Hastanede Bıçak Parası İddiası: Doktor ve Hemşire Hakkında Dava

Diyarbakır’da, kulağındaki kepçeliği düzeltmek isteyen bir hastadan bıçak parası adı altında para alan doktor M.E. ve hemşire R.Y.K. hakkında, “İcbar suretiyle irtikâp” suçlamasıyla 10 yıla kadar hapis cezası istemiyle Ağır Ceza Mahkemesi’nde dava açıldı.
Diyarbakır Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde muayene olan 27 yaşındaki A.A., doktor M.E. tarafından cerrahi müdahale önerisi aldı. Ameliyat günü, hasta A.A.’dan “bıçak parası” adı altında 7 bin lira talep edildi.
ÖNCEKİ TALEP 8 BİN TL
Hastanın durumu polise bildirildi. Olay üzerine Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele ekipleri harekete geçerek, hastanenin polis noktasında bekleyen A.A. ile irtibata geçti. A.A., doktorla randevu almadan muayene olduğunu, ardından atanan hemşirenin ilk olarak 8 bin lira, sonrasında ise 7 bin lira talep ettiğini aktardı.
SUÇÜSTÜ YAKALANDILAR
Polis ekipleri, daha önceden seri numaraları alınmış paraları, ameliyat günü doktorun alınması için A.A.’ya emanet etti. A.A., Plastik Cerrahi Servisi’ne çağrıldı ve birkaç dakika sonra hemşireye parayı teslim ettiğini belirtti. Hemşirenin parayı gömleğinin cebine koyduğunu ise polislere ifade etti. Ameliyat için geri dönüldüğünde, polisler operasyona müdahale etti.
Odaya girildiğinde A.A.’nın sedye üzerinde anestezi işlemine alındığı, bu sırada doktor M.E.’nin de içeride bulunduğu görüldü. Polisler, ameliyatın durdurulduğunu belirtip hemşire R.Y.K’nın gömleğinin cebini boşaltmasını istedi. Hemşire, cebinden desteler halinde paraları çıkararak masa üzerine bıraktı. Ele geçirilen paraların seri numaralarının daha önce alındığı tutanakla onaylandı.
RANDEVU VE KAYIT YAPMADAN ALIM YAPILDI
Doktor ile hemşire, “İcbar suretiyle irtikâp” suçundan 10 yıla kadar hapis cezası talebiyle yargılanacak. Diyarbakır Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, her iki sanığın ortak hareket ettikleri ve A.A.’ya muayene ile ameliyat günü verirken resmi kayıt oluşturmadıkları belirtildi.
A.A., öğrencilik durumu nedeniyle maddi zorunluluklarının olduğunu ifade etti. Hemşirenin, son pazarlıkta 7 bin lira olabileceği yönünde baskı yaptığını belirtmesi üzerine, A.A.’nın kuzeni durumu polisle paylaşılması gerektiğini söylemişti. İfadesinin ardından, suçüstü işlemleri yapılmıştı.
İddianamede, sanıkların aynı odada bulunması ve seri numarası alınmış paraların hemşirenin cebinde ele geçirilmesi gibi delillerin olduğu, ayrıca doktor ve hemşirenin vezne belgesinin incelenmediği için aceleyle ameliyat işlemlerine başladıkları vurgulandı.
“YASAL ÖDEMELER DÜZENLİ OLARAK YAPILIR”
Tanık olarak dinlenen vezne görevlisi G.K., hastalardan cerrahi işlem karşılığında para talep edilmediğini ve yasal ödemelerin direkt doktora değil vezne yapıldığını, hemşirenin aynı şekilde elden para talep etme yetkisinin bulunmadığını ifade etti. Hemşire R.Y.K. ise, kimseden para almadığını, bir miktar paranın masada bulunduğunu ve onu güvenliğe almak için cebine koyduğunu, daha sonra polisler tarafından yakalandığını söyledi.
“BENİM CİDDİ BİR GELİRİM VAR”
Doktor M.E., 5 çocuk babası olduğunu ve 3 çocuğunun doktor, birinin de öğretim görevlisi olduğunu belirtti. Aylık gelirinin 300 bin lira olduğunu söyleyen M.E., böyle bir davranışta bulunmasının zor olduğunu ifade etti. “O gün yoğun bir gündü. Ameliyat için hastalar randevularını aldıktan sonra sıraya yerleşiyorlardı” dedi.
