilmiş veteriner hekim gözetiminde mecburi
kesime tabi tutulan, itlaf edilen veya kesimhanelerde tespit edilen tazminatlı
hastalıkları nedeniyle imha edilen hayvanlar ile bu hastalıklar nedeniyle imha
edilen hayvansal ürün, yem, madde ve malzemelerin bedelleri, imha, imha yerine
nakliye ve dezenfeksiyon masrafları Cumhurbaşkanı tarafından belirlenen oranlarda
Bakanlık tarafından sahiplerine tazminat olarak ödenecek. Bakanlık bütçe imkanları,
hastalıklarla ilgili bilimsel veriler ile eradikasyon ve kontrol programlarına
göre, tazminatlı hastalıklar ile bu hastalıklar nedeniyle imha edilen hayvansal
ürün, yem, madde ve malzemelerden hangilerine tazminat ödemesi yapacağını, ödeme
yapılacak yerleri ve uygulama zamanını belirleyecek.

Bakanlıkça belirlenen usullere göre kayıt altına alınmamış hayvanlar, fiili
ithalat işlemleri tamamlanmamış hayvanlar, sahipleri tarafından hasta oldukları
Bakanlıkça belirlenen usullere göre bildirilmeyen veya hasta olduğu bilinerek
satın alındığı tespit edilen hayvanlar, son sahibine Bakanlıkça belirlenen belgeler
bulunmaksızın nakledilen hayvanlar, kamu kurum ve kuruluşlarına ait hayvanlar,
Bakanlıkça belirlenen hastalıklarda hastalık sebebiyle uygulanan kontrol tedbirleri
kaldırıldıktan sonra hastalığa göre belirlenen süre içinde aynı hayvancılık
işletmesinde aynı hastalığın tespit edilmesi sebebiyle kestirilen veya itlaf
edilen hayvanlar ile belirtilen hayvanlarda tespit edilen tazminatlı hastalıklar
sebebiyle imha edilen hayvansal ürün, yem, madde ve malzemeler için tazminat
ödenmeyecek.

Canlı hayvan ve hayvansal ürünlerin sevklerinde Tarım ve Orman Bakanlığınca
belirlenen belgeleri bulundurmayan canlı hayvan ve hayvansal ürün sahiplerine
sığır cinsi hayvanlar için hayvan başına 7 bin 863 lira, koyun ve keçi türü
hayvanlar için hayvan başına 1204 lira, diğer hayvan türleri ve hayvansal ürünler
için araç başına 26 bin 360 lira ayrıca nakil vasıtası sahiplerine 26 bin 360
lira, Bakanlıkça izin verilen yerler dışında hayvan satışı yapanlara 26 bin
360 lira idari para cezası verilecek.

Belgesiz nakledilen hayvanların, Bakanlıkça belirlenen korunmuş bölgeler hariç
olmak koşulu ile nakil esnasında yakalanması durumunda, sahibinin bilgisi dahilinde
karantina altına alınacak. Korunmuş bölgeler ve karantina ile ilgili hususlar
Bakanlıkça belirlenecek. Bu önlemler, insan, bitki ve hayvan sağlığı ile çevre
için doğrudan ya da dolaylı herhangi bir olumsuz etkiye sebep olmayacak şekilde
uygulanacak. Bu iş ve işlemler için yapılacak tüm masraflar sahibi tarafından
karşılanacak. Kesim, imha ve itlaf halinde Bakanlıkça herhangi bir tazminat
ödenmeyecek. Canlı hayvan sevklerinde Bakanlıkça belirlenen kurallara göre yol
kontrol ve denetim noktalarına girmeyen nakil vasıtası sahiplerine araç başı
26 bin 360 lira, hayvan sahiplerine 132 bin 108 lira idari para cezası verilecek.

Kanunla, Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi ve Hazine Adına Orman
Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi ile Hazineye Ait Tarım
Arazilerinin Satışı Hakkında Kanuna geçici madde ekleniyor.

Buna göre, Ankara’nın Kızılcahamam ilçesi, Dereneci ve Gökbel mahalleleri ile
Samsun’un Vezirköprü ilçesi Çeltek Mahallesinde, bu Kanunun yürürlüğe girdiği
tarihten önce Orman Kanunun ilgili maddesi gereğince orman sınırları dışına
çıkarılan alanda nakil, yerleştirme, hak sahipliği tespiti, borçlandırma ve
takyide ilişkin usul ve esaslar bu Kanuna göre Cumhurbaşkanı kararı ile belirlenecek.

Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına
Dair Kanun Teklifinin maddelerin kabul edilmesinin ardından TBMM Başkanvekili
Tekin Bingöl, teklifinin tümünün oylamasının oturumun sonunda yapılacağını belirterek,
birleşime ara verdi. Aranın ardından Genel Kurulda, Türk Devletleri Teşkilatına
Üye Devletlerin Hükümetleri Arasında Dijital Ekonomi Ortaklık Anlaşmasının Onaylanmasının
Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Teklifi, görüşülerek kabul edildi. Daha sonra Toprak
Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına
Dair Kanun Teklifi’nün tümü kabul edilerek yasalaştı.

Kanun tekliflerinin kabul edilmesinin ardından TBMM Başkanvekili Bingöl, birleşime
ara verdi. Aranın ardından Bingöl, Türkiye ile Suudi Arabistan Arasında Yenilenebilir
Enerji Santrali Projelerine İlişkin Hükümetlerarası Anlaşmanın Onaylanmasının
Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Teklifi’nin görüşmelerine geçileceğini söyledi.
Komisyonun yerini almaması üzerine Bingöl, birleşimi, 16 Haziran Salı günü saat
15.00’te toplanmak üzere kapattı.

Genel Kurul’un kapanmasının ardından AK Parti ve MHP Milletvekilleri, 2026
FIFA Dünya Kupası’nda ilk maçını Pazar sabah saat 7.00’de Avustralya’ya karşı
oynayacak A Milli Futbol Takımı’na destek vermek için kürsüde Türk Bayrağı açtı.
Milletvekilleri daha sonra hep birlikte “Gazi Meclis’ten Milli Takım’a
başarılar diliyoruz.” dedi. Milletvekilleri Genel Kurul Salonunda “Kırmızı
Beyaz, en büyük Türkiye” tezahüratı yaptı.

Yazar Personelilan.com.tr
İLGİLİ HABERLER