Türkiye’nin Yeni Göç Politikası: Kaçakçılığa Savaş!

Türkiye, göç yönetimi alanında yeni bir dönem açarken, düzensiz göçle mücadelede odak noktasını göçmenler yerine, insan kaçakçılığı yapan organizasyonlar olarak belirliyor.
İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Yeni Şafak’a verdiği röportajda, düzensiz göçle mücadele stratejileri, sınır güvenliği, geçici koruma statüsünün geleceği ve gönüllü geri dönüş süreçleri hakkında detaylı bilgiler paylaştı. Çiftçi, göçün yalnızca Türkiye sınırları içindeki bir sorun olmadığını, kaynağından itibaren tüm aşamaların birlikte yönetilmesi gerektiğini vurguladı. Düzensiz göçle mücadelede asıl hedefin göçmenler değil, insanları çaresizlikleri ile istismar eden kaçakçılık ağları olduğunun altını çizen Çiftçi, sınır güvenliğinde teknolojik imkanların artırıldığını belirtti.
Yeni dönemde göç yönetimiyle ilgili hedeflerini ve alınacak önlemleri Yeni Şafak’a anlatan Bakan Çiftçi, geçici koruma statüsünün geleceği ve Suriyelilerin geri dönüş süreçleri hakkında da önemli açıklamalarda bulundu.
GÖÇ POLİTİKAMIZ İNSANİ VİCDANI VE HUKUKİDİR
Göç İdaresi Başkanlığı’nın yeni dönemde uygulamayı planladığı kararlar arasında, düzensiz göçün kaynağında engellenmesi ve gönüllü geri dönüşlerin teşvik edilmesi gibi konular yer alıyor.
Türkiye’nin göç politikası, insani, vicdani ve hukuki yaklaşımlar üzerine inşa edilmiştir. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde, medeniyet değerlerinden güç alarak, kamu düzenini ve vatandaşların huzurunu gözeten bir politika yürütüyoruz. Bu kapsamda yeni bir yönetim ile süreci geniş bir bakış açısıyla yürüteceğiz. Göç meselesini, sadece sınırlarımız içinde yaşanan bir sonuç olarak değil, kaynak ülkeden geri dönüş aşamasına kadar kapsamlı bir süreç olarak ele alıyoruz. Stratejimizi beş temel ayak üzerine inşa ettik: göçü kaynağında önlemek, sınırlarımızı korumak, içerideki düzensiz göçü tespit etmek, kayıt dışı istihdam ve göçmen kaçakçılığıyla mücadele etmek, ve gönüllü geri dönüşleri düzenli bir şekilde yönetmek.
DÜZENSİZ GÖÇÜ ROTA OLUŞMADAN DURDURACAĞIZ
Düzensiz göç ve göçmen kaçakçılığı ile mücadelede sınır güvenliğini sağlamak adına atılan adımlar nelerdir?
Öncelikle, mücadelemizin hedefinin göçmenler değil, kaçakçılık yapan organizasyonlar olduğunu belirtmek isterim. Biz, insan hayatını tehlikeye atan kaçakçılık ağlarını hedef alıyoruz. Sınırlarımızı, en ileri teknolojilerle koruyarak, güvenliğimizi sağlıyoruz. Sınır hattımızda halihazırda 1.349 kilometre güvenlik duvarı, 362 elektro-optik kule, dronlar ve diğer teknolojik sistemler mevcut. Ayrıca, göçmen kaçakçılarına yönelik bugüne kadar 4 bin 94 operasyon gerçekleştirilmiştir. Ülkemizde yasal olarak kalış hakkı bulunan yabancı sayısı ise 3 milyon 623 bin 608’dir. Düzensiz göçü, sınır kapısında değil, rotalar oluşmadan durdurmayı hedefliyoruz.
GEÇİCİ KORUMA KALICI İKAMETİN ADI DEĞİL
Geçici koruma uygulaması ve Suriye’ye gönüllü dönüşler hakkında ne düşünüyorsunuz?
Suriye’de güvenlik, kamu düzeni ve devlet kurumları yeniden tesis edilirken, geçici koruma uygulamasının geleceğine dair hukuki ve idari çalışmalarımız devam ediyor. Geçici koruma, savaş ve kitlesel tehditle bağlantılı bir mekanizma olarak, koşullar değiştiğinde yeniden değerlendirilmelidir. Bu uygulama, kalıcı ikamet anlamına gelmez. Süreci ani kararlarla yönetmeyeceğiz. İnsan onurunu, hukuki güvenliği ve kamu düzenini sağlamak önceliğimizdir. Hiç kimseyi zulüm veya güvensizlik ortamına zorla göndermeyeceğiz. Ancak geçici koruma mekanizmasının süresiz bir hali de olmamalıdır. Koşullar değişirse, statü de değişir; fakat tüm adımlar hukukun ve insan onurunun çerçevesinde gerçekleştirilecektir.
YENİ HAYATA DA DESTEK OLUYORUZ
Alınan bu tedbirlerin sonuçları da gözlemlenmektedir. Türkiye’de geçici koruma altında bulunan Suriyeli sayısı 2 milyon 235 bin 988’dir. 2016 ile 31 Temmuz 2026 tarihleri arasında 1 milyon 462 bin 947 Suriyeli, 8 Aralık 2024’ten bu yana ise 722 bin 944 Suriyeli gönüllü ve güvenli bir şekilde geri dönmüştür. Bu süreç, Suriye makamlarıyla yapılan işbirlikleri ile güvenlik, barınma, kimlik, tapu ve resmi belge sorunlarını çözerek gerçekleştirilmektedir. İnsani yardım, güvenlik ve adalet sağlamak devletin sorumluluğudur.
SINIRI KORU KAYDI TUT DÖNÜŞÜ DESTEKLE
Kamuoyunda “Suriyeliler kalıcı mı olacak?” yönündeki endişeleri nasıl değerlendiriyorsunuz?
Vatandaşlarımızın bu endişelerini anlıyor ve dikkate alıyoruz. Meseleye duygu odaklı veya geçici çözümlerle yaklaşmıyoruz; gerçekler ve uzun vadeli devlet aklı ile ele alıyoruz. Türkiye’deki Suriyelilerin yaklaşık üçte biri bu ülkede doğmuştur ve bu, göçün artık sadece geçici bir mesele olmadığını, uzun vadeli sosyal ve demografik sonuçları olduğunu gösterir.
SAĞLAM BİR DENGE KURACAĞIZ
Politikalarımızı, kamu düzenini korumak ile insani sorumluluklarımızı yerine getirmek arasında sağlam bir denge ile oluşturuyoruz. Biz, vatandaşımızın huzurundan ve insan onurundan ödün vermeden, her iki etkinliğin de sürdürülebilir olmasını sağlamak amacındayız. Kamu düzeni ile insani sorumluluğumuz arasında bir denge kurmak önceliğimizdir. Göç politikamızın amacı açıktır: Sınırlarımızı koruyacak, kaçakçılığı ortadan kaldıracak, kayıt dışılığı önleyecek, gönüllü dönüşleri destekleyecek ve tüm bu adımları hukuka, akla ve vicdana uygun şekilde atacağız. Sınırı koru, kaçakçıyı çökert, kaydı tut, dönüşü destekle; her adımı hukukla ve vicdanla gerçekleştir.
Fazlı ŞAHAN
