Ana içeriğe atla
YARGI VE DÜZENLEYICI KURUM KARARLARI

Eşi sözleşmeli sağlıkçıya eş durumu tayini var mı? AYM karara bağladı

Personelilan.com.tr • • 4 dk okuma
Paylaş

Anayasa Mahkemesi (AYM), eşi başka bir kamu kurumunda sözleşmeli çalışan sözleşmeli sağlık personelinin ilk üç yıl aile birliği mazeretiyle yer değiştirememesini Anayasa’ya aykırı bulmadı. AYM, 663 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin (KHK) 45/A maddesindeki “kadrolu statüde” ibaresinin iptali istemini 25 Haziran 2026’da reddetti. Karar, E.2026/46, K.2026/145 sayısıyla 22 Ekim 2026 tarihli ve 33408 sayılı Resmi Gazete’de yayımlandı. Karar oy çokluğuyla alındı, üç üye karşıoy kullandı.

Hakkari 2. İdare Mahkemesi, kuralın aile hayatına orantısız bir müdahale olduğu kanısıyla AYM’ye başvurdu. Mahkemedeki dava, naklen atanma talebinin reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılmıştı.

Başvuru kararında, devletin aile birliğini korumak için gerekli tedbirleri alması gerektiği belirtildi. Mahkemeye göre eşi kamu kurumunda sözleşmeli çalışan personelin kapsam dışında bırakılması orantısızdı. Bu nedenle kuralın Anayasa’nın 13., 20. ve 41. maddelerine aykırı olduğu ileri sürüldü.

AYM, 26 Şubat 2026’daki ilk inceleme toplantısında dosyada eksiklik bulmadı ve esasa geçti. Mahkeme kuralı ayrıca Anayasa’nın 10. ve 128. maddeleri yönünden de inceledi.

Maddeye göre bu kapsamda atanan sözleşmeli sağlık personeli üç yıl boyunca başka bir yere atanamıyor. Bu personel, [İç link: 657 sayılı Kanun’un 4/B maddesi ve sözleşmeli personel] kapsamında Sağlık Bakanlığı ve bağlı kuruluşlarında sözleşmeyle çalışıyor.

Maddenin üçüncü cümlesi, aile birliği mazeretine bir istisna getiriyor. Kamu yönetiminde bu durum “eş durumu tayini” olarak biliniyor. Personel, bulunduğu ilde bir yıl çalışmışsa ve vizeli pozisyon varsa hizmet ihtiyacının daha fazla olduğu yere atanabiliyor.

Bunun için eşin de belirli bir statüde çalışması gerekiyor. Eşlerin ikisi de Bakanlık ve bağlı kuruluşlarında sözleşmeli olabilir. Ya da eşlerden biri sözleşmeli, diğeri Bakanlıkta veya başka bir kamu kurumunda kadrolu olmalı.

İtiraz konusu “kadrolu statüde” ibaresi bu son ihtimalde yer alıyor. AYM’ye göre bu ibare nedeniyle eşi başka bir kamu kurumunda sözleşmeli çalışan personel, üç yıl dolmadan eş durumu tayini isteyemiyor.

AYM’ye göre kural aile hayatına saygı hakkını sınırlıyor, ancak bu sınırlama Anayasa’ya aykırı değil. Mahkeme önce kuralın açık ve öngörülebilir olduğunu belirtti. Bu yönüyle kuralın kanunilik şartını taşıdığı sonucuna vardı.

Kararda, sağlık hizmetlerinin ertelenemez ve ikame edilemez hizmetler olduğu vurgulandı. AYM’ye göre personele belli bir süre aynı yerde çalışma zorunluluğu, hizmetin devamlılığı için getirildi. Mahkeme bu nedenle kuralın meşru bir amacı olduğunu kabul etti.

AYM, kuralı ölçülülük ilkesinin alt ilkeleri yönünden de inceledi. Kuralı amaca ulaşmak için elverişli ve gerekli buldu. Kanun koyucunun yer değiştirme taleplerini şarta bağlama konusunda takdir yetkisi olduğunu hatırlattı.

Mahkeme, kamu görevine kendi isteğiyle giren kişinin bu statünün külfetlerine de katlanmayı kabul ettiğini belirtti. AYM ayrıca kuralın mutlak bir yasak getirmediğine dikkat çekti. Kararda, eşi başka kurumda sözleşmeli olan personelin “üç yıllık süreyi tamamladıktan sonra yer değişikliği talebinde bulunması mümkündür” denildi.

Mahkemeye göre kişi bu süreyi bilerek göreve başlıyor. Üç yıllık süre de aile birlikteliğini imkansız kılan ya da aşırı zorlaştıran bir süre değil. Bu nedenle AYM, kamu yararı ile aile hayatı arasında makul bir denge kurulduğu sonucuna ulaştı.

AYM, iki grup arasında farklı muamele olduğunu kabul etti, ancak bunu haklı buldu. Mahkemeye göre eşi kadrolu ve eşi sözleşmeli çalışan sağlık personeli benzer durumda. Kural ise yalnızca eşi kadrolu olana, bir yıl sonra tayin isteme imkanı tanıyor.

AYM bu farkı sözleşmeli statünün niteliğiyle açıkladı. Sözleşmeli personel mali yılla sınırlı olarak istihdam ediliyor ve sözleşmesi yenilenmeyebiliyor. Mahkemeye göre bu durumda tayin talebinin dayanağı olan neden kolayca ortadan kalkabilir.

Mahkeme, eşi Bakanlıkta sözleşmeli olanla eşi başka kurumda sözleşmeli olan arasındaki farkı da inceledi. AYM’ye göre eşlerin ikisi de Bakanlıkta çalışıyorsa Bakanlık kendi personel planlamasını yapabilir. İhtiyaç olan yerde iki eşi birlikte görevlendirebileceği için bu fark da makul bir nedene dayanıyor.

Sonuçta AYM, kuralın Anayasa’nın 10., 13., 20., 41. ve 128. maddelerine aykırı olmadığına karar verdi. [İç link: Anayasa Mahkemesinin sözleşmeli personele ilişkin önceki kararları]

Karşıoy kullanan AYM üyeleri “kadrolu statüde” şartına neden itiraz etti?

Üyeler Engin Yıldırım, Selahaddin Menteş ve Kenan Yaşar, ibarenin Anayasa’ya aykırı olduğunu savundu. Karşıoy gerekçesine göre kural, hizmet ihtiyacını değil eşin istihdam statüsünü esas alıyor. Oysa eş kadrolu da olsa sözleşmeli de olsa aile aynı ölçüde ayrı kalıyor.

Üç üye, sözleşmenin ileride yenilenmeyebileceği ihtimalinin temel hakkı sınırlamaya yetmeyeceğini belirtti. Kamu görevine kendi isteğiyle girmenin de aile hayatına saygı hakkından vazgeçmek anlamına gelmediğini vurguladı.

Karşıoyda, boş pozisyon ve hizmet ihtiyacına bakılarak idareye takdir yetkisi tanınabileceği ifade edildi. Farklı kurumlarda sözleşmeli çalışan eşler için kurumlar arası koordinasyonun da mümkün olduğu belirtildi. Üyelere göre kural, “temel hakkın özüne dokunan ölçüsüz bir sınırlama niteliği taşımaktadır.”

AYM’nin sözleşmeli sağlık personelinin aile birliği mazereti kararı

Yazar Personelilan.com.tr
İLGİLİ HABERLER