Ana içeriğe atla
GÜNDEM

Türkiye’nin Genç Nüfusu Azalıyor, Yaşlı Artıyor!

Personelilan.com.tr • • 3 dk okuma
Paylaş

Türkiye, uzun yıllar boyunca Avrupa’nın aksine genç nüfus yoğunluğuyla öne çıkmayı sürdürdü. Bu durum, ülkenin ekonomik ve sosyal avantajlarının temel sebeplerinden biri olarak değerlendiriliyordu. Genişleyen çalışma çağındaki nüfus, iş gücü potansiyelinin artmasını sağlayarak ülke için bir itici güç oluşturdu. Özellikle genç tüketici kitlesinin varlığı, ekonomik büyüme hikayesinde önemli bir yer edindi.

Ancak, yaşanan ekonomik zorluklar genç nüfusu tüketerek büyüme dinamiklerini değiştirdi. Son yıllarda yaşanan nüfus sıkıntısı ise giderek daha fazla hissedilmeye başlandı. Doğum oranlarındaki düşüş ve yaşam süresinin uzaması, nüfusun yaş kompozisyonunu değiştirdi. Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi (ADNKS) verileri de bu durumu destekler nitelikte.

Rakamlar, bu değişimin geçici olmadığını ortaya koyuyor. Nüfus piramidinin tabanındaki daralma ile üst bölümdeki genişleme dikkat çekiyor. Çocukların toplam nüfus içindeki oranı düşerken, yaşlıların oranı artış gösterdi. TÜİK’in paylaştığı 2026 ikinci çeyrek verileri, 0-14 yaş grubundaki çocukların toplam nüfus içindeki payının yüzde 20,4 seviyesine indiğini göstermektedir. Bu oran, 2000’li yılların başında yüzde 30 civarındaydı. Doğurganlık oranının ise nüfusun kendini yenileyebilmesi için kabul edilen 2,1 seviyesinin altına düştüğü belirtiliyor. Bu eğilim, uzun vadede ekonomik alanda çeşitli etkilere yol açması bekleniyor.

Yaşlı nüfus yüzde 11’i aştı

Veriler içerisindeki en dikkat çekici unsurlardan biri, 65 yaş ve üzerindeki nüfusun toplam nüfus içindeki payıdır. Yaşlı nüfus oranı, yüzde 11,1 seviyesine çıkarak tarihsel zirveye yaklaşmış durumda. Bu durum, Türkiye’nin yaşlı nüfuslu ülkeler sınıfına geçtiğini gösteriyor. Yaşlı bireylerin toplam nüfus içindeki artışı, sağlık ve emeklilik politikalarını etkileyecek şekilde ileride ekonomik baskılar yaratacağını işaret ediyor. Çalışma çağındaki nüfusun hâlâ yüksek olması avantaj sağlasa da bu veriler, kalıcılığının sorgulanmasına neden oluyor.

Ortanca yaş 26 yılda 10,1 yaş arttı

Türkiye’de ortanca yaş 34,9 olarak belirlendi. Kadınlarda bu rakam 35,7, erkeklerde ise 34,2 olarak kaydedildi. Ortanca yaştaki artış, Türkiye’nin demografik yapısındaki önemli değişimleri de gözler önüne seriyor. TÜİK verilerine göre, 2000 yılında Türkiye’nin ortanca yaşı 24,8 seviyesinde bulunuyordu. 26 yıl önce erkeklerde ortanca yaş 24,4 iken kadınlarda 25,3 olarak kaydedilmişti. Ayrıca, veriler erkek ve kadın nüfusunun 59 yaşına kadar benzer seviyelerde gerçekleştiğini göstermektedir. Ancak 60 yaş itibarıyla kadınlar, erkeklerden daha fazla sayıya ulaşmaya başlıyor.

Yıllara göre yaş aralıklarına bakıldığında 65-69 yaş grubunda erkek nüfusu 2026’nın ikinci çeyreğinde 1,6 milyon seviyesine çıkarak, kadınlar 1,7 milyon kişiyi geçmektedir. 75-79 yaş aralığında ise erkek sayısı 755 bin civarına gerilerken kadın nüfusu 1 milyonun üzerine çıkıyor. 90 yaş ve üzeri durumlarda ise erkekler 77 bin, kadınlar ise 180 bine yaklaşan bir sayıya ulaşmaktadır.

Çalışma çağında 59,1 milyon kişi var

Çalışma yaş grubunun toplam nüfus içindeki oranı, dikkat çekici veriler arasında yer alıyor. 15-64 yaş grubunun toplam nüfus içerisindeki oranı yüzde 68,5 ile yaklaşık 59,1 milyon kişiye denk geliyor. 2000 yılında bu oran 67,8 milyon olarak kaydedilmiştir. Buradaki yaşlı bağımlılık oranı, giderek artış göstermekte. Çalışma çağındaki her 100 kişiye düşen 65 yaş üzerindeki kişi sayısı yüzde 16,2’ye ulaştı. Genç nüfusun azalması, özellikle genç iş gücünün yoğun olarak kullanıldığı sektörlerde uzun vadede arz sorunlarını gündeme getirme potensiyeline sahiptir.

Ali YILDIRIM

Yazar Personelilan.com.tr
İLGİLİ HABERLER