İBB’nin 94,8 milyon liralık tatlı alımı Sayıştay raporunda

Başvuru, ilanın resmi kaynağındaki yönergeye göre e-Devlet / ilgili kurum üzerinden yapılır.
Sayıştay Başkanlığının, İstanbul Büyükşehir Belediyesine (İBB) ilişkin 2025 Yılı
Denetim Raporu’nda, belediyenin şerbetli tatlı alımı işinde bazı tatlıları piyasa
fiyatının 4 kat üstünde aldığı tespit edildi.
Sayıştay Başkanlığınca hazırlanan raporda, İBB tarafından pazarlık usulü ile
gerçekleştirilen 94 milyon 815 bin 200 lira sözleşme bedelli “şerbetli
tatlı alımı” işinde yaklaşık maliyetin gerçekçi belirlenmediği, işi alan
yüklenicinin faaliyet merkezinin Muş olduğu, iş süresince yalnızca sigortalı
bir personelinin bulunduğu ve işin alt yükleniciye kapalı olmasına rağmen alt
yükleniciden temin edildiğine ilişkin tespitlere yer verildi.
Kamu İhale Kanunu ve Mal Alımı İhaleleri Uygulama Yönetmeliği’ndeki yaklaşık
maliyetin belirlenmesine ilişkin mevzuat hükümlerinden bahsedilen raporda, İBB
tarafından yaklaşık maliyeti belirlemek amacıyla 4 firmadan fiyat teklifi alındığı,
yaklaşık maliyetin sadece bu teklifler esas alınarak oluşturulduğu, yaklaşık
maliyet hesabında ürünlerin bir önceki sözleşme fiyatlarının hesaplamaya dahil
edilmediği belirtildi.
Raporda, fiyat teklifi alınan firmalardan üçünün pazarlık usulü ihaleye teklif
vermeye davet edildiği ve bu firmalardan ikisinin teklif verdiği kaydedilerek,
“Yapılan incelemede, pazarlık usulü ile yapılan alımlardaki fiyatların
sonraki tarihli ihale fiyatlarıyla karşılaştırıldığında göreli yüksek bedellerle
gerçekleştirildiği anlaşılmıştır. Firmaların gerçek piyasa koşullarını yansıtan
rekabetçi fiyatlar yerine, yaklaşık maliyete yakın veya bu maliyeti aşmayan
ancak piyasa rayiçlerinin üzerinde teklifler sundukları, pazarlık usulü ile
gerçekleştirilen söz konusu alımda oluşan fiyatların, sonraki dönemde yapılan
açık ihale fiyatlarına kıyasla daha yüksek olduğu tespit edilmiştir. Bu itibarla
aynı ürünlerin sonraki dönemlerde daha düşük bedellerle temin edilebilmesi,
yaklaşık maliyetin ve buna bağlı olarak sözleşme bedelinin piyasa koşullarını
yansıtmadığını açıkça ortaya koymaktadır.” değerlendirmesinde bulundu.
Bu kapsamda, raporda incelenen mart ve nisan aylarını kapsayan “şerbetli
tatlı alımı” işinin önceki ve sonraki ihalelerle karşılaştırmalı değerlerinin
bulunduğu tablonun yer aldığı raporda, 2025 yılı ocak-şubat aylarında 300 lira,
mayıs-aralık aylarında 370 lira üzerinden temin edilen şerbetli cevizli kadayıfın
pazarlık usulü alımda 572 lira birim fiyat üzerinden, ocak-şubat aylarında 370
lira, mayıs-aralık aylarında 506 lira üzerinden temin edilen soğuk baklavanın
ise pazarlık usulü alımda 1200 lira birim fiyat üzerinden temin edildiği aktarıldı.
Raporda, sözleşmesinde alt yüklenici çalıştırılamayacağına ilişkin açık hüküm
olmasına rağmen yüklenicinin üretim yeri ve yeterli teknik kapasitesinin bulunmaması
nedeniyle işin fiilen bir önceki alımın da yüklenicisi olan firmanın alt yüklenimi
vasıtasıyla gerçekleştirildiği belirtilerek, şu bulgulara yer verildi:
“Bu durum, sözleşme hükümlerine açık aykırılık teşkil etmekte olup pazarlık
usulü ile yapılan ihale aşamasında davet edilen isteklilerin teknik yeterliklerinin
ve kapasitelerinin sağlıklı şekilde değerlendirilmediğini göstermektedir. Ayrıca,
işi fiilen yerine getiren alt yüklenicinin, aynı ürünlere ilişkin bir önceki
alımın da yüklenicisi olması, aynı ürünlerin fiili olarak aynı yükleniciden
temin edilmesine rağmen bir önceki alımla kıyaslandığında daha yüksek bedelle
gerçekleştirilmesine sebebiyet verildiği anlaşılmaktadır.”
Sayıştay’ın söz konusu tespitlerine ilişkin raporda, İBB’nin verdiği cevaba
da yer verildi. İBB’nin, sürecin mevzuata uygun yürütüldüğünü açıkladığı, pazarlık
usulü alımın ramazan ayı kapsamında iki aylık olarak yapıldığı, bu ihalede ürünlerin
yüzde 72’sinin tek kullanımlık plastik ambalajla istendiği, açık ihalede ise
bu oranın yüzde 5 ile sınırlı kaldığı, ayrıca pazarlık usulü alımdaki ürünlerin
yaklaşık yüzde 70’inin porsiyonluk olarak ambalaj, etiket ve kolileme gerektirdiği,
bu sebeple ambalaj, işçilik ve lojistik maliyetlerinin fiyat farkının asıl nedeni
olduğunun ileri sürüldüğüne raporda değinildi.
Yüksek bedelli soğuk baklava kaleminin ise menülere dahil edilmediğinin ifade
edildiği kaydedilen raporda, alt yüklenici hususunda ise sözleşmede alt yüklenici
yasağı bulunmakla birlikte işin tamamen başka firmaya devredildiğine dair somut
tespit olmadığı, yüklenicinin ürünleri yetkili satıcı sıfatıyla temin ettiği,
gıda sektöründe tedarik zinciri içinde başka üreticilerden ürün temininin ticari
hayatın olağan akışı olduğu ve alt yüklenicilik sayılamayacağı, sevk irsaliyesi
ve faturalarla bunun belgelendiğinin savunulduğundan bahsedildi.
Sayıştay tarafından İBB’nin cevabının değerlendirildiği raporda, “Yaklaşık
maliyetin mevzuata uygun yöntemle belirlendiği ifade edilmiş olsa da bulguda
eleştirilen husus yaklaşık maliyetin hangi yöntemle hesaplandığından ziyade
aynı ürünlere ilişkin daha önce gerçekleştirilen alımların sözleşme fiyatlarının
hesaplamaya dahil edilmemesi ve böylece piyasa rayicini yansıtmayan bir yaklaşık
maliyet oluşturulmasıdır. Nitekim aynı dönemde gerçekleştirilen alımda şerbetli
cevizli kadayıf 300 liradan temin edilmişken pazarlık usulüyle yapılan ihalede
aynı ürünün 572 liradan, soğuk baklavanın ise 370 lira yerine 1200 liradan alınmış
olması yaklaşık maliyetin piyasa koşullarını yansıtmadığını açıkça ortaya koymaktadır.”
denildi.
İhaleye, yaklaşık maliyet hesabında fiyat teklifi veren firmalar haricinde
piyasada faaliyet gösteren farklı firmaların davet edilmemesinin rekabet ve
eşit muamele ilkeleriyle bağdaşmadığı belirtilen raporda, 4 kalemin yüzde 72’sinin
paketli, 3 kalemin tamamen paketli istendiği, sözleşmedeki kalan 14 kalemin
ise bu zorunluluğun dışında tutulduğu, öte yandan paketleme zorunluluğu hiç
bulunmayan kalemlerde dahi pazarlık usulüyle yapılan alımdaki birim fiyatların
sonraki tarihli açık ihale fiyatlarına kıyasla çok daha yüksek olduğunun belirlendiği
aktarıldı.
“Tel kadayıfın 168 lira yerine 660 liradan (3,9 kat), trileçenin 225 lira
yerine 660 liradan (2,9 kat), soğuk baklavanın 506 lira yerine 1200 liradan
(2,4 kat), şekerparenin 202 lira yerine 460 liradan (2,3 kat) ve sütlü nuriyenin
506 lira yerine 900 liradan (1,8 kat) temin edilmiş olması, paketleme gerekçesiyle
açıklanamayacak ölçüdedir.” tespitlerine yer verilen raporda, soğuk baklava
kaleminin menüye dahil edilmediği belirtilmiş olsa da bu kalemden 748,20 kilogram
alındığı ve 897 bin 840 lira ödeme yapıldığı hatırlatıldı.
İBB’nin alt yüklenici yasağına ilişkin cevabına yer verilen raporda, “Yüklenici
tarafından sunulan yetkili satıcı belgesinin bir önceki ihalenin yüklenicisi
olan şirket tarafından düzenlendiği, teknik şartname gereği işte kullanılan
aracın da yine bu şirkete ait olduğu, yüklenicinin iş süresince sigortalı yalnızca
tek bir personelinin bulunduğu ve şirketin faaliyet merkezinin Muş ilinde yer
aldığı tespit edilmiştir. Tüm bu hususlar bir arada değerlendirildiğinde, yüklenicinin
bu organizasyonel yapı ve personel sayısıyla sözleşme konusu ürünleri fiilen
üretip teslim edebilmesinin mümkün olmadığı, işin esaslı ediminin tamamen alt
yüklenici şirket tarafından yerine getirildiği anlaşılmaktadır.” değerlendirmesi
yapıldı.
Raporun bu ihaleyle ilgili sonuç bölümünde ise “Sonuç olarak, yapılacak
alımlarda yaklaşık maliyet tespitlerinin mevzuatta belirtilen hususlar göz önüne
alınarak gerçekçi bir şekilde yapılması, pazarlık usulü ihalelerde etkin bir
rekabet ortamını sağlayacak sayıda firmanın davet edilmesinin sağlanması, sözleşmelerde
alt yüklenici yasağı öngörülmüşse bu yasağa uyulması ve isteklilerin teknik
kapasitelerinin ihale aşamasında titizlikle değerlendirilmesi gerekmektedir.”
denildi.
