Ana içeriğe atla
YARGI VE DÜZENLEYICI KURUM KARARLARI

Eşinin aracına ‘dinleme cihazı’ koydu, hem tazminattan hem nafakadan oldu

Personelilan.com.tr • • 2 dk okuma
Paylaş

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi; eşinin aracına gizlice ses kayıt cihazı yerleştirmeyi ve büyü işleriyle uğraşmayı "katlanılamaz psikolojik şiddet" sayarak, kadının tazminat ve nafaka taleplerini oy birliğiyle reddetti. 3 kez denenen tüp bebek tedavisinin başarısız olmasıyla başlayan aile içi kriz, karşılıklı aldatma ve silahla tehdit iddialarına rağmen eşini gizlice dinleyen tarafın mahkümiyetiyle sonuçlandı.

Teknolojinin gelişmesiyle birlikte evlilik içi güven sorunlarında sıkça başvurulan
“casus dinleme” yöntemlerine Yargıtay’dan çok sert bir hukuki tokat geldi. Devrek’te
açılan ve Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi üzerinden Yargıtay’a taşınan davada,
eşinin aracına gizlice ses kayıt ve dinleme cihazı yerleştiren kadının bu eylemi,
boşanma davasında aleyhine “ağır kusur” olarak tescillendi.

Dava dosyasına yansıyan şok edici detaylara göre, 2021 yılında resmi olarak
evlenen çiftin evliliği bir süre sonra çıkmaza girdi. Davacı erkek eş, çocuk
sahibi olmak için 3 kez tüp bebek tedavisi denediklerini ancak sonuç alamadıklarını
belirtti. Bu durumun eşinin psikolojisini bozduğunu iddia eden koca; karısının
sürekli hocalarla, büyü ve muska işleriyle uğraşmaya başladığını, bununla da
kalmayıp aşırı kıskançlık krizleriyle arabasına gizlice ortam dinleme cihazı
yerleştirdiğini belirterek boşanma davası açtı.

Davalı kadın ise iddiaları reddederek karşı dava açtı. Eşinin kendisini evli
bir kadınla aldattığını, bu kadına TOKİ’den krediyle ev aldığını ve telefon
kayıtlarının incelenmesi halinde sadakatsizliğin ortaya çıkacağını öne sürdü.
Ayrıca kocasının kendisine ruhsatsız tabanca doğrultarak evden attığını iddia
eden kadın, 100 bin TL maddi, 100 bin TL manevi tazminat ve nafaka talebinde
bulundu.

Dosyayı inceleyen yerel mahkeme, kadının iddia ettiği “silahla tehdit
ve aldatma” vakalarının yeterli delille ispatlanamadığına hükmetti. Buna
karşılık, kadının kocasının aracına gizlice dinleme cihazı yerleştirmesini ve
büyü, muska işleriyle uğraşmasını “katlanılamaz seviyede bir psikolojik
şiddet” olarak kabul etti.

Yargılama sürecinde kocanın da eşi ve eviyle yeterince ilgilenmediği tespit
edilerek “hafif kusurlu” olduğu kayıtlara geçti. Sonuç olarak mahkeme,
evlilik birliğinin temelinden sarsılmasında kadını ağır kusurlu, erkeği ise
hafif kusurlu bularak her iki tarafın da boşanmasına karar verdi.

Ağır kusurlu sayıldığı için tazminat ve nafaka talepleri reddedilen kadın eş,
kararı istinaf mahkemesine ve ardından Yargıtay’a taşıdı. Kadın vekili, kocanın
telefon trafiğinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu ve sadakatsizliğin
ispatlandığını savundu. Ancak dosyayı son olarak inceleyen Yargıtay 2. Hukuk
Dairesi, alt mahkemelerin kararlarını hukuka tamamen uygun buldu.

Gizlice dinleme cihazı kullanmanın ve büyü işleriyle uğraşmanın evlilik birliğini
temelinden sarsan ağır bir kusur olduğunu teyit eden yüksek mahkeme, Bölge Adliye
Mahkemesi’nin kararını oy birliğiyle onadı. Bu kararla birlikte, eşini gizlice
dinleyen kadın hem tazminat haklarından mahrum kaldı hem de boşanmanın baş sorumlusu
sayıldı.

Halit Turan

Yazar Personelilan.com.tr
İLGİLİ HABERLER