FETÖ’nün Tasfiye Stratejileri 10. Yılda Yeniden Gündemde

FETÖ’nün darbe girişiminin 10. yıl dönümünde, örgütün içindeki tasfiye kaygıları yeniden gündeme geldi. 1960’lı yıllardan bu yana devletin çeşitli kademelerine sızmayı amaçlayan FETÖ, birçok stratejiye başvurdu. Kurumların gerçekleştirdiği sınavların sorularını çalmanın yanı sıra, iktidara yakın siyasiler aracılığıyla da hedeflenen yerlere yerleşti. Ancak örgütün sıkça başvurduğu yöntemlerden biri, hedef aldığı figürleri itibarsızlaştırmak amacıyla kurgulanan kumpaslar oldu.
FIŞLAYIP OYUN DIŞI BIRAKTILAR
FETÖ’nün işleyişinde, örgüte zarar veren veya mücadelede rol alan bireyler, döneme uygun iftiralarla “hırsız”, “mafya”, “ulusalcı”, “sarhoş”, “İslam düşmanı” gibi etiketlerle hedef alındı. Bu şekilde ya sistemin dışına itildi ya da kenara çekilmesi sağlandı.
DÜZMECE OPERASYONLARLA KADROLARI BOŞALTTILAR
FETÖ, kendine bağlı olmayan askeri öğrencileri “şok mangaları” ile okul sisteminden atarak tasfiye sürecine girdi. Ergenekon ve Balyoz kumpasları ile Türk Silahlı Kuvvetleri’nde komuta kadrosunu istediklerine göre düzenlediler. İzmir ve İstanbul’da gerçekleştirilen “askeri casusluk” operasyonları da, örgüt mensuplarına kadro açmak için düzenlendi.
EMNİYETTE “FETÖ” DİYEN YANDI
Polis okullarındaki etkinliğini, sınav sorularını çalarak artıran FETÖ, kendisine yakın olmayan bireyleri hedef aldı. 2010 yılından önce örgütün sızıntılarını raporlayan emniyet mensupları, FETÖ tarafından soruşturmalarla tasfiye durumuna getirildi. TBMM’deki Darbe Girişimini Araştırma Komisyonu’na ifade veren üst düzey emniyetçiler, o dönemde 75 il emniyet müdürünün FETÖ ile bağlantılı olduğunu bildirdi.
MİT’ÇİLERİ DEŞİFRE ETTİLER
Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) içerisinde de FETÖ’nün etkisi gözlemlendi. 7 Şubat krizinde, örgütün yapısını deşifre etmek amacıyla çalışan MİT Müsteşarı Hakan Fidan ve ekibi hedef yapıldı. Ancak, tasfiye girişimlerine dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan’ın kararlı tutumu sayesinde engel olundu. PKK’nın sözde üst yapılanması KCK ile gerçekleştirilen görüşmeler bahane edilerek, MİT içerisinde görev yapan bazı isimler deşifre oldu.
DÜZMECE HABERLERLE YER BOŞALTTILAR
Mülkiye ve adliye alanlarında da benzer yöntemler uygulandı. Yalan ihbar mektupları, sahte soruşturmalar, internet siteleri ve medya kuruluşları aracılığıyla yürütülen karalama kampanyaları, FETÖ’nün toplumda oluşturduğu etkiyi pekiştirmek üzere geliştirilen başlıca teknikler oldu.
TEHLİKE HÂLÂ DEVAM EDİYOR
Son zamanlarda, 2012 yılından bu yana örgütle mücadele eden kadroların hedef alındığı iddiaları gündemde. Yargı, bürokrasi, güvenlik birimleri ve siyaset alanında mücadele eden kişilerin çeşitli bahanelerle görevlerinden alındığı veya kenara çekildiği aktarılıyor. Darbe girişiminin 10 yılı geride kalmasına rağmen, örgütün yeniden yapılanma çabalarının sürmesi, bu tasfiyelerdeki etkisini devam ettirdiği düşüncesini ortaya koyuyor.
