Çerçeve Yasa TBMM’ye Geliyor: Tarih Belirsiz!

Türkiye’de hükümetin “Terörsüz Türkiye” adı altında başlattığı yeni çözüm sürecinin en önemli bileşenlerinden biri olan çerçeve yasasının önümüzdeki günlerde Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne (TBMM) sunulması bekleniyor.
Ekim 2024’te başlayan bu süreçte, 11 Temmuz 2025 tarihinde Kuzey Irak’taki Süleymaniye şehrinde düzenlenen sembolik bir törende yaklaşık 30 PKK üyesi silahlarını teslim etmişti.
Bu gelişmenin ardından TBMM’de Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu tarafından hazırlanan rapor, Şubat 2026’da kabul edildi.
İmralı’da tutuklu olan Abdullah Öcalan ile gerçekleştirilen görüşmelerin yanı sıra Kandil ile yapılan temaslar ve siyasi partilerin kendi aralarında yürüttükleri müzakereler, sürecin ilerlemesi adına önemli aşamalardan biri. Sıradaki adım, örgütün “münfesih” yani feshedildiğinin hukuki çerçevesinin tesis edilmesi olacak.
Bu bağlamda, uzun zamandır gündemde olan ve PKK’nın feshi ile silah bırakma sürecine hukuki bir zemin oluşturması beklenen çerçeve yasa teklifi, yakın zamanda TBMM’nin gündemine alınması planlanıyor.
Yasa teklifinin sunulma tarihi merak ediliyor.
Teklifin TBMM’ye çok kısa bir süre içerisinde sunulacağına dair kesin beklentiler mevcut; ancak bu aşamanın bu hafta mı yoksa önümüzdeki haftanın başında mı olacağını belirlemek için henüz net bir zamanlama yok.
DW Türkçe’den Gülsen Solaker’in aldığı bilgilere göre, yasa teklifinin bu hafta içerisinde TBMM’ye iletilmesi ve hemen ardından Adalet Komisyonu’nda ele alınması öngörülüyor.
Yetkililere göre Genel Kurul için görüşmelerin bu hafta sonunda ya da önümüzdeki haftanın başında gerçekleşmesi ihtimali bulunuyor, ancak bu konuda hâlâ kesin bir bilgi mevcut değil.
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Meclis tatile girmeden bu süreci tamamlamak istediklerini sıkça vurgulamıştı. Bu çerçevede, yasa teklifinin yakın zamanda sunulması bekleniyor.
Öte yandan, tarihin yetişmemesi durumunda olası bir “B planı” da kulislerde konuşuluyor. Bu senaryoya göre, Genel Kurul resmi olarak tatile girse bile Adalet Komisyonu çalışmalarına devam edecek ve teklif hazır olduğunda TBMM Genel Kurulu yeniden toplanarak yasayı onaylayabilecek.
İlgili tarihler arasında 15 Ağustos’un önemli bir tarih olduğuna dikkat çekiliyor; çünkü bu tarih PKK’nın 1984’teki ilk silahlı eyleminin yıl dönümü. Dolayısıyla çerçeve yasanın bu tarihte kabul edilmesi, sürece sembolik bir anlam katabileceği öne sürülmekte.
Ancak, geçen hafta gündeme gelen bu senaryonun şu an için rafa kaldırıldığı ve yasanın yakın zamanda sunularak onaylanmasının büyük oranda kesin olduğu ifade ediliyor.
Çerçeve yasası neleri içerecek?
Yasa teklifinin uzun olmaması ve belirli bir süreyle sınırlı, yalnızca PKK’ya yönelik bir düzenleme getirmesi bekleniyor.
DW Türkçe’nin edindiği bilgilere göre, teklifte yer alması planlanan temel yaklaşım, “Kendisini fesheden ve Türkiye’ye karşı silah kullanmaktan vazgeçmiş örgütün varlığının sona ermesinin ardından bu yapı içinde bulunanların durumlarının da ortadan kalkacağı” şeklinde olacak.
Silahların teslim süreçleri, güvenliğin kim tarafından sağlanacağı gibi operasyonel detayların, güvenlik güçleri ile PKK arasında gerçekleştirilecek görüşmelerle netleştirilmesi bekleniyor.
Teklifin, örgütün feshi ve silah bırakma süreçlerinin hangi mekanizmalarla denetleneceğini, soruşturma ve kovuşturma süreçlerinin nasıl işleyeceğini ve cezaevindeki bireylerin durumlarının nasıl değerlendirileceğini düzenlemesi öngörülüyor.
Ayrıca, Adalet Bakanlığı, terör suçlarına yönelik soruşturmaların daha hızlı ve etkili bir şekilde yürütülmesi amacıyla 81 ilde Terör Suçları Soruşturma Büroları oluşturulmasına dair bir genelge yayımladı. Bu adımın çerçeve yasası ile doğrudan ilgili olduğu ve yargı süreçlerini hızlandırmayı hedeflediği belirtiliyor.
Teklifin, suç işleyen ve işlemeyen örgüt üyeleri ile üst düzey yöneticiler için de formüller içermesi bekleniyor. Kulislerde, bu konuyla ilgili farklı maddelerin varlığının tartışıldığı belirtiliyor.
Örgüt liderleri ve özellikle Abdullah Öcalan’a ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verilenlerin bu yasa kapsamında dışarıda tutulması büyük olasılık olarak gündeme geliyor.
Yasanın yürürlüğe girmesiyle birlikte dört binden fazla hükümlünün tahliye olabileceği iddia ediliyor.
Yöneticilerin üçüncü bir ülkede barınma imkanı gibi alternatiflerin de masada olduğu, iktidarın bu ilk yasa ile sınırlı kalmayacağı ve ilerleyen zamanlarda yeni düzenlemelerin gelebileceği dile getiriliyor.
Abdullah Öcalan için yeni bir statü oluşturulacak mı?
Öcalan’ın statüsü, kamuoyunda en çok tartışılan konulardan biri olup, bu yasada düzenleme yapılması beklenmiyor. MHP lideri Devlet Bahçeli’nin daha önce ortaya koyduğu statü önerisine AK Parti’nin sıcak bakmadığı ifade ediliyor.
Öcalan’ın mevcut hükümlü durumunun korunmasına karar verildiği dile getirilirken, iktidarın ona fiili olarak statü kazandırabilecek adımlar atabileceği konuşuluyor. Bu çerçevede, İmralı adasına gazetecilerin ve akademisyenlerin ulaşımının sağlanarak Öcalan ile görüşmelerin mümkün kılınabileceği belirtiliyor.
Kulislerde yer alan bilgilere göre, TBMM’ye sunulacak çerçeve yasanın Öcalan tarafından da olumlu karşılandığı ve gelecekteki yasal düzenlemelerde eksikliklerin giderilebileceği ifade ediliyor.
DEM Parti’nin görüşleri ne yönde?
DEM Parti, çerçeve yasaya bazı eksikliklerine rağmen olumlu bir yaklaşım sergiliyor.
DW Türkçe’ye konuşan DEM Partili yetkililer, yasaya dair iki ana endişelerinin bulunduğunu, bunların Öcalan’ın statüsünün yasada yer alması ve düzenlemenin kapsayıcı olması gerektiğini belirtiyorlar. Yani, örgüt üyelerinin suç geçmişine göre ayrıma tabi tutulmaması gerektiğini vurguluyorlar.
Yetkililer, bu tür bir ayrımın sürece olumsuz etki yapacağı düşüncesindeler. Örgüt üyelerinin üçüncü bir ülkede yaşama durumu ya da Türkiye’ye geri dönüp siyasete katılıp katılmayacakları gibi konuların ise kendilerinin gündeminde olmadığını, bu konuların devlet ve örgüt arasında çözüme kavu
