Ana içeriğe atla
GÜNDEM

Türkiye’de Hemşire Yetersizliği: Kriz Büyüyor!

Personelilan.com.tr • • 3 dk okuma
Paylaş

Türkiye’nin sağlık sisteminde giderek derinleşen hemşire açığı, hem sağlık çalışanları hem de hastalar açısından birçok olumsuz sonuca yol açmaktadır. Sağlık Bakanlığı’nın verileri, kamu ve özel sağlık kuruluşlarında toplam 264 bin 857 hemşire bulunduğunu ortaya koyuyor. OECD ülkelerinde her bin kişiye ortalama 9,2 hemşire düşerken, Türkiye’de bu rakam sadece 2,9 ile sınırlı kalıyor. Bu da hemşirelerin, neredeyse üç kişilik bir iş yükünü tek başlarına üstlenmek zorunda kaldıklarını gözler önüne seriyor.

Hastanelerde personel ihtiyacı giderek artarken, aynı zamanda yaklaşık 110 bin hemşirenin atama beklediği de dikkat çekiyor. AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan tarafından açıklanan 38 bin kişilik sağlık personeli alımında hemşirelere ayrılacak kadro sayısı ise henüz belirsizliğini koruyor.

24 SAATLİK MESAİ HATA RİSKİNİ ARTIRIYOR

Türk Hemşireler Derneği Genel Başkanı Azize Atlı Özbaş, personel eksikliğinin yalnızca sağlık çalışanlarının üzerindeki yükü artırmakla kalmayıp, hastaların ihtiyaç duyduğu bakım hizmetine erişimini de zorlaştırdığını ifade etti. Yeterli hemşirelik bakımı sağlanamadığında enfeksiyon, yatak yarası ve emboli gibi sağlık sorunları riskinin arttığını belirten Özbaş, çalışma koşullarının hasta güvenliği üzerinde olumsuz etkiler yaratabileceğini vurguladı.

Hemşirelerin normal koşullarda maksimum 10-12 saat çalışmaları gerektiğini dile getiren Özbaş, Türkiye’de personel eksikliği nedeni ile 24 saat boyunca kesintisiz nöbet tutulduğunu söyledi. Mevcut kadrolar ile nöbet çizelgelerinin başka türlü düzenlenemediğini ifade eden Özbaş, çalışanların bazen temel ihtiyaçlarını bile karşılayacak zaman bulamadıklarını aktardı. 24 saat boyunca yoğun bir tempoda çalışan bir sağlık personelinin hata yapma olasılığının arttığını belirten Özbaş, hemşire açığının bir an önce kapatılması gerektiğini vurguladı.

Özbaş, geçmişteki atamaların da mevcut personel ihtiyacını karşılamakta yetersiz kaldığını ifade ederek, şehir hastanelerinin açılmasının hemşire gereksinimini daha da arttırdığını dile getirdi. Hemşirelerin yurtdışına gitmesi ve Emeklilikte Yaşa Takılanlar (EYT) düzenlemesi çerçevesinde meslekten ayrılanların da personel açığını artırdığına dikkat çekti.

Özbaş, büyükşehirlerdeki personel ihtiyacının daha belirgin olduğunu belirterek, ekonomik koşulların hemşirelerin çalışacakları şehirler üzerinde de etkili olduğunu kaydetti. Artan yaşam maliyetleri karşısında, sağlık çalışanlarının kazançlarıyla geçinmekte zorlandıklarını ve bu nedenle büyükşehirlerden uzaklaştıklarını söyledi.

BİR HEMŞİREYE 15 HASTA

Uzun yıllar özel hastanelerde görev yaptıktan sonra kamu sektörüne geçen hemşire İsmet Öncül, sağlık kuruluşlarındaki personel açığının çalışma şartlarını zorlaştırdığına değindi. Hemşire başına düşen hasta sayısının makul düzeylerin çok üzerinde olduğunu belirten Öncül, “Bir hemşire en fazla 5 hastaya bakabilir, ancak ben 15 hasta ile ilgilenmek zorundayım.” şeklinde konuştu.

Özel sağlık kuruluşlarındaki istihdam uygulamalarına da değinen Öncül, hemşire yardımcılarının ve anestezi teknikerlerinin, hemşirelerin sorumluluğundaki işleri yapabilecek şekilde çalıştırıldığını ifade etti. Bu durumun işverenlerin ücret politikalarına yansımasının da kayda değer olduğunu belirtti.

Kamu ile özel sektör arasındaki çalışma sürelerine dikkat çeken Öncül, devlet hastanelerinde aylık mesainin 160 saat olduğunu, özel hastanelerde ise bu sürenin 196 ile 210 saat arasında değiştiğini aktardı. Özel sektörde fazla mesai yalnızca 210 saatin aşılmasının ardından kayda geçirildiğini belirten Öncül, ek çalışma ücretlerinin hastanelere göre farklılık gösterdiğini söyledi. Bazı özel hastanelerin fazla mesai için normal saatlik ücretin bir buçuk katı ödeme yaptığını, bazılarında ise herhangi bir artışın uygulanmadığını ifade etti.

Özel hastanelerde hemşirelerin kendi görev tanımlarının dışında çalıştırıldığını öne süren Öncül, mesleki hakların korunması adına düzenlemelere ihtiyaç olduğunu vurguladı. Hemşirelerin meslek odasına kavuşması, asgari ücretlerin belirlenmesi ve mesleki denetim mekanizmalarının güçlendirilmesi çağrısında bulundu.

Metin YETİM / BİRGÜN

Yazar Personelilan.com.tr
İLGİLİ HABERLER