Ana içeriğe atla
SIYASI

Bakan Çiftçi açıkladı: 12-36 mesai sistemi eylülde

Personelilan.com.tr • • 6 dk okuma
Paylaş

İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, sokak çeteleriyle mücadeleden polislere eylülde getirilecek 12-36 mesai sistemine, dolandırıcılıkta parayı anında donduracak Dolunay Projesi'nden Suriyelilerin geri dönüşüne kadar kritik açıklamalarda bulundu. Bakan Çiftçi, "Eylül ayı gibi 12-36 çalışma sistemine geçme düşüncemiz var. Yaz tatilinin sona ermesiyle birlikte sistemi uygulamaya geçirmek istiyoruz." dedi.

İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Yeni Şafak Ankara Bürosu’na konuk oldu. Yeni
nesil suç örgütleriyle mücadeleden, dolandırıcılık mağdurlarının parasını korumayı
amaçlayan Dolunay Projesi’ne kadar birçok başlıkta önemli mesajlar verdi. Önümüzdeki
dönemde hayata geçirilmesi planlanan düzenlemelerin ayrıntılarını anlatan Çiftçi,
emniyet personelinin çalışma şartları ve özlük haklarına ilişkin iyileştirmelerin
masada olduğunu belirtti.

Bakan Çiftçi, yeni nesil suç örgütleri ve sokak çeteleri hakkında şu açıklamaları
yaptı: “Sokak çetelerini 2026 yılının sonuna kadar eylem yapamaz hale getireceğiz.
Bu yapıların suç işleme tarzlarını ve organizasyonlarını anbean takip ediyoruz.
15-18 yaş arasında suç işleyenlerle ilgili bir düzenleme bulunuyor. TBMM Adalet
Komisyonu’nda, suça sürüklenen çocuklara ilişkin düzenlemeleri içeren Çocuk
Koruma Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi
kabul edildi. Bu yaş grubundakilere yönelik yargılamalarda, ağır suçlarda herhangi
bir indirime gidilmeden, işledikleri suçun karşılığını tam olarak görmesi gerekiyor.”

“Organize suçlarla mücadele kapsamında, uluslararası, ulusal, bölgesel ve yerel
olmak üzere yılbaşından bu yana 513 organize suç çetesine yönelik bin 365 operasyon
gerçekleştirdik. Gerçekleştirilen bu operasyonlarda 6 bin 165 kişi tutuklandı.
2025 yılının aynı döneminde ise 427 organize suç çetesine yönelik bin 55 operasyon
yapılmış ve 4 bin 936 kişi tutuklanarak cezaevine gönderilmişti. Verilere bakıldığında,
geçtiğimiz yıla göre operasyon sayısında artış yaşanırken tutuklama oranları
da yükseldi.”

“Sahada uyguladığımız yeni eylem planı neticesinde çok çarpıcı sonuçlar elde
etmeye başladık. Özellikle suç örgütlerinin son dönemde sıklıkla başvurduğu
motosikletli eylem sayısında büyük oranda düşüş sağladık. Geçen yılın aynı döneminde
motosikletle intikal edilerek ateşli silah kullanılan 165 olay meydana gelmişken,
bu yılın aynı döneminde bu sayı 46’ya geriledi. Yine aynı dönemler karşılaştırıldığında,
bu olaylarda maalesef hayatını kaybeden vatandaşlarımızın sayısı 17’den 9’a
inmiş, yaralananların sayısı ise 81’den 15’e düştü. Bu veriler, güvenlik birimlerimizce
sürdürülen tavizsiz mücadelenin sahadaki doğrudan karşılığıdır.”

“Bu yapıların sosyal medya üzerinden yaptıkları güç gösterileri ve çocuklarımızı
özendirme çabaları da en hassas olduğumuz cephelerden biridir. Siber güvenlik
birimlerimiz, attıkları ‘siber devriyeler’ vasıtasıyla sosyal medyadaki bu tür
özendirici faaliyetleri sürekli mercek altında tutuyor.”

“Genellikle sosyal medya üzerinden örgütleniyorlar. Elemanlarını sosyal medyadan
buluyor, paraları buradan ödüyor, eleman değişikliklerini ve eylem talimatlarını
sanal ortamdan gerçekleştiriyorlar. İşlerini tamamen fiziki dünyada değil, büyük
ölçüde sanal dünyada yürütüyorlar. Önceki örgütlerin belirli merkezleri ve fiziki
mekanları vardı. Bunların belirli bir merkezi yok. Mekanları sanal ortam. Yurt
dışında bulunan veya yurt dışına kaçan yöneticileri var. Bazı ülkeler de bu
kişilere istihbarat örgütleri vasıtasıyla imkan sağlıyor ve kendi kirli işlerini
yaptırıyor. Onları maşa gibi kullanıyorlar. Bu nedenle bunlarla mücadele etmek
diğer örgütlere göre daha zor.”

İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Suriye’de 8 Aralık’ta yaşanan rejim değişikliğinin
ardından geçici koruma statüsünün yeniden ele alınması gerektiğini belirterek,
“Geçmişte bu statünün verilmesine yol açan şartlar değişti. Bu statünün
yeniden düzenlenmesi, hatta artık sona erdirilmesi gerekiyor” dedi. Türkiye’den
Suriye’ye gönüllü, güvenli, onurlu ve düzenli şekilde geri dönen Suriyelilerin
sayısının 1,5 milyonu aştığını ifade eden Çiftçi, halen geçici koruma kapsamında
2 milyon 238 bin 969 kişinin bulunduğunu söyledi. Çiftçi, yalnızca 8 Aralık
sonrasındaki gönüllü geri dönüş sayısının ise 718 bin 860’a ulaştığını kaydetti.
Geri dönüş hızında önemli artış yaşandığını vurgulayan Çiftçi, Suriye’deki değişim
öncesinde günlük ortalama 362 kişinin döndüğünü, 9 Aralık 2024-22 Temmuz 2026
döneminde ise bu rakamın günlük ortalama 1000 seviyesine yükseldiğini belirtti.

Türkiye’nin uyguladığı gönüllü geri dönüş modelinin uluslararası alanda ilgi
gördüğünü dile getiren Çiftçi, Avrupa ve Orta Doğu’dan çeşitli ülkelerin sistemi
incelemek için Göç İdaresi Başkanlığı’na başvurduğunu söyledi. Suriyelilerin
onurunu zedelemeden, tamamen gönüllülük esasına dayalı bir süreç yürüttüklerini
ifade eden Çiftçi, geri dönüşlerin sadece sınır kapılarından değil, İstanbul
ve Ankara’daki havalimanları üzerinden de koordine edildiğini aktardı. Suriyelilerin
önemli bölümünün yeniden Türkiye’ye dönememe endişesi nedeniyle geri dönüş konusunda
çekimser kaldığını belirten Çiftçi, vize konusunda sağlanacak kolaylıkların
dönüşleri hızlandırabileceğini belirtti. Çiftçi, “Geçici koruma statüsünü
kaldırıp vize konusunda kolaylık sağlarsak insanlar gidip gelebilecekler. Bunun
dönüşleri artıracağını düşünüyoruz” dedi.

Bakan Çiftçi, yeni eğitim öğretim yılı öncesinde okul güvenliğine ilişkin İçişleri,
Milli Eğitim, Aile ve Sosyal Hizmetler, Gençlik ve Spor, Sağlık bakanlıkları
ile Diyanet İşleri Başkanlığı arasında protokol hazırlanacağını açıkladı. Kahramanmaraş’taki
saldırıda saldırganın 32 kez rehberlik servisine başvurduğunu belirten Çiftçi,
“Bilgi emniyet veya sağlık birimlerine ulaştırılmadığı için bilgi okulun içinde
kalmış. Bu tür durumlarda zamanında tedbir alınabilmesi için altı kurumun yer
aldığı bir protokol hazırlıyoruz” dedi.

Okullardaki güvenlik tedbirlerine de değinen Çiftçi, eğitim yılı boyunca yaklaşık
25 bin polis, güvenlik korucusu ve bekçinin okullarda görevlendirildiğini söyledi.
Ancak bu personelin kendi asli görevlerinin de bulunduğunu vurgulayan Çiftçi,
mevcut uygulamanın sürdürülebilir olmadığını belirtti. Çiftçi, bu kapsamda okullarda
görevlendirilmek üzere 30 bin güvenlik görevlisi talep ettiklerini açıkladı.
Kahramanmaraş saldırısının ardından bireysel radikalleşme eğilimi gösteren çocukların
takip edildiğini kaydeden Çiftçi, rehber öğretmenlerin şiddet eğilimi tespit
ettikleri durumları güvenlik birimlerine bildirmesi gerektiğini belirtti.

Polislerin çalışma düzenine ilişkin 12-36 sistemine geçmeyi planladıklarını
söyleyen Çiftçi, “Eylül ayı gibi 12-36 çalışma sistemine geçme düşüncemiz var.
Yaz tatilinin sona ermesiyle birlikte sistemi uygulamaya geçirmek istiyoruz.
Fazla çalışma ücretlerini 2027 itibarıyla düzenlemeyi planlıyoruz. Maliye ile
görüşmelerimizi bu doğrultuda yaptık. 12-36 sistemine geçtiğimizde fazla çalışma
saatleri azalacak ve fazla çalışma ücretlerinin ödenebilir bir seviyeye gelmesi
mümkün olacak” diye konuştu. Polis lojmanlarıyla ilgili de konuşan Çiftçi, emniyet
personelinin barınma sorununu çözmek amacıyla ilk etapta İstanbul’da 600 lojman
alınacağını, sayının ilerleyen dönemde artırılacağını söyledi. TOKİ veya başka
kurumlar aracılığıyla anlaşma yapılmasının da seçenekler arasında olduğunu ifade
etti.

Terörsüz Türkiye süreci hakkında bilgi veren Bakan Çiftçi, örgüt adına ağır
suç işleyenlere yönelik bir cezasızlık düzenlemesi bulunmadığını söyleyerek
şu ifadeleri kullandı: “Bu kişiler cezalarını çekecekler. Yalnızca örgüte katılmakla
birlikte herhangi bir suç işlemeyenlere yönelik bazı süreler öngörülüyor. Dünyanın
farklı bölgelerinde benzer yapıların tasfiye edilmesi oldukça meşakkatli süreçler
sonunda mümkün oldu. Hamdolsun, iki yıl içerisinde çok iyi bir mesafe katettik.
Bütün şartlar lehimizeyken, süreci bir provokasyona veya sabotaja uğramadan
kısa süre içerisinde sonuçlandırmamız gerekiyor.”

Bakan Çiftçi, dolandırıcılık mağdurlarının parasını korumayı amaçlayan Dolunay
Projesi hakkında şu bilgileri verdi: “Dolunay Projesi’nin hayata geçirilebilmesi
için yasal bir düzenleme yapılması gerekiyor. Bunu doğrudan idari bir kararla
uygulamaya geçirme imkanımız yok. Dolandırılan vatandaşların en büyük sıkıntısı,
faillerin bulunmasına rağmen paralarının bulunamaması. Dolandırıcılar parayı
aldıktan sonra kısa süre içerisinde farklı hesaplara aktarıyor veya kripto varlıklara
dönüştürüyor.”

“Dolunay merkezinde savcı, emniyet, jandarma, MASAK, Bankacılık Düzenleme ve
Denetleme Kurumu, Türkiye Bankalar Birliği ve Siber Suçlarla Mücadele Başkanlığı’ndan
görevliler bulunacak. Sistemin ana noktası savcı olacak. Bir dolandırıcılık
ihbarı geldiğinde savcı, olay hangi kurumları ilgilendiriyorsa onlara derhal
talimat verecek. Para dolandırıcılar tarafından başka hesaplara aktarılmadan,
kripto varlığa dönüştürülmeden veya izi kaybettirilmeden dondurulacak. Sistemin
temel amacı vatandaşın mağduriyetini daha oluşmadan engellemek. İhbar mekanizması,
112 üzerinden işletilebilecek. Vatandaş savcılığa müracaat ederse savcılık da
Dolunay merkezindeki savcıyla hemen irtibata geçecek. Merkezdekiler süratle
pozisyon alarak parayı donduracak veya paraya el koyacaklar. Böylece maddi kayıpların
da önüne geçeceğiz.”

Yazar Personelilan.com.tr
İLGİLİ HABERLER