Ana içeriğe atla
GÜNDEM

Batı Şeria’da Sessiz Bir Dönüşüm: İlan Edilmeyen İlhak mı?

Personelilan.com.tr • • 2 dk okuma
Paylaş

Ortadoğu’nun kronikleşen sorunlarından biri olan İsrail-Filistin meselesinde, uluslararası kamuoyunun dikkatinden kaçan, ancak sahadaki yaşamları kökten etkileyen önemli gelişmeler yaşanmaya devam ediyor. Özellikle Batı Şeria’da Filistinlilerin günlük yaşamını kuşatan ve giderek artan yerleşimci saldırıları, bölgedeki gerilimi tırmandırırken, son dönemdeki bazı adımlar “ilan edilmeyen bir ilhak” tartışmalarını gündeme getiriyor.

Kusra Köyündeki Kuşatma ve Hukukileşen İşgal

9 Ağustos’ta Nablus’un güneyindeki Kusra köyünde yaşananlar, bu dönüşümün çarpıcı bir örneğini teşkil ediyor. Onlarca İsrailli yerleşimci, üç Filistinli eve zorla girerek, iki ailenin toplam 15 ferdini, aralarında yedi yaşından küçük çocukların da bulunduğu insanları tek bir eve topladı. Ardından bölge, İsrail ordusu tarafından “kapalı askeri bölge” ilan edildi. Bu ilanla birlikte, yerleşimcilerin uyguladığı kuşatma, artık bizzat işgal askerleri tarafından hukukileştirilmiş oldu. Gıda taşıyan aktivistler, eskiden yerleşimciler tarafından engellenirken, bu yeni düzenlemeyle doğrudan İsrail askerlerinin müdahalesiyle karşılaştı. Bu durum, sivil yerleşimci şiddetinin, askeri otorite eliyle meşruiyet kazanmasının tehlikeli bir göstergesi olarak yorumlanıyor.

Artan Yerleşimci Saldırıları ve Uluslararası Sessizlik

Birleşmiş Milletler İnsani İşler Koordinasyon Ofisi’nin (OCHA) 31 Temmuz tarihli raporu, Batı Şeria’daki durumun vahametini gözler önüne seriyor. Yılbaşından bu yana bin 380’den fazla yerleşimci saldırısının kayda geçirildiği belirtilen raporda, bu saldırıların 250’den fazla köyü etkilediği, günde ortalama 6.6 olayın yaşandığı ve 900’den fazla Filistinlinin yaralandığı bilgisi yer alıyor. Bu korkunç tabloya rağmen, uluslararası kamuoyunun büyük ölçüde sessiz kalması, bölgedeki insan hakları ihlallerinin “kanıksanmış” bir duruma geldiği endişesini yaratıyor.

Sivil Kolluk Yetkisinin Devri: Bir Dönüm Noktası mı?

Batı Şeria’daki durumu daha da karmaşık hale getiren son gelişme ise 14 Ağustos’ta yaşandı. İsrail Savunma Bakanı Israel Katz, Batı Şeria’da sivil kolluk yetkisinin ordudan polise devredilmesi için orduya iki hafta süre verdiğini açıkladı. Bu karar, uzun süredir tartışılan “ilan edilmeyen ilhak” iddialarını güçlendiriyor. Zira, işgal altındaki bir bölgede sivil kolluk yetkisinin askeri birimlerden sivil birimlere devredilmesi, bölgenin İsrail egemenliğine daha fazla entegre edilmesi ve ilhak sürecinin sessizce ilerletilmesi olarak yorumlanabilir. Bu tür bir devir, uluslararası hukuka göre işgal altındaki topraklarda bulunan ordunun sorumluluklarını değiştirerek, bölgenin statüsünü fiilen dönüştürme potansiyeli taşıyor.

Batı Şeria’daki bu gelişmeler, uluslararası hukukun ve insan haklarının çiğnenmesi pahasına, bölgedeki güç dengesini İsrail lehine değiştirmeye yönelik adımlar olarak dikkat çekiyor. Uluslararası toplumun bu sessizliğinin devam etmesi, Filistin halkının haklarının daha da ihlal edilmesine ve bölgedeki istikrarsızlığın derinleşmesine yol açabilir.

Yazar Personelilan.com.tr
İLGİLİ HABERLER