Tekin: PISA Kritik Süreçte Hile İddiaları Yanlış

Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Bengü Türk TV’de katıldığı canlı yayında gündemdeki konulara dair soruları yanıtladı.
Yeni eğitim-öğretim yılının ülkemize ve milletimize hayırlar getirmesini dileyen Tekin, Uluslararası Öğrenci Değerlendirme Programı (PISA) 2025 sonuçlarına dair Türkiye’nin performansı üzerine eleştirileri değerlendirdi.
Tekin, PISA skorlarının daha düşük olduğu dönemlerde uygulamada “hile” yapıldığına dair eleştirilere yol açılmadığını belirterek, şu anki eleştirilerin mantıksız olduğunu söyledi.
PISA 2025 kapsamına 91 ülkenin katıldığını hatırlatan Tekin, “Eğer OECD, örneklemi kendisi belirlemezse, her ülke en gelişmiş okullarını gösterir ve orada bir yarış çıkar. Böyle bir uygulama sadece bir oyun olur. Dolayısıyla PISA, her ülkeye uygun parametreler çerçevesinde verileri toplayarak örneklem belirliyor.” ifadelerini kullandı.
OECD’nin her ülkedeki istatistik birimlerinden gerekli verileri topladığını vurgulayan Bakan Tekin, “Örneklem tespiti için verileri almadan önce ülkemizin sosyoekonomik durumunu değerlendiren TÜİK’in açıkladığı bölgeler arası gelişmişlik endekslerine göre listeler alıyorlar.” bilgisini aktardı.
Okul türlerine göre öğrenci Dağılım listelerini PISA yönetim kurulu ile paylaştıklarını dile getiren Tekin, OECD’nin kalkınmışlık endeksleri ve öğrenci sayıları ile okul türlerine göre bir örneklem belirlediğini, Türkiye’deki öğrenci dağılımının da bu örneklem ile örtüştüğünü ifade etti.
Tekin, öğrencilerin seçiminin kendileri tarafından yapılmadığını belirterek, şu açıklamayı yaptı:
“Biz öğrenci listelerini sağlıyoruz. Sınav öncesinde PISA yönetim kurulu, PISA koordinatörleri aracılığıyla öğrencileri bildiriyor. Sınav listesi bize ulaşana kadar 7 bin 60 öğrencinin kim olduğunu bilmiyorduk. Öğrenci seçmek ve yönlendirmek, PISA’nın geçerlilik testlerinden geçememek demektir. Bizim yaptığımız şey, ilgili okul listelerini mülki amirlerle paylaşmaktı. Bu okullarda gerekli tedbirlerin alınmasını istedik. PISA’nın elektronik sınavı, yaklaşık 3.5 saatlik bir sürede gerçekleştirildi ve bunun için okuldaki bilgisayar ve internet altyapısının kesintisiz hale getirilmesi gerekiyordu. PISA’nın istediği iş akışını, ilgili birimlerle paylaşıyoruz. Bu bağlamda kamuoyunu yanıltıcı söylemlere yer yok.”
Türkiye’de sınıf mevcutları 21 kişi
Bakan Tekin, 2002 yılından itibaren tüm bütçelerde eğitimin öncelikli bir öncelik olduğunu belirterek, bu sayede fiziksel kapasite, insan kaynağı yetersizliği ve teknolojik altyapı eksikliklerinin giderildiğini açıkladı.
Sınıflardaki öğrenci sayısı, öğretmen başına düşen öğrenci sayısı gibi göstergelerin yanı sıra internet altyapısı ve etkileşimli tahta ile Fatih Projesi kapsamındaki çalışmalara değinen Tekin, “Devlet okullarında 660 bin sınıfımızda etkileşimli tahta mevcut. Öğrenci mevcudu, Türkiye genelinde kademelere göre değişse de ortalama 21 kişidir. Bu, bizim için çok önemli bir gösterge.” dedi.
Gelişmelerin sonuçlarını almaya başladıklarını ifade eden Tekin, dünya eğitim sistemlerinin, öğrencilere ne kadar bilgi verildiğinden ziyade, bu bilginin ne ölçüde beceriye dönüştürülebildiğine odaklandığını ve Türkiye’deki eğitim sisteminde bu anlayışla adımlar attıklarını dile getirdi.
Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli ile müfredatı daha hafif ve beceri odaklı hale getirmeyi hedeflediklerini anımsatan Tekin, “Türkiye Yüzyılı Maarif modeli ile çocuklarımıza ortak referans değerler kazandırmayı amaçlıyoruz.” ifadelerini kullandı.
Müfredat düzenlemelerinin laiklik, adalet, insan hakları, demokrasi, vatanseverlik ve merhamet gibi değerlere aykırı olmadığını belirten Tekin, bilimsel dayanakları olan eleştirileri dikkate aldıklarını, ancak siyasi çıkarlar doğrultusunda popülist söylemlere kapalı olduklarını da vurguladı.
“Bütçeyle ilgili bir taslak ortaya çıkmadan atamalara dair bir şey söylemek mümkün olmaz” diyen Tekin, Bakanlık tarafından hazırlanan “Türk Dünyası Kültür Atlası: Bilge ve Hakan’ın Zaman Aşan Yolculuğu” ile “Hakan ve Bilge’nin Türk Dünyası Yolculuğu” materyallerinin dağıtımının devam ettiğini aktardı.
Bu materyalleri Türk Devletleri Teşkilatı’nın dillerine de çevirdiklerini belirten Tekin, “Türkiye Cumhuriyeti ile ilgili kısımlar da bulunuyor. Bu nedenle, önümüzdeki yıldan itibaren diğer ülkelerde öğrencilere dağıtılabilir bir ders materyali olacağına inanıyorum.” dedi.
Türk Devletleri Teşkilatı ülkelerine bu materyallerin çevirilerini hediye edeceklerini ifade eden Tekin, “Hepsi için eşit düzeyde birçok hassasiyeti göz önünde bulundurarak, kimseyi rahatsız etmeyecek bir içerik oluşturduk.” diye ekledi.
Tekin, Ahmet Cevat’ın hayatı ve eserlerinin Türk Dünyası için önemini anlatan “Susmaram” isimli tiyatro oyunu yazdıklarını ve bu oyunun 29 Ekim’de Türkiye’de gerçekleştirilecek Türk Devletleri Teşkilatı Zirvesi’ne yetişmesi için çalıştıklarını belirtti.
Atamalara ilişkin, 2027 bütçe planlaması çerçevesinde kamuya alınacak personel sayısının ne olacağını belirleyeceklerini ifade eden Tekin, “Bütçeyle ilgili taslak henüz ortaya çıkmadan bu konuda bir açıklama yapmak yanlış olur.” dedi.
Ücretli öğretmenlik uygulamasının, öğretmen ihtiyacının karşılanamadığı alanlarda ek ders ücreti karşılığında yürütüldüğünü tekrarlayan Tekin, “İhtiyacı olan yerlerde bu gerekli olarak devam edecektir. Engelli bireylerle ilgili çalışmaları da Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ile birlikte yürütüyoruz.” açıklamasında bulundu.
