Ana içeriğe atla
EKONOMI

600 bin kamu işçisi için toplu iş sözleşmesi süreci başlıyor

Personelilan.com.tr • • 4 dk okuma
Paylaş

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, Öz Sağlık-İş Sendikası tarafından
Antalya’nın Kemer ilçesindeki bir otelde düzenlenen “Genişletilmiş Başkanlar
Kurulu ve Kamu Çerçeve Protokolü ve Toplu İş Sözleşmesi Sistemi: Kazanımlar, Sorunlar
ve Çözüm Önerileri Paneli”ne katıldı.

Programdaki konuşmasında, Türkiye olarak sendikacılık alanında özellikle son
çeyrek asırda katedilen mesafeyi bugünlere ulaştıran
kamu-sivil toplum iş birliğinin, ortak hareket kültürü ve sosyal diyalog anlayışları
olduğunu belirten Işıkhan, bu yapının aynı zamanda çalışanların haklarını koruyan
ve geliştiren söz konusu toplu sözleşme kültürünün de en büyük itici gücü olduğunu
söyledi.

Temelleri 2017 yılında atılan kamuda toplu sözleşme sürecinin her yeni dönemde,
çeşitlenen ihtiyaçlar, oluşan şartlar ve içerisinde bulunan pek çok etkene bağlı
olarak değişim ve dönüşüm geçirdiğini ifade eden Işıkhan, ancak zaman ve koşullar
ne olursa olsun, değişmeyen yegane kriterin kamu çalışanlarının refahı olduğunu
vurguladı.

Geçen yıl yaklaşık 600 bin kamu işçisini ilgilendiren 2025-2026 Dönemi Kamu
Toplu İş Sözleşmeleri Çerçeve Protokolü’nü sosyal taraflarla yürüttükleri müzakereler
neticesinde imzaladıklarını hatırlatan Işıkhan, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bu kapsamda bugüne kadar kamu çalışanlarımızın özellikle sosyal ve mali
hakları konusunda pek çok kazanım elde ettik. Bu protokolle, aylık brüt taban
ücretlerini öncelikle 42 bin liraya yükselttik. Taban ücretin üzerinde kalan
çalışanlarımıza da seyyanen artış sağladık. Ayrıca 2025 yılının ilk 6 ayında
yüzde 24, ikinci altı ayında seyyanen artışa ilave yüzde 11, 2026 yılı için
ise sırasıyla yüzde 10 ve yüzde 6 oranında ücret artışları öngörerek, enflasyon
farkına ilişkin düzenlemelerle çalışanlarımızın ücretlerini fiyat artışlarına
karşı desteklemeyi amaçladık. Önümüzdeki dönemde de yine çalışanlarımızın haklarını
gözetmeye, onların çalışma hayatlarındaki kaliteyi artırmaya, refahlarını yükseltmeye
devam edeceğiz.”

Bakan Işıkhan, bu panelde geçmişin tüm yönleriyle tartışılacağını ve yeni talepler,
ihtiyaçlar ve beklentilerin ortaya çıkacağını belirterek, geçmiş dönemlerin
muhasebesinin yapılacağını aktardı.

Sağlık ve sosyal hizmet alanında görev yapan emekçilerin, insan hayatına doğrudan
dokunan son derece kıymetli bir sorumluluk üstlendiğine işaret eden Işıkhan,
“Hastanelerimizde, bakım merkezlerimizde ve sosyal hizmet kuruluşlarımızda
büyük bir özveriyle görev yapan çalışanlarımızın emeği, güçlü bir sosyal devlet
anlayışının vazgeçilmez unsurlarından biridir. Bu emeğin karşılığının gözetilmesini
ve çalışma şartlarının iyileştirilmesini son derece önemsiyoruz, son derece
önemsiyorum.” diye konuştu.

Uzun yıllar sosyal hizmetler alanında çalışmış bir akademisyen olarak özellikle
sağlık ve sosyal hizmet çalışanlarının ihtiyaçlarını, taleplerini ve beklentilerini
yakından bildiğini aktaran Işıkhan, bu kapsamda çalışma koşullarının iyileştirilmesi
için elinden gelen desteği vereceğini ifade etti.

Kamu özel fark etmeksizin tüm çalışanlar için en iyi çalışma koşullarını sağlamanın
hükümet olarak en büyük hedef ve arzuları olduğunun altını çizen Işıkhan, şöyle
devam etti:

“Mesleğinizi huzurla icra edebilmeniz, hem ruhsal hem de bedensel anlamda
daha müreffeh bir çalışma ortamına kavuşabilmeniz için elimizden geleni yapmaya
devam edeceğiz. Özellikle sağlık ve sosyal hizmet camiası olarak sizlerin huzuru
bizim de huzurumuzdur. Önümüzdeki dönem, 2027 ve 2028 yılları için çerçeve protokolüne
yine inşallah sizlerle imza atacağız. Gerçi kıymetli başkanım şimdiden başlattı
toplu sözleşme (Kamu Toplu İş Sözleşmeleri Çerçeve Protokolü) sürecini. Bu süreçte
yapılacak tüm istişareleri çok değerli bulduğumuzu ve çalışma barışını tesis
edecek, sosyal diyalog mekanizmalarımızı güçlendirecek her türlü adımı desteklediğimizi
özellikle vurgulamak isterim.”

Çalışma hayatının tüm tarafları olarak geçmiş dönemlerde olduğu gibi gelecek
sözleşmelerde de emeği, alın terini önceleyen, kamu yararını gözeten ortak bir
zeminde buluşulacağına yürekten inandığını vurgulayan Işıkhan, “Devlet
olarak bilhassa çalışma hayatında, hangi kimlik ve görevde olursa olsun, 86
milyon vatandaşımızın tamamını, aynı ailenin birer ferdi olarak değerlendirdiğimiz
hizmet anlayışımızı, adil, tarafsız ve kapsayıcı bir şekilde, hassasiyetle yürütmek
en temel gayemizdir.” ifadesini kullandı.

Işıkhan, Bakanlık olarak kimseyi geride bırakmadan, tüm çalışanların haklarını
korumaya, gözetmeye ve geliştirmeye devam edeceklerini belirtti.

Hiçbir kamu çalışanı ve işçiyi mağdur etmeyecek ve aynı zamanda millete hizmetle
görevli kamunun genel menfaatini sekteye uğratmayacak en makul çözümleri birlikte
geliştirmeye devam edeceklerine dikkati çeken Işıkhan, bu hususta öncelikle
emekçilerin temsilcisi sendikaların taleplerini, sivil toplum kuruluşları ve
akademi camiasının görüşlerini rehber edinmeye devam edeceklerini anlattı.

HAK-İŞ Genel Başkan Yardımcısı Devlet Sert de Türkiye’de farklı iş kollarında
görev yapan 600 bin kamu işçisi olduğunu hatırlattı.

Kamu Çerçeve Protokolü imzalanmadan diğer sözleşmelere imza atılamadığını anımsatan
Sert, “Konfederasyonumuz HAK-İŞ, Kamu Çerçeve Protokolü sürecinin en büyük
aktörüdür. Çünkü Konfederasyon olarak kamuda çalışan 350 bin üyemiz bulunmaktadır.
Bu açıdan bakıldığında, söylenecek sözlerin, geliştirilecek yöntemin ve süreç
sonundaki kazanımların en büyük tarafı HAK-İŞ üyesi kamu işçileri olacaktır.”
sözlerini sarf etti.

Bakan Işıkhan’a “Yeni Kamu Çerçeve Protokolü sürecini bir an önce başlatalım
Sayın Bakanım” diyen Sert, “Bir an önce başlatalım ki bir an önce
de hayırla neticelensin. İşçi kesimi değerli kazanımlarla kendi toplu sözleşmelerini
bir an önce imzalayabilsin.” değerlendirmesinde bulundu.

Sert, işçinin, emekçinin sesi olan sendikalara, konfederasyonlara daha çok
itibar edilmesinin sorunların ortak çözüm yolları konusunda herkesin önünü açacağını
dile getirdi.

Yazar Personelilan.com.tr
İLGİLİ HABERLER