Ana içeriğe atla
EĞITIM

Üniversitelerde müfredat ve sınav sistemi değişiyor

Personelilan.com.tr • • 5 dk okuma
İlan Özeti

Kimler başvurabilir? Lisans mezunu adaylar

KurumKırşehir Ahi Evran Üniversitesi
ŞehirKırşehir
Eğitim DüzeyiLisans

Başvuru, ilanın resmi kaynağındaki yönergeye göre e-Devlet / ilgili kurum üzerinden yapılır.

Paylaş

Kaydettiklerim

Kırşehir Ahi Evran Üniversitesi Kongre Kültür Merkezi 15 Temmuz Salonu’nda
düzenlenen Kırşehir Ahi Evran Üniversitesi 2026-2027 Akademik Yılı Açılış Töreni’nde
konuşan Özvar, üniversitelerin eğitim ve araştırma faaliyetleriyle meşgul olmalarının
yanında Türkiye’nin sosyal, kültürel ve ekonomik gelişimine öncülük etmeleri
ve milletin karşı karşıya olduğu sorunların çözümünde etkin rol üstlenmeleri
gerektiğini belirtti.

Türkiye’nin huzur ve güvenliğini tahkim etmek, milli birlik ve kardeşliği daha
da güçlendirmek hedefiyle Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde
“Terörsüz Türkiye” hedefinin ortaya konulduğunu anımsatan Özvar, yükseköğretim
camiası olarak kendilerine bu hassas süreçte önemli görevler düştüğünün altını
çizdi. Özvar, “Üniversitelerimiz gerçekleştirecekleri farklı akademik etkinliklerle
‘Terörsüz Türkiye’ hedefini farklı boyutlarıyla ele almalı, bu çalışmalar sonucunda
ortaya çıkacak değerlendirmeleri, bilimsel bulguları ve önerileri uygun yollarla
kamuoyuna mutlaka paylaşmalıdır.” diye konuştu.

Üniversitelerin üstlendiği misyonun, Türkiye’nin meselelerine duyarlılık göstermenin
yanı sıra dünyanın farklı bölgelerinde yaşanan insani krizlere karşı sorumluluk
bilinciyle hareket etmeyi de gerektirdiğine dikkati çeken Özvar, İsrail’in saldırılarından
Gazze’deki bütün yükseköğretim kurumlarının etkilendiğini kaydetti.

Özvar, “Gazze’de tıpta uzmanlık eğitimi alma imkanı bulamayan hekimlerin
eğitimlerini Türkiye’de sürdürebilmelerini sağlayacak düzenlemeleri hayata geçirmiş
bulunuyoruz. Türkiye’de nitelikli bir uzmanlık eğitimi alacak bu hekimlerin,
ülkelerine döndüklerinde savaş sonrasında Filistin’in sağlık hizmetlerine katkıda
bulunmalarını kendilerinden bekleyeceğiz.” dedi.

Dünyanın bilim ve teknolojide yaşanan gelişmelerle büyük bir değişim ve dönüşüm
sürecinden geçtiğine dikkati çeken Özvar, YÖK olarak bu değişimi yalnızca takip
eden değil, bilimsel ve teknolojik gelişmelere öncülük eden, geleceğin ihtiyaçlarına
bugünden hazırlanan bir yükseköğretim sistemi inşa etmeye gayret gösterdiklerini
belirtti.

Geleceğin Meslekleri ve Dijital Dönüşüm Seferberliği ile üniversiteleri yalnızca
dünün ve bugünün değil, yarınların dünyasına hazırladıklarını vurgulayan Özvar,
şunları kaydetti:

“Son üç yıl içinde yapay zeka, siber güvenlik, tarım ve sağlıkta dijitalleşme
ile yeşil dönüşüm başta olmak üzere yaklaşık 80 farklı yeni programı yükseköğretim
sistemimize kazandırdık. Gençlerimizi geleceğin mesleklerine hazırlamayı hedeflediğimiz
bu programların toplam sayısı 160 üniversitemizde 724’e ulaşmıştır. Bir başka
önemli adım olarak, ülkemizin stratejik teknoloji alanlarında ihtiyaç duyduğu
araştırmacıları yetiştirmek üzere Sayın Cumhurbaşkanımızın destekleriyle Türkiye
Stratejik Teknoloji İnsan Kaynağı Programı’nı başlattık. Programın ilk yılında
550 gencimizi araştırma üniversitelerimizde araştırma görevlisi olarak istihdam
edecek, 5 yıl içinde toplam 3 bin genç araştırmacı yetiştireceğiz”

Özvar, Yükseköğretimde dijital dönüşüm kapsamında son dönemde attıkları önemli
adımlardan birinin de Dijital Üniversite Platformu olduğunu belirterek, Veri
Analizi Okulu’yla başlattıkları modeli, Dijital Üniversite Platformu adı altında
genişlettiklerinin bilgisini verdi.

Üniversite eğitiminin yalnızca sınıftaki derslerle sınırlandırılmaması gerektiğini
vurgulayan Özvar, şu ifadeleri kullandı:

“Üzerinde ısrarla durduğumuz temel bir ilke var. Daha az ders, daha fazla
uygulama ve yaparak öğrenme. Bir ders sınıfta başlayıp sınıfta bitiyorsa o dersin
imkanlarından tam anlamıyla yararlanamıyoruz demektir. Öğrencilerimizin laboratuvarda,
atölyede, sahada, işletmede ve araştırma projelerinde bizzat çalışmaları, öğrendiklerini
sınamaları, hata yaparak ve yeniden deneyerek gelişmeleri gerekir. Eğitim, bilgi
aktarmanın yanı sıra yetkinlik kazandırma süreci olmalıdır. Yükseköğretim Kurulu
olarak lisans programlarında müfredat ve ders sadeleştirilmesini bu nedenle
öncelikli hedeflerimiz arasında görüyoruz.”

Özvar, öğretim yöntemleriyle birlikte ölçme değerlendirme anlayışlarını da
yenilemeleri gerektiğini belirterek, çoktan seçmeli sınavların yanı sıra, disiplinin
niteliğine uygun yazılı sınavlara, projelere, uygulamalara ve araştırma çalışmalarına
daha fazla yer verilmesi gerektiğini ifade etti.

YÖK Başkanı Özvar, üniversitelerde kontenjanlar ve sınıf başına düşen öğrenci
sayılarının her bölümde düştüğünü belirterek, öğrenci kalabalığının azaldığı
bir ortamda hala aynı sınav türünde ısrar etmenin öğrenim kalitesini düşüreceği
değerlendirmesinde bulundu.

Yazmaya, projeye ve anlatıma dayalı yeni usullerin üniversitelerde benimsenmesi
gerektiğini aktaran Özvar, “Sınıf anlayışının mutlaka değişmesi gerek.
Artık sınıf eskisi gibi sınıf değil. Eğitimi sınıfın ötesine mutlaka taşımak
zorundayız. Üniversite eğitiminin sadece sınıftaki derslerle sınırlı olması,
üniversite eğitimini daraltmaktadır. Bu darlığı mutlaka artık genişletmek zorundayız.
Öğrencilerimizle sadece sınıfta değil, sınıfın dışında da mutlaka hocalarımızla
bir araya getirmek zorundayız.” diye konuştu.

Yapay zekanın eğitimde kullanımının da aynı anlayışla ele alınması gerektiğine
işaret eden Özvar, öğrenci ve akademisyenlerin bu araçlardan yararlandıklarını
söyledi. Özvar, “Yapay zeka bir araçtır. Ürettiği içerik, tek başına doğru
ve güvenilir bilgi olarak kabul edilemez. Bilimsel bilginin temelinde insanın
düşüncesi, araştırması ve emeği vardır. Bu nedenle yapay zekadan yararlanırken
içeriği doğrulama, kaynakları sorgulama ve akademik sorumluluğu üstlenme yükümlülüğümüz
devam etmektedir.” ifadelerini kullandı.

Özvar, öğrencilerin, yapay zeka kullanımını mutlaka bilmesi gerektiğini vurgulayarak,
şöyle devam etti:

“Yapay zeka araçlarının belki bize sağladığı en önemli avantajlardan bir
tanesi bizim bu araçlarla eğitimi istediğimiz gibi kişiselleştirebilmemizdir.
Eğitimin kişiselleştirilmesi dünyanın belki en pahalı işlerinden bir tanesidir.
İşte yapay zeka bize her bir bireyin özelliklerini, kapasitesini ve vasıflarını
dikkate alarak eğitimi kişiselleştirebilme imkanı sağlıyor. Bu başlı başına
büyük bir potansiyel. Bu potansiyelden bütün üniversitelerimizin, bütün hocalarımızın
ve özellikle öğrencilerimizin de istifade edebilmesi lazım. Eğitim öğretim araçlarının
ve içeriğinin nasıl kişiselleştirilebileceği yapay zeka uzmanı hocalarımız tarafından
mutlaka gösterilmeli ve ortaya konulmalıdır. Bu sağlandığı takdirde geride kalan
öğrenci olmaz.”

Üniversitelerin uluslararası alandaki başarılarının Türkiye’nin küresel ölçekteki
itibarına ve bilimsel gücüne önemli katkılar sunduğuna işaret eden Özvar, “Türkiye
bugün yükseköğretimde yalnızca kendi kapasitesini geliştiren değil, farklı ülkelerin
üniversiteleriyle yakın ilişkiler kuran, bilimsel işbirliklerini ve bilgi paylaşımını
teşvik eden önemli bir bölgesel aktördür. Hedefimiz ise ülkemizi yükseköğretimde
küresel bir aktör haline getirmektir.” dedi.

Kırşehir Ahi Evran Üniversitesinin bölgesel kalkınma odaklı misyon farklılaşması
ve ihtisaslaşma programı kapsamında tarım ve jeotermal alanlarında ihtisaslaşan
bir üniversite olmasının önemli bir ayrıcalık olduğunu belirten Özvar, bu konuda
üniversitenin bugüne kadar Kırşehir’e ve bölgesine yaptığı katkıların giderek
artmasını beklediklerini söyledi.

Üniversitelerin uluslararası sıralamalardaki başarılarının da giderek arttığına
dikkati çeken Özvar, şunları kaydetti:

“2026 yılı sıralamasında 6 üniversitemiz dünyanın ilk 500’ü arasına girdi,
ikisi ise ilk 300 üniversite arasına girmeyi başarmıştır. Bir başka sıralamada
124 üniversitemiz en iyi üniversiteler arasında yer almıştır. Böylece en fazla
üniversiteyle temsil edilen ülkeler arasında Türkiye üçüncü sırada yer almıştır.
İnşallah önümüzdeki yıllarda Türk üniversitelerinin sadece ulusal düzeyde değil,
uluslararası alanlarda daha büyük başarılara imza atmasını temenni ediyorum.
Bu amaçla elimizden gelen bütün gayreti sarf ettiğimizi sizlerle paylaşmak istiyorum.”

Özvar, Kırşehir Ahi Evran Üniversitesinin yeni akademik yılının hayırlı olmasını
sözlerine ekledi.

Programa Kırşehir Valisi Murat Sefa Demiryürek ve Kırşehir Ahi Evran Üniversitesi
Rektörü Prof. Dr. Mustafa Kasım Karahocagil, akademisyenler ve öğrenciler katıldı.

Yazar Personelilan.com.tr
İLGİLİ HABERLER